Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8362
2024/3964
25 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/232 E., 2021/434 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/295 Esas, 2019/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 a d, 168/3 1, 53/1 2 3, 58/6 ncı maddeleri uyarınca 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2020/232 Esas, 2021/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, sanığın tutuklu ve gözetimde geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi gereğince cezasından mahsup edilmesinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünü belirterek, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdur ...'in duruşmadaki ifadesinde sanığın kardeşi olduğunu, çalışanlarından birine sanığa 200,00 TL para verilmesini söylediğini,ancak olay günü vardiyası bulunan diğer çalışanına bu bilgilendirmeyi yapmayı unuttuğunu beyan ettiğine, mağdur ...'in 01.05.2019 günlü ifadesinde açıkça sanığın kendisine herhangi bir kesici veya delici cisim ya da silah göstermediğini beyan ettiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, raporda da sanığın mağdura bıçak gösterdiği bunun üzerine mağdurunda da sanığa para verdiğine ilişkin bir tespit yapılamadığına, sanığın yağma suçunu işlemediğine ancak mahkeme aksi kanaatte olsa dahi, suça konu para 200,00 TL olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 150/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereği takdiri indirim nedenlerinin ve tutuklulukta geçirilen sürelerin dikkate alınması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Hadise tarihinden evvel mağdur ile kardeşi olan sanık arasında bir takım meselelerden dolayı dargın ve kırgın oldukları, yine iddiaya göre kardeşi olan sanığın mahkemeden uzaklaştırma kararı aldığının beyan ettiği, olay günü sanığın mağdurun iş yeri olan ... mah. ... caddesi üzerinde bulunan ... isimli işyerine giderek bu iş yerinde çalışan ...'ten 200 TL para vermesini istediği, mağdurun da buranın çalışanı olduğunu, emanetçi olduğunu, talep ettiği bu parayı veremeyeceğini beyan ettiği, bunun üzerine sanığın "şayet parayı vermezsen seni bıçaklarım" diyerek (cd çözümünde bilirkişi raporunda belirttiği gibi sanığın sağ elinde kesici ve delici vasıfta bir bıçağa benzer bir nesnenin olduğunun tespit edildiği) tekrar tehditle para istediği, mağdurunda da şahsın geçmiş halinin iyi olmadığının bildiğinden korkusundan kasadan 200 TL parayı sanığa verdiği, sanığın parayı aldıktan sonra masada bulunan bir bardağı sanki sinir krizi geçiyormuş intibasını vermek için kafasına vurarak kırdığı ve buradan aldığı para ile ayrılıp gittiği, olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
-
Mağdur ...'in aşamalarda özde değişmeyen beyanı, dava dosyasında mevcuttur.
-
Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.
-
Kolluğun düzenlediği 01.05.2019 tarihli tutanak, 07.05.2019 tarihli cd izleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
-
Bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
-
Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
- Yağma Suçunun Yasal Unsurlarının Oluşmadığına, Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesine, Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun anlatımları, sanığın savunması ile olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, sanığın eyleminin ... olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Değer Azlığı Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın mağduru tehdit etmek suretiyle para aldığı olayda, özgülediği rakam, paranın satın alma gücü ve ekonomik koşullar birlikte değerlendirildiğinde, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Mahkemece "Sanığın geçmişi ve dosya kapsamına göre taktiri indirim sebebi sayılabilecek bir sebep tespit edilemediğinden cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılmasına taktiren yer olmadığına" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2020/232 Esas, 2021/434 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:15