Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8058

Karar No

2024/3596

Karar Tarihi

18 Mart 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

KARAR SAYISI: 2020/664 E, 2020/2571 K

SUÇLAR: Yağma, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

A. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan hükmolunan beraat kararı ile istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2018 tarihli ve 2018/65943 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan aynı Yasa'nın 133 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

  1. Sanık hakkında Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2018/904 Esas, 2019/429 Karar sayılı kararı ile yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan aynı Yasa'nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2020/664 Esas, 2020/2571 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesince yağma suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan kesin olarak karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanığın suçunun ... olduğuna ve cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanık ...'ın katılanı arayarak, "bu kişiyi bana sen yönlendirdin parayı sen ödeyeceksin" diyerek tehdit ettiği, 23.05.2018 tarihinde Yıldırım Belediyesinin önünde yine katılana "mafya tutum, adamlarım var onları besliyorum, bu iş farklı yerlere gidecek, bu borçtan sen sorumlusun" diye tehditte bulunarak yanında getirdiği 45.000,00 TL'lik senedi zorla katılana imzalattığı, 24.05.2018 tarihinde katılanın sanığa 15.000,00 TL elden vermesi üzerine 25.500,00 TL'lik yeni bir senet imzalatarak, önceden vermiş olduğu 45.000,00 TL'lik senedi iade ettiği, ayrıca kendi el yazısıyla yazmış olduğu borç sözleşmesi adı altındaki belgeyi zorla imzalattığı aynı şekilde katılanla aralarında geçen telefon görüşmesine ait ses kaydı CD'sini dosyaya kendisi lehine delil olarak ibraz eden sanığın ses kaydının bilirkişi tarafından yapılan incelemesine göre sanık ...'ın müştekiyi "...biz şimdi parsın önündeyiz zaten, adamlarımı parsın önüne koydum ... hanım, başladı start verildi, ... hanım korkuyorum, biz parsta dururuz niçin durduğumuzu söylemeyiz, yanımda da arkadaşlar var tek başıma hareket etmiyorum, benim şuan korkum parstaki malzemelerin bu akşam gidecek olmasından.." şeklinde imalı ve şifreli sözlerle tehdit etiği iddia edilmiş ise de; sanık ... alınan savunmasında, müştekiyi tehdit etmediğini, senet ve sözleşmeyi müşteki ile aralarında yaptıkları anlaşma gereğince, müştekinin rızası dahilinde kendisinden aldığını, aralarında geçen telefon görüşmesine ait ses kaydı CD'sini dosyaya kendisi lehine delil olarak ibraz ettiğini beyan ettiği, katılanın, sanığın kendisini sürekli tehdit ettiğini ve zorla senet imzalattığını beyan etmesine rağmen hemen şikâyet hakkını kullanmayıp çok zaman sonra şikayette bulunduğu, yine katılan, sanığın Yıldırım Belediyesi önünde aleni bir yerde kendisine zorla senet imzalattığını belirtmesine rağmen aleni ve bir çok insanın gelip geçtiği herkesin gördüğü yerde kimseden yardım istememesinin ve burada sanığın zorla senet imzalatmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü, sanığın delil olarak dosyaya sunduğu ses kayıtlarındaki sanığa ait sözlerin niteliği ve kullanım şekli dikkate alındığında tehdit amacıyla söylenmediğinin aksine mallarını kurtarmaya çalışan birinin sarf ettiği cümleler olduğunun anlaşıldığı ayrıca dinlenen tanıkların çoğunun sanığın savunması doğrultusunda beyanda bulundukları da dikkate alındığında katılanın aşamalardaki çelişkili ve soyut beyanları dışında sanığın zorla senet ve belge imzalattığına dolayısıyla isnat edilen yağma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden evrensel bir ceza hukuku genel ilkesi olan “kuşkudan sanık yararlanır” prensibi de nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2 e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

  1. Katılanın beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

  2. Sanığın suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.

  3. Tanıklar B.K., B.S., İ.A., M.A., E.Y., A.F. ve Ş.S.'nin beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

  4. Sanık ve katılan arasında geçen telefon konuşmasına ilişkin ses kaydına ilişkin tutanak dosya içerisinde mevcuttur.

  5. Sanık ve katılan arasında düzenlenen borç sözleşmesi, tediye makbuzu örnekleri ve ihtiyati haciz dosyası evrakları dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden

Sanığa isnat olunan yağma suçunu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkeside gözetilerek yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223/2 e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

A. Sanık Hakkında Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Ve Kayda Alınması Suçundan Verilen Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde

Ön inceleme bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Yağma Suçundan Verilen Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2020/664 Esas, 2020/2571 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçreddinekişilerhükmündinlenmesitemyizistemininyağmahukukîolgularonanmasınagerekçesebeplerivekonuşmalarınesastanalınmasıreddikaydaarasındaki

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim