Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3893
2024/358
11 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/ 1021E. , 2016/11 K.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 nci maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Terme Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2015 tarihli ve 2015/2198 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
-
Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/1021 Esas, 2016/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.01.2021 tarihli ve 2016/105421 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
-
Kısa karar ile gerekçe arasında çelişki bulunduğuna,
-
Sanığın ikrar ettiğine, nitelikli tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine,
3.Vesaireye,
İlişkindir .
III.OLAY VE OLGULAR
"...Sanık ile katılanın akraba oldukları, aralarında mal paylaşımı nedeniyle husumet olduğu, olay günü olan 01.09.2015 tarihinde sanığın müştekinin evinin önüne giderek katılana hitaben "tarlanın sınırını bozup, kendi tarlama katacağım" şeklinde söylemlerde bulunduğu, olay esnasında tanıklar ... ve ...'nın bulundukları, katılanın şikayetçi olduğu şeklinde maddi olay sabit kabul edilmiştir.
Katılanın sanığın kendisine karşı "sınırlarını yıkacağım, bozacağım" şeklinde söylemlerde bulunduğuna dair suç isnatlarını sanık kovuşturma aşamasında inkar etsede soruşturma aşamasındaki beyanlarında "sınırlarını yıkacağım" dediğini beyan ettiği görülmekle bu hususta katılanın suç isnatlarına itibar etmek gerekmiştir. Kaldı ki tanıklar F. ve H.'de katılanının suç isnatlarını teyit ettiği görülmekle sanığın suçtan kurtulmaya yönelik kovuşturmada yapmış olduğu savunmalarına itibar edilmemiş, katılanın suç isnatları hükme esas alınarak sanığın katılana karşı "sınırlarını yıkacağım, bozacağım" şeklinde söylemlerde bulunduğu sabit kabul edilmiştir.
Sanığın katılana karşı "sınırlarını yıkacağım, bozacağım" şeklinde icra ettiği eylemler mağdurun mal varlığı itibariyle zarara uğratabileceğine dair tehdit kapsamında değerlendirilmekle 5237 sayılı TCK'nın 106/1 2. cümlesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurmak gerekmiştir. Sanığın duruşmada ki iyi hali lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilerek sanığın cezasında 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
Sanığın daha önceden kasıtlı bir suç nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle CMK'nın 231/8. maddesinde yasal engel olduğundan sanık hakkında 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Sanığa doğrudan adli para cezası hükmedilmesi nedeniyle cezanın niteliği gereği yasal şartları oluşmadığından TCK'nın 51. maddesinde belirtilen erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Sanık hakkında sonuç ceza olarak adli para cezasına hükmedilmesi ve adli sicil kaydındaki ilamlar yönüyle geleceği üzerinde herhangi bir olumlu değerlendirme yapılamadığından TCK'nın 50. maddesinde belirtilen "seçenek yaptırımlara çevrilme" hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, dair karar vermek gerekmiştir." şeklindeki kabul ile İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
Kısa kararda beraat kararı verilmesine rağmen hükmün gerekçesinde mahkûmiyet kararının verilmiş olduğunun belirtilmesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmakla hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Terme 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/1021 Esas, 2016/11 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:37