Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8874
2024/4340
3 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1613 E., 2021/275 K.
SUÇLAR: Birden fazla kişi tarafından birlikte, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle gece vakti yağmaya teşebbüs
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve 2019/269 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (h) bentleri, 35 inci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2020/1613 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
-
Suç vasfında hataya düşüldüğüne, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, suçun 5237 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesi kapsamında kaldığına, sanığın yalnızca korkutma amacı olduğuna, faydalanma kastı bulunmadığına, sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine,
-
Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdur aleyhine açılan alacak davaları ve temyiz incelemesi dışı sanık ...'a ait cep telefonu üzerinde yapılan imaj incelemesi sonucunda tespit edilen mesaj içeriklerinden sanık ...'ın 2017 yılında yapılan otel inşaatı nedeniyle mağdur ...'dan alacaklı olduğunun sabit olduğu, sanık ...'ın eski çalışanı ve arkadaşı olan sanık ... ile görüşüp bu alacak ile ilgili mağduru tehdit etmek konusunda bir plan yaptıkları ve 26.03.2019 tarihinde saat 09.23'te sanık ...'ün bu plan dahilinde Konaklı beldesindeki bir ankesörlü telefondan mağdurun kullanımındaki cep telefonuna "bu sefer en sevdiğinin canını alıcam takipteyim iki güne iki buçuk milyonu hazırla yerine teslim et senin can daha tatlı son uyarı canından olma" şeklinde bir mesaj gönderdiği, 28.03.2019 tarihinde saat 00.56'da da yine başka bir ankesörlü telefondan "yarına ikibuçuk milyarı sahibine teslim et ikinci bomba Beleğe geliyor başka uyarı yok canın yanmasın" şeklinde mesaj gönderdiği, söz konusu mesajların sanık ... tarafından gönderildiğinin parmak izi incelemesine ilişkin uzmanlık raporu, 28.03.2019 tarihli CD çözüm tutanağı ve sanığın aşamalardaki ikrarı ile sabit olduğu, soruşturma esnasında mesajları gönderen kişinin sanık ... olduğunun tespit edildiği, her ne kadar sanık ... aşamalarda, mağdura tehdit içerikli mesaj atılması konusunda hiç kimseye talimat vermediğini savunmuş ise de; sanık ...'ün olayın ilk sıcaklığı ile müdafii huzurunda alınan kolluk ifadesinde sanık ...'ın bilgisi dahilinde mağdura mesaj attığını beyan etmesi, olay tarihinde sanık ... ile ... arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri, sanıkların bu konuşmalara hayatın olağan akışına uygun mantıklı bir açıklama getirememeleri, geçiştirme ve birbirleri ile tutarsız cevaplar vermelerinden hareketle sanık ... ve ...'ün fikir ve eylem birliği içerisinde bir plan dahilinde sanık ...'ın mağdurdan olan alacağını tahsil etmek amacıyla hareket ettikleri kanaatine varıldığından sanık ...'ın suçtan ve cezadan kurtulmaya dönük, inandırıcı bulunmayan savunmalarına itibar edilmemiştir. Her ne kadar sanık ...'ın nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması istemiyle iddianame düzenlenmiş ise de; sanık ...'ın hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla mağduru tehdit ettirerek eyleme iştirak ettiği, bu bağlamda ancak 5237 sayılı Yasa'nın 150/1 inci delaletiyle 106/1 inci maddesinden sorumlu tutulabileceği anlaşılmakla tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş, mağdur ile sanığın uzlaştıkları anlaşıldığından sanık ... hakkındaki davanın düşürülmesine karar verilmiştir. Sanık ...'ün, sanık ...'ın mağdurdan olan alacağını tahsil etmek amacıyla sanık ... ile yaptıkları plan dahilinde mağduru iki gün arayla iki farklı yerdeki ankesörlü telefondan isimsiz olarak tehdit içerikli mesaj atarak iki buçuk milyon TL yi istemek şeklindeki eylemi ile nitelikli yağma suçunu işlemeye teşebbüs ettiği mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, ancak yağma suçunda kullanılmayan ve yürütülen soruşturma kapsamında sanığın evinde usulünce yapılan aramada elkonulan Adli emanetin 2019/1083 sırasında kayıtlı tabanca, şarjör ve mermilerin sanık tarafından ruhsatsız bulundurulduğunun tespit edildiği olayda, 6136 sayılı Yasa'nın 13/1 inci maddesine muhalefet suçundan sanık hakkında soruşturma açılmak suretiyle sonucuna göre müsadereye karar verilmesi gerekirken, bu dosya üzerinden bulundurulması suç oluşturan tabanca, şarjör ve mermilerin 5237 sayılı Yasa'nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiş olması, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, bu maddenin verdiği yetkiye dayanılarak hükümden, "Adli Emanetin 2019/1083 sırasında kayıtlı bulundurulması bizatihi suç oluşturan tabanca, şarjör ve mermilerin 5237 sayılı Yasa'nın 54/4 maddesi gereğince müsaderesine" ilişkin kısmın çıkarılarak yerine "Adli Emanetin 2019/1083 sırasında kayıtlı tabanca, şarjör ve mermilerin sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ihbarda bulunularak gereğinin takdir ve ifası amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine" fıkrası eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve Yasa'ya uygun bulunan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, mağdurun beyanı, sanığın savunmaları, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2020/1613 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenecek konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:21