Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8054
2024/3740
20 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/2074 E., 2020/2034 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli 2017/188 Esas, 2019/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 a h, 62, 58. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’nin 03.11.2020 tarihli ve 2019/2074 Esas, 2020/2034 sayılı karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafinin Temyiz Sebepleri
Suçun ... olmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Olay tarihi olan 25.03.2017 günü saat 04.00 sıralarında mağdurun Ersin Arslan Devlet hastanesi kantininde oturduğu sırada daha önceden tanımadığı bir şahsın yanına gelerek cep telefonunu bir yeri aramak için istediği, katılanın da kendisine ait cep telefonunu sanığa bir yeri aramak için verdiği, katılanın bu şahısla hastane içerisinde 15 20 dakika birlikte vakit geçirdiği, katılanın hastane içerisinde bu şahıstan telefonunu geri isteği fakat sanığın ''arkadaşından telefon beklediğini'' söyleyerek telefonu vermediği, katılanla sanığın hastaneden birlikte çıkarak Çamlık Parkına doğru yürümeye başladıkları, yolda yürürken sanığın katılandan parası olmadığı için kendisine bir bira almasını istediği, katılanın da sanığa telefonunu kurtarmak için büfeden bir bira aldığı, sanıkla Çamlık Parkına geldikleri, sanıktan telefonunu tekrar istediğinde sanığın katılana "burada bekle içecek bir şeyler alıp geleceğim" dediği, katılanın sanıktan tekrar telefonunu istediği, sanığın ise katılana telefonu vermeyi reddettiği, bunun üzerine aralarında tartışmanın yaşandığı, sanığın katılanı darp ettiği, sap kısmı siyah olan bir bıçak çekerek "git yoksa seni deşerim" diyerek tehdit ettiği, katılanın korkarak geri çekilmesi üzerine sanığın telefonu alarak kaçmaya başladığı, katılanın sanığın peşinden koşarak polis imdat diye bağırdığı, belirli bir süre sonra olay yerine polis ekiplerinin geldiği, katılanın şikâyetçi olduğunu belirterek sanığın en son girmiş olduğu sokağı polislere gösterdiği, polis ekiplerinin şüpheli şahsın en son girdiği sokağı kontrol ettiğinde sanığı sokak üzerinde bulunan bir bahçe içerisinde yakaladıkları, sanığın yapılan üst aramasında katılana ait cep telefonunu bulduğu, sanığın üzerinde yağma eylemini gerçekleştirdiği sırada elinde bulanan bıçağın olmadığı, daha sonra sanığın yakalandığı yerde evi bulunan A.K. isimli şahsın olay günü polis ekiplerini arayarak evinin bahçesinin içerisinde bir bıçak bulduğunu söyleyerek polis ekiplerine teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda sanığın nitelikli yağma suçunu işlediğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
-
Sanık ... mahkemedeki savunmasında "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, müşteki benim çocukluk arkadaşımdır, olay tarihinde biraraya gelerek uyuşturucu kullandık, birazda gezdik, daha sonra gezerek şehreküstü semtine geldik, burası kendisinin semtiydi, ancak eve gitmeyeceğini söyledi, bana uyuşturucu kullanmak istediğini söyleyerek uyuşturucu alacağı kişiyi aramam için telefonu bana verdi, daha önce uyuşturucu kullanmak için aynı numarayı aramıştık, ben numarayı ararken birden kullandığı uyuşturucunun etkisiyle öfkelendi ve bana bıçak çekti, daha sonrada bu bıçağı kendisi evin bahçesine attı o arada da telefon bende kaldı, bende gelen polis memurlarına müştekinin telefonunu verdim, ben herhangi bir şekilde gasp yapmadım, suçlamaları kabul etmiyorum, bu olaylar sabaha doğru 4 civarlarında oldu, ben polis ifadesi sırasında uyuşturucu kullandığım için o şekilde ifade verdim, şuanki ifadem doğrudur, ben ifade verirken hem uyuşturucu kullanmıştım hemde alkollüydüm" demiştir.
-
Olaya ilişkin 25.03.2017 tarihli 05.30 düzenleme saatli tutanaktan katılanın 25.03.2017 günü saat 04.00 sıralarında polisi arayarak sanığın kendisini darp ederek ve bıçakla tehdit ederek cep telefonunu yağmaladığını bildirdiği, polisin olay yerine geldiği, katılanın sanığı aralıksız olarak takip ettiği ve sanığın en son girdiği yeri polise gösterdiği, sanığın polis tarafından yakalandığı ve üzerinde katılana ait cep telefonunun bulunduğu ve katılana teslim edildiği hususlarının tutanağa bağlandığı anlaşılmıştır.
-
Sanığın suçta kullandığı bıçağın bulunması ve teslim alınmasına ilişkin 25.03.2017 tarihli 15.06 düzenleme saatli tutanaktan ... isimli şahsın saat 04.00 sıralarında meydana gelen yağma olayına konu olarak polislerin sanığı yakaladıkları bölgede saat 14.00 sıralarında bıçak bulduğunu polislere bildirdiği ve bıçağın polise teslim edildiği anlaşılmış olup oluşa uygun olan ve katılan tarafından doğrulanan bu tutanak içeriğine itibar edilmiş ve bu tutanak içeriği hükme esas alınarak bulunan bu bıçağın sanık tarafından yağma suçunda kullanılan bıçak olduğu ve sanığın yağma suçunu silahtan sayılan bıçakla işlediği kabul edildiği görülmektedir.
-
Katılan hakkında düzenlenen genel adli muayene raporundan katılanın sol yüzünde hafif kızarıklık olduğu tespitinin yapıldığı anlaşılmış, bu rapor içeriğine itibar edilerek bu rapor içeriği hükme esas alınmış ve katılandaki yaralanmanın niteliğine göre katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ve yağma suçunun cebir unsuru içerisinde kalacak nitelikte yaralandığı dosya arasındaki belgelerle ... görülmüştür.
-
Tutanak mümzii tanık İ.A. olaya ilişkin tutanak içeriğini doğrular mahiyette beyanda bulunmuş olup tutanak mümzii tanığın oluşa uygun olan ve katılanın beyanıyla uyumlu olan beyanları olduğu görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, sanığın savunması, mağdurun beyanları ve bu beyanları ile uyumlu olan dosya arasındaki tutanaklar bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
eylemin ... olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin ... olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’nin 03.11.2020 tarihli ve 2019/2074 Esas, 2020/2034 Karar kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:42