Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8630
2024/4768
18 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/45 E., 2016/378 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇLAR: Hakaret, tehdit, yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama, Bozma
Sanıklar hakkında hakaret, tehdit, yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I a) Sanık ...'ın Müşteki ...'e Yönelik; Hakaret ve Yaralamaya Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İsteminin İncelenmesi Neticesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktarı ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, hakaret ve yaralamaya teşebbüs suçu bakımından sanık ...'ın temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
b) Sanık ...'ın Müşteki ...'e Yönelik; Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İsteminin İncelenmesi Neticesinde;
5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin üçüncü fıkrasında 8 yıllık olağan dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü,
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/45 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden 8 numaralı hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün Temyiz İsteminin İncelenmesi Neticesinde;
Sanık ...'ın hükümden sonra 05.08.2020 tarihinde öldüğünün Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, sanığın ölümü halinde, Yargıtay'ın ilgili Dairesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ve 5271 sayılı Yasa'nın 223/8 inci maddeleri uyarınca, düşme kararı verilmek üzere bozulmasına karar vermektedir. Fakat bu durumda kısa bir süre de olsa, ölen sanık hakkında yargılama faaliyetine devam edilecek iken, usul ve yasaya uygun olan zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi halinde, yargılama faaliyeti sona ermiş olacaktır.
Sanığın hakaret suçundan yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/45 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:27