Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8407
2024/4701
17 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1860 E.,2020/2663 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2019 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 c, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli ve 2019/423 Esas, 2020/99 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli 2020/1860 Esas, 2020/2663 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1 (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanların Vekilinin Temyiz Nedenleri
Sanıkların yağma suçunu işlediklerini ... olduğuna, mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılanın; sanıklardan ...'nın babası ve sanık ...'nın kayınbabası olduğunu, katılan ..."in sanık ...'den tanıdığı bir avukat olup olmadığını sorması üzerine sanıklardan ... ile tanıştırıldığı ve sanık ...'ın da kendisini avukat olarak tanıttığını, 2016 yılında ölüm tehditi ile senet imzalattırdıklarını, sanık ...'ın ise katılana "...şerefsiz..." şeklindeki sözlerle hakaret ettiğini beyan ettiği, daha sonra katılanın alınan ifadesinde sanıkların yaklaşık 2,5 yıl önce Alibeyköy'de kendisini öldürmekle tehdit ederek ve korkutarak zorla senet imzalattırdıklarının ileri sürüldüğü olayda, şikâyet hakkını korku sebebiyle geç kullandığını, sanıklar tarafından katılandan cebid tehdit veyahut hile ile senet alındığına dair bir delilin dosya kapsamında elde edilemediği,çelişkili katılan beyanının başkaca bir delil ile desteklenmediği yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin ... olmadığının, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Katılan aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, " yaklaşık 5 yıl önce eşimden boşandım ve başka bir evlilik yaptım, yapmış olduğum evliliğimde bitti ve boşandım, boşandığımdan dolayı kızım ve damadım ikinci evlendiğim bayana mirasım kalmasın diye benden zorla senet istediler, bende baskılara karşı gelemedim bana zarar vereceklerinden korktum ve senet vermeye razı geldim, yaklaşık 2.5 yıl önce Aİibeyköy Üsküp kafede ben, kızım, damadım ve ... isimli sahte avukat ile buluştuk, bu esnada her üçüde beni tehdit etti, seni öldürürüz arabanın arkasına koyarız, ormana götürürüz, seni Alibeyköy'de yaşatmayız diyerek tehdit ettiler, akabinde ... isimli şahıs 70,000,00 TL değerinde senet düzenlendi, bende baskılardan korkarak ve bunlardan kurtulmak için senedi imzaladım ve senetı kızım aldı akabinde ayrıldılar, daha sona ikinci evliliğimde tamamen bitti, ben vermiş olduğum senedi kızımdan geri istedim, ancak vermedi, istediğin yere şikayet et dedi ve senedi icraya verdi, bahse konu senet yüzünden şuan aylığımdan 1.250,00 TL para kesilmektedir bende bununla ilgili suç duyurusunda bulundum kızım bana kesinlikle senet karşılığı olarak para ve ziynet eşyası vermedi." şeklinde, kovuşturma aşamasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini "can güvenliğinden korktuğu içen hemen gidip şikâyetçi olmadığını.." beyan etmiştir.
3.Sanık ... aşamalarda alının ifadelerinde özetle, ".. annemle babamın boşanmasından sonra benden şahsi olarak yaklaşık 70.000,00 TL borç almıştı. Ancak bu borcunu ödemedi. Daha sonra babam benim evime gelerek borcunu ödeyeceğini, bunun karşılığında bir senet yapabileceğini söyledi. Senedin zorla imzalatılması söz konusu değildir ziynet eşyalarımı bozdurup ve çevremden toplayıp verdim o da bana senet verdi daha sonra ikinci eşi ...'den ayrılacağını duydum ...'nün üç aylık çocuğunu bırakarak Sebahat isimli bayanla yaşamaya başladığı için babama sinirlenerek senedi icra takibine koydum daha sonraları borcum yok demeye başladı. Bunun üzerine ben de senedi takibe verdim. ..., eşimin bir avukat yanında çalışan tanıdığıdır. Biz senedi avukat yanında çalıştığı için gerekli işlemleri yapması için ...'a verdik."
4.Sanık ... aşamalarda alınan ifadelerinde, eşi olan sanık ...'in anlatımlarını benzer şekilde beyan etmiştir.
5.Sanık ... aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, ".. beni kendisi ile damadı olan ... tanıştırmıştır ve benim tanıştığım tarihlerde avukat yanında çalışmakta, evrak takip etmekte idim. ... ile damadı ... ve kızı ... arasında ailevi sorunlar olduğunu bana söylediler ve hep beraber bir arada konuştuk. Bu konuşma esnasında ... kendisinin boşanma davası olduğunu ve boşanma aşamasında olduğu eşinin maaş ve gayri menkullerine haciz koydurmaması için kızı alacaklısı ... borçlusu ... olarak şu an tutarını hatırlamadığım bir senet hazırlanmasını istedi ve kendisinin isteği üzerine senedi ben kendi el yazımla yazdım. Ancak kızı ... senede karşılık olarak elden bir miktar para ile ziynet eşyalarını babası ...'e verdi. Daha sonra damadı ile kızı aralarında anlaşmazlıklara düşmüş ve bu şekilde suç duyurusunda bulunmuştur isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum..." şeklinde beyan etmiştir.
6.Tanık D.E.Ö.'nün ifade tutanağı, katılan vekilinin şikayet dilekçeleri dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli 2020/1860 Esas, 2020/2663 Karar sayılı kararı ile, "Hukuki Süreç" başlığının (3) paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıkların Atılı Suçtan Mahkûmiyetlerine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosya kapsamında alınan ifadeler, tanık D.E.Ö'nün ifade tutanağı, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, sanıkların aşamalardaki ifadelerinde suçlamayı kabul etmedikleri dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin "..katılan beyanındaki dosyanın İstanbul 9. Aile Mahkemesinin 2016/519 E. sayılı dosyası olduğu, katılanın davalı olmak ile davacısının ... A. olduğu, sanıklardan ... yönünden bir dahililiğin olmadığı, katılan vekili tarafından 27.02.2020 tarih ve (2) nolu celsede ibraz edilen ... 05334280125 başlıklı belgenin sanıklardan ... tarafından huzurda incelemesinde yazının kabul edildiği ve katılan talebi ile davalar hakkında konuşurken not edildiğinin bildirildiği mahkememizce yapılan yargılamada oluşan kanaat ile sanıklar tarafından katılandan cebid tehdit veyahut hile ile senet alındığına dair bir delilin dosya kapsamında elde edilemediği,çelişkili katılan beyanının başkaca bir delil ile desteklenmediği ..sanıkların üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı deliller elde edilememiş olması, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin ... olmadığına.." ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından belirtilen nedenlerle katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli 2020/1860 Esas, 2020/2663 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 9 Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:41