Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/17373

Karar No

2024/3952

Karar Tarihi

26 Mart 2024

KANUN YARARINA BOZMA

Tehdit suçundan sanık ...'ın, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılaması sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1 2.cümle ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2022 tarihli ve 2021/288 Esas, 2022/20 Karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 13.05.2023 gün ve 94660652 105 20 3407 2023 Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.06.2023 gün ve 2023/57905 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2022 tarihli ve 2020/4 160 esas ve 2022/654 karar sayılı ilâmında yer alan, "sanığın mükerrir olması nedeniyle TCK'nın 58/3. maddesindeki emredici hüküm uyarınca seçenek olarak düzenlenen cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi kanuni zorunluluktan kaynaklanmış olsa bile aynı Kanun’un 50/2. maddesindeki yasaklayıcı hüküm nedeniyle, zorunlu olarak seçilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olmadığı, ancak adli para cezasına ilişkin açıkça yasaklama hükmü getiren Kanun koyucunun TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen diğer seçenek yaptırımlar yönünden herhangi bir yasak getirmemiş oluşu, kıyas veya genişletici yorum yoluyla hakkında düzenleme olmayan bir ceza hukuku konusunda kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı başta olmak üzere, kişi hak ve hürriyetlerinin aleyhine uygulama geliştirilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında seçenek yaptırım öngörülen TCK’nın 86/2. maddesi kapsamında kalan kasten yaralama suçundan dolayı TCK’nın 58. maddesinin 3. fıkrası gereğince zorunlu olarak hapis cezasının temel ceza olarak seçilmesinden sonra bu cezanın aynı Kanun’un 50 maddesinin 1. fıkrasının b, c, d, e, f fıkralarında düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmesinin mümkün olmasına karşın TCK’nın 50/2 maddesindeki emredici hükümden dolayı TCK’nın 50/1 a maddesindeki adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olamayacağı kabul edilmelidir." ve

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklinde ve aynı Kanun'un 50/2. maddesinde "Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez.'' ve anılan Kanun'un 50/5. maddesinde "Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir." şeklinde yer alan düzenlemeler nazara alındığında;

Somut olayda, sanığın adli sicil kaydındaki Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2020 tarihli ve 2020/554 esas, 2020/535 sayılı kararı ile hükmedilen cezanın, hapis cezasından çevrili adli para cezasına ilişkin olması sebebiyle kesin nitelikte olmadığından tekerrüre esas alınabilse de; uygulamada asıl mahkûmiyetin çevrilen adli para cezası olması ve suç tarihinden önce sanığın hapis cezasına mahkûm edilmemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 106/1 2. maddesinde hapis ve adli para cezası seçimlik olarak öngörülmekle birlikte tekerrüre esas kayıt sebebiyle zorunlu olarak hükmolunan 22 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/2. maddesinde yer alan adli para cezasına yönelik sınırlama ve 50/3. maddesinde düzenlenen emredici hüküm nedeniyle adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: **

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2022 tarihli ve 2021/288 Esas, 2022/20 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kabulümezkuryararınaihbarnamedekanunbozulmasınabozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim