Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/18599

Karar No

2024/3641

Karar Tarihi

19 Mart 2024

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

Tehdit ve kasten yaralama suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1, 86/2, 86/3 c, 43/1 (2 kez), 35/2, 62/1 (2 kez) ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 600,00 Türk lirası ve 2.800,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2016 tarihli ve 2016/404 Esas, 2016/854 sayılı kararına karşı katılan vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.01.2017 tarihli ve 2017/6 değişik iş sayılı kararı ile kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 17.11.2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükümlerin açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 106/1, 86/2, 86/3 c, 43/1 (2 kez), 35/1, 62/1 (2 kez) ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 600,00 Türk lirası ve 2.800,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Kayseri 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli ve 2022/837 Esas, 2022/410 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 26.07.2023 gün ve 94660652 105 38 8610 2023 Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.09.2023 gün ve 2023/90960 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2016 tarihli kararının, sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 21.12.2016 günü tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1 8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın aynı zamanda mernis adresi olan bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmadan, doğrudan mernis şerhiyle 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, dolayısıyla kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması ile yazılı şekilde karar verilmesinde,

Kabule göre de kasten yaralama suçu yönünden yapılan incelemede;

1 Sanığın eylemini tek bir fiille birden fazla kişiye karşı gerçekleştirdiğinden bahisle hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinde yer alan ''(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme nazara alındığında; sanığın suç tarihinde katılanlar Tolga Yılmaz ve İbrahim Medet'e karşı gerçekleştirdiği kasten yaralamaya teşebbüs eylemlerinin ayrı ayrı suç teşkil edeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde anılan Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verilmesinde,

2 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61/4. maddesinde yer alan “Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hâllerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.” hükmü ile aynı Kanun'un 61/5. maddesinde belirtilen “...belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.” şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında, kasten yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 86/3 c maddeleri gereğince temel cezanın belirlenmesini müteakip, önce teşebbüs, ardından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanun'un 61. maddesi kapsamında sıralama hatası yapılarak karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: **

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Kayseri 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli ve 2022/837 Esas, 2022/410 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozulmasınaihbarnamedemezkurkabulü

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim