Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4382
2024/453
15 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/459 E., 2020/506 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmedilen cezanın miktar ve süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 2019/6070 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaleti ile 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, kasten yaralama suçundan aynı Yasa'nın 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan suçundan aynı Yasa'nın 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
Sanık hakkında Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2019 tarihli ve 2019/342 Esas, 2019/574 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
-
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2020/459 Esas, 2020/506 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak, yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı yağma suçunu işlediğine ilişkin mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve kararın gerekçesiz olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Mağdurun sanıklarla arkadaş olduğu, sanıklardan ... ile arasında alacak verecek meselesi olduğu, olay günü saat 01.00 sıralarında sanıklar ..., ... ve ... ve açık kimliği tespit edilemeyen ... isimli bir şahısla birlikte mağdurun evine geldikleri, sanık ... ile mağdur arasında yine alacak verecek meselesinden tartışma yaşandığı, tartışmanın akabinde sanık ...'ın mağdura eliyle vurmaya başladığı, mağdurun bağırması üzerine diğer sanık ...'ın da kavgaya dahil olarak sanık ... ile birlikte mağduru darp ettikleri, sanık ...'ın, mağdurun ... marka cep telefonunu alarak sanık ...'a verdiği, ardından sanıkların ikameti terk ederek uzaklaştıkları anlaşılmıştır.
-
Mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
-
Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiştir.
-
Mağdur ... hakkında Kayseri Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 06.02.2019 tarihli ve 498366 sayılı kesin raporda; "...'ın darba bağlı nazal kemik parçalı kırığına neden olan travmasının, yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmadığı, yüz sınırları içerisinde yüzde sabit iz niteliğinde herhangi bir lezyon tarif ve tespit edilmediği, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hayat fonksiyonlarına orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasıyitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik ya da fonksiyonel kayıp tarif ve tespit edilmediği." bildirilmiştir.
-
Dosya içerisinde 01.02.2019 tarihli görüntü izleme tutanağı mevcuttur.
-
Dosya içerisinde 08.03.2019 tarihli teşhis tutanağı mevcuttur.
-
Mağdurun GSM hattının iletişim tespiti (HTS) kayıtları incelendiğinde, olay tarih ve saatinden sonra hattın sinyal vermediğinin tespit edildiği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
- Sanık Müdafiinin, Sanığın Üzerine Atılı Yağma Suçunu İşlediğine İlişkin Mahkûmiyete Yeterli, Her Türlü Şüpheden Uzak, Kesin ve İnandırıcı Delil Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları, sanık savunması, kamera görüntüleri, mağdura ait adli rapor karşısında; sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık Müdafiinin, Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir.
Cebir şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanı, sanık savunması, mağdurun adli raporu karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, sanığın cebir kullanarak mağdurun cep telefonunu alması şeklinde gerçekleşen eyleminde, nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık Müdafiinin Hükmün Gerekçesiz Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün yasal ve yeterli gerekçe içermesi, hükme esas alınan delillerin mahkûmiyet için yeterli olması sebepleriyle hükmün gerekçesiz olduğuna yönelik temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
-
Sanığın yağma eylemini temyiz dışı sanıklarla birlikte mağdurun ikamet ettiği konutunda gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında; 5237 sayı Kanun'un 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin başkan ve üyelerinin isim ve soyisimlerinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, kanuna aykırı ise de, yerinde eklenilerek düzeltilmesi mümkün görülmekle, bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2020/459 Esas ve 2020/506 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün (4) ve (5) nci bentlerinde açıklanan eleştiriler dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,15.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11