Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8946

Karar No

2024/4899

Karar Tarihi

22 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/2629 E., 2021/483 K.

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Somut olayda; sanığın mağdurun öz oğlu olduğu, sürekli annesinden para istediği, aralarında bu nedenle anlaşmazlık bulunduğu, olay günü bu konuda evde tartıştıkları, tartışma sırasında sanığın önce mağdura hitaben "kendini bana öldürteceksin" diye tehdit edip, hem 02.03.2018 tarihinde ensesine vurmak ve boğazını sıkmak suretiyle, hem de 03.03.2018 günü çenesini sıkmak suretiyle hayati tehlike oluşturmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, iddia olunmuş ise de;

Alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ispatının beklenilmemesi gerekir. Çünkü Cezanın delil anlayışı ile Hukukun delil anlayışı ve kabulü farklıdır. Hukukta şekli gerçeklik hakimdir. Daha ziyada iddia ve ıspata dayanan delil sistemi geçerli olup taraflarca ileri sürülmeyen iddia ve delillerin davanın kabulunde esas alınamayacağı bir gerçekliktir. Oysa Cezada maddi hukuka dayanan bir kabul söz konusudur. Taraflar idda etmese, savunmasa bile maddi gerçeklik her türlü delil incelenip kabulde esas alınmaktadır. Bu nedenle mutlaka hukuka göre ıspat şartı aranmamaktadır.

Dosyaya yansıyan ifadeler ve delillere göre taraflar arasında hukuki ibir ilişki ve alacak borç miktarı konusunda bir tartışmanın varlığı anlaşılmaktadır. Bu durum bile hukuki ilişkiden doğan alacağın kabulü için yeterli olabilir. Bu kabulde sadece mağdurun "borcum yok" demesi de tek başına yeterli olmayacaktır. Mağdura "herhangi bir borcum yoktur" dese bile dinlenen tanıklar, yazışmalar vs ile sanıklar ile mağdur arasında hukuki bir ilişki olduğunu ve bu ilişki nedeniyle bir araya gelip hesap yaptıklarını anlaşamadıklarını vs gösterir nitelikte ise mağdurun borcum yok demesine itibar edilmeyip hukuki ilişkinin varlığı kabul edilmelidir.

Ayrıca şüpheden sanık yararlanır kuralı ceza yargılamasının en temel kurallarındandır. Yargıtayda yıllardır istikrarlı şekilde bu durumu uygulamaktadır. Hukuki ilişkinin ve borcun varlığı konusunda gerçekten şüpheli bir durum ortaya çıkmış ise mağdur yok dese bile sanık lehine yorumlamak uygun olacaktır.

Kısaca özetlersek taraflar arasında soyut ve kendini kurtarmaya yönelik hukuki alacağı isteme iddiasını aşan boyutta bir hukuki ilişki olduğu anlaşılabiliyorsa bunun ispatı hukuki kaidelerine göre ayrıca değerlendirilecektir. Ancak dosyaya yansıyan tüm verilere göre ciddi şekilde ortaklık ve alacak iddiası olduğu, kuru bir iddianın ötesinde ise sanığın eyleminin ... görülmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/1. maddesinde düzenlenen alacağının tahsil amacıyla cebir tehdit hükmünün uygulanması gerekir. Burada bir hukuk mahkemesi gibi ıspat şartı aranmamalıdır.

Birde alacak zamana yayılmış ve sürekli alıp vermeden kaynaklanan bir alacak ise kuruşu kuruşuna alacak miktarını tespit etmek mümkün olamayacağından, sanığın alacağını almak için hareket ettiği ve aldığı kanaati oluşturacak bir değeri de uygulamak için kabul etmelidir. Yani borçlu kanunen alacağı olduğu ve onu aldığı kastıyla hareket etmiş ise sonradan hesaplanan alacak borç arasında çok fahiş bir fark olmadığı takdirde 150/1. fıkra uygulanmalıdır.

Sanığın kollukta sıcağı sıcağına alınan beyanında; tartışmanın sebebinin annesinden borcunu istemesinden kaynaklandığını, mağdurun mahkemedeki beyanında, sanık ile aralarındaki ortak hesap nedeniyle tartıştıklarını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle nitelikli tehdit suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesin 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.04.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ: **

Her ne kadar çoğunluk tarafından sanık hakkında yağma suçundan verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/1. maddesi gereğince alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunu oluşturduğu, buna göre nitelikli tehditten ceza verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş ise de dosya içinde müştekinin hazırlıkta sıcağı sıcağına vermiş olduğu ifadesi, sanığın ifadesi, nüfus ve çok sayıda sabıka kaydını içerir kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın öz annesi olan ...'in çalışmış olduğu iş yerine 02.03.2018 tarihinde geldiği daha önce de olduğu gibi sürekli para istediği, müştekinin "param yok" demesi üzerine "git patronlarından iste" dediğini, bilahare saat 20.00 de işten birlikte çıkıp eve gittiklerini bu kez de kendisinden sigara parası istediği, kendisinin "sigarayı ben alırım param yok" demesine rağmen bunu kabul etmediği, en son ikamet ettikleri evde ensesine bastırarak halının üzerine doğru yüzünü bastırdığı "para ver konuşmam" dediğini zor nefes alacak pozisyonda iken "para vermezsen öldürteceksin kendini bana kadın sus" dediğini daha sonra müştekinin de üzerindeki 12,00 lirayı kendisine verip 20,00 TL'yi de dayısından alıp gelip ona vereceğini söyleyerek evden ayrıldığını, gece kızının evinde kaldığını, 03.03.2018 tarihinde yine iş yerine oğlunun geldiğini daha sonra birlikte eve döndüklerinde yine evde annesinden para isteyerek kendisini dövdüğünü belirttiği, buna göre müştekinin hazırlıkta sıcağı sıcağına olayın gerçeğini anlattığı bilahare mahkeme sırasında ortak hesaptan bahsetmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonradan değişen beyanının oğlunu suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, müştekinin olay sırasında 12,00 TL'yi sanığa verdiğini bilahare daha çok para istemesi üzerine para getireceğini belirterek evden ayrıldığını müştekinin kastının da paranın tamamına yönelik olduğu bu sebeple 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesinin uygulanmasının da söz konusu olmadığı, 03.03.2018 tarihli olayla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3 a ve 62. maddeleri gereğince ayrıca karar verildiği ve bu kararın istinaf sonrası kesinleştiği, sanığın dosya içindeki adli sicil kaydının incelenmesinde Kepsut Sulh Ceza Mahkemesinden almış olduğu 5237 sayılı Kanun'un 86/2, İstanbul 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden almış olduğu 5237 sayılı Kanun'un 149/1 a, 31/3, 62. maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası, yine İstanbul 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden almış olduğu 5237 sayılı Kanun'un 149/1a c, 31/3 62. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası, İstanbul 2.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden almış olduğu 5237 sayılı Kanun'un 149/1 a, 31/3, 62. maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ve yine İstanbul 3.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden almış olduğu 5237 sayılı Kanun'un 149/1 a maddesi gereğince verilen cezalar birlikte değerlendirildiğinde sanığın sürekli yağma suçundan ceza aldığı, buna göre kişiliği ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde daha önce İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinden 5237 sayılı Kanun'un 149/1 d h, 168/3 2, 62, 58. maddeleri gereğince 5 yıl 10 ay hapis cezasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/2620 Esas, 2021/483 karar sayısı ile esastan reddine dair kararının yerinde olduğu kanaatinde olduğumdan Sayın çoğunluğun bu yöndeki görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yağmaistinafreddikararıbaşvurusununbozulmasınanitelikliesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim