Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4805
2024/3486
13 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1660 E., 2020/2345 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
A. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında yağma, suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen cezanın tür ve miktarı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasınının (b) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
B. Sanık ... hakkında yağma ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı 29.07.2019 ve 14.06.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 149/1 a,c,d,h,54,53, suça sürüklenen çocuk hakkında ise aynı Kanun'un 109/1 109/3 a,b,f, 149/1 a,c,d,h,63,31/3 maddeleri ile cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/199 Esas,2020/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/2, 109/3 a,b,f, 29, 62 maddeleri gereğince 3 yıl 5 ay 20 gün hapis, yağma suçundan ise 149/1 a,c,d, 168/3 2, 62/1 maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis; suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/2, 109/3 a,b,f, 31/3, 62 maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis, yağma suçundan ise 149/1 a,c,d,31/3,168/3 2,62/1 maddeleri gereğince 4 yıl 5 ay 10 gün hapis; cezaları ile cezalandırılmalarına, sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/1660 E, 2020/2345 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili, suça sürüklenen çocuk ... sanık müdafilerinin istinaf başvurularının, suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde maddi hata yapıldığı belirtilerek hapis cezasının 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası olarak düzeltilmek suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine, diğer hükümler yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 280/1 (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri
Üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
2.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suçları işlemediğine, mahkûmiyeti gerektirir delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suçların işlenmediğine, mahkûmiyeti gerektirir delil bulunmadığına, yağma kastının bulunmadığına, suçların unsurlarının oluşmadığına, haksız tahrik nedeniyle daha fazla indirim yapılması gerektiğine,
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1.İlk derece Mahkemesinin kabulü;
Olay günü eşi olan sanık ...'ı telefonla arayan tanık K.A'nın oğulları M.N.A'ya katılan ...'ın cinsel istismarda bulunduğu bildirerek eve çağırdığı, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın eve gelmelerinden iki üç saat sonra katılan ...'ın da geldiği, sanık ...'ın arka odada bir şey olduğunu söyleyerek katılanı içeriye çağırdığı, sanık ...'ın av tüfeği, bıçak ve elleriyle katılanı darp etmeye başladığı, ayağını zincirle bağladığı, o sırada suça sürüklenen çocuk ...'ın da sanığın yanında bulunduğu, sanığın katılanın ayaklarını ve ellerini bağladığı gün evin içerisideyken katılana ait Quatro marka siyah renkli akıllı cep telefonu, içinde 195,00 TL ve 10 abd doları olan cüzdanını aldığı ve suça sürüklenen çocuk ...'ın getirip açtığı, poşetin içerisine koyduğu, sonrasında bu poşeti suça sürüklenen çocuk ...'ın tekrar sanık ...'a verdiği, o arada sanığın eşi ve çocuğunu evdeki eşyalar ile birlikte daha fazla etkilenmemeleri bakımından Alanya iline gönderdiği, sanık ile suça sürüklenen çocuğun, katılanı yaklaşık 2,5 gün evde tuttukları, 24.05.2019 tarihinde katılan ...'ı babası katılan ...'in yanına Antalya iline götürdükleri sırada katılanın Antalya içerisinde iken fırsatını bulup kaçarak polis karakoluna sığındığı, sanık ...'ın da peşinden giderek polislere cinsel istismar olayını gerçekleştirdiğini beyan etiği, suça sürüklenen çocuk ...'ın da Antalya ilind yakalandığı ve üzerinden katılana ait Quatro marka cep telefonunun ele geçirildiğinin, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Katılan kollukta alınan 25.05.2019 tarihli ifadesinde özetle, " ... olay günü eve çağırdı saat 11.00 sıralarında suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte evine gittim normal sohbet ettik, bana babamın nerede olduğunu telefon numarasını filan sordu, bende kendisine bilmediğimi söyledim gün içinde devamlı bana gelen telefonlara kim arıyor diye bakıyor, arada telefonumu kurcalayarak babamın telefonunu tespit etmeye çalışıyordu ancak tespit edemedi. Aynı gün akşamüstü saatlerinde beni evin arka odasına çekti ve elimi ayağımı kırmızımsı bir rengi olan ince bir iple bağladı ve beni eliyle, bıçakla ve ele geçen av tüfeği ile darp etmeye başladı, eliyle ve av tüfeğiyle bana vuruyordu bıçağı ise canımı acıtacak şekilde hafif hafif vücudumun değişik yerlerine batırıyordu. Bunu yaparken de bana hitaben “babanın yerini bana söyleyeceksin,yoksa senin ananı avradını sikerim, seni burada öldürürüm vb” küfür ve hakaretler ediyordu. Arkadaşım ... o eve ...’ın yanına gidip ...’ın beni bağlayıncaya kadar benim yanımda görünse de, ben ... tarafından bağlandıktan sonra onun tarafına geçti ve ...'la birlikte olmaya başladı. Bu alıkonulma ve işkence işlemleri bu sabah ... ve ...’ın beni çözüp Antalya iline babamı bulmaya gittiğimiz ana kadar sürdü.Bu süreçte ...’da ... birlikte beni dövmeye,darp etmeye devam etti....'ın elinde bir muşta vardı ve bana devamlı o muşta ile vuruyordu ayağıyla beni tekmeliyordu. üç gün boyunca beni orada tuttukları süre içerisinde beni aç ve susuz bıraktılar babamın evinin yerini bildiğimi ve onlara göstereceğimi söyledim, otobüs ile Antalya iline gittik, burada ben ilk fırsatta yanlarından kaçarak polis karakoluna gittim ... beni ilk bağladığı gün elimde bulunan Outruma marka siyah renkli akıllı telefonumu, içinde 195,00 TL ve toplam 10 dolar olan 10 adet 1 dolarımın bulunduğu cüzdanımı aldı ve ...’ın getirdiği ve açtığı poşetin içine koydu ve sonrasında bu poşeti ... tekrar ...’a verdi ve yanımdan ayrıldılar, ayrıca babamı bulma amacıyla Antalya iline giderken ... bana “babanı bulduğumuz an,babanın canına karşılık seni bırakacağım” dedi ben polise sığındıktan sonra “bu çocuk benim 6 yaşındaki çocuğuma cinsel istismarda butundu” dedi Bunu da kendini haklı göstermek için söylediğini düşünüyorum, çünkü benim kesinlikle böyle bir davranışım olmamıştır.." şeklinde beyanda bulunmuş, Cumhuriyet savcılığında alınan ifadesinde benzer anlatımlarda bulunmakla birlikte, sanık ...'ın çağırması üzerine evine gittiğinde suça sürüklenen çocuk ...'ın evde olduğunu, sanığın kendisini ... ile birlikte bağladığını, cüzdan, telefon ve çakmağını ...'ın aldığını, minibüste kimseye zorla tutulduğumu söylemediğini Antalya'da sanıktan kaçtıktan sonra tekrar Serik'e gelmek için otobüs beklediği sırada sanık kendisini kovalayan sanık ...'ı görünce tekrar kaçarak polis merkezine sığındığını.." kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise özetle, " .. suça sürüklenen çocuk ... bana hiçbir şey yapmadı, ... evin içerisindeyken benim telefonumu ve paralarımı almıştı, almasaydı zaten jandarmayı arardım, ...'dan herhangi bir şikayetim yoktur arkadaşlığım halen devam etmektedir, ben kesinlikle ...'ın çocuğuna cinsel istismarda bulunmadım, ... beni arayarak eve çağırmıştı ... ve eşine şantiyeye gitmesini söyledi, ben arka odaya gittiğimde tavanda ip asılıydı, bana tüfek doğrulttu, ellerimi ve ayaklarımı önce iple bağladı, daha sonra hareket edemeyecek duruma gelince zincirle bağladı, bir gün bu şekilde arka odada kaldım, ellerim ayaklarım bağlı vaziyette iken korkuluktaki zinciri ertesi gün söküp beni ön odaya getirdi, ön odadaki korkuluğa bağladı, 2 gün de bu odada kaldım, ... sadece yemek yemeye ve ... bakkaldan birşeyler alacağında göndermek için ...'ı çağırıyordu.. beni çözüp bağlayan ...'dı, ... ben ilk eve geldiğimde ellerimi ve ayaklarımı bağladıktan sonra paramı ve telefonumu almıştı, sonrasında babamın yanına Antalya'ya gideceğimizi söyledi kaçtım ve karakola sığındım, tüfek ...'ın gömleğinin içerisindeydi, sağ kolu ile de bastırıyordu, bana kaçarsan en fazla 5 adım atarsın yoksa sana sıkarım demişti, ben telefonun ...'a verildiğini görmedim, ...'da diye biliyorum, ... ile olay öncesinde kavgalıydık, ayrıca soruşturma aşamasında uzun süre uykusuz kalmıştım, bunların etkisi ile savcılık aşamasında ... ve ...'ın beni birlikte bağladıklarını söylemiştim ancak gerçek böyle değildi, beni ... tek başına bağlamıştı, ... sadece yemek yemeğe ve bakkal ihtiyaçlarını karşılamak için geliyordu .." şeklinde beyan etmiştir.
3.Sanık ... aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, "...'ın babası ile benim aramda bir alacak verecek meselesi vardı. Bu nedenle aramızda husumet bulunmaktadır. ... de ...'ın arkadaşıdır. ... bana iki günlüğüne boya işinde yardımcı oluyordu. Yaklaşık bir ay önce ..., ... market isimli iş yerini soymuştu. Ben kendisini ihbar ettiğim için bana bu nedenle husumeti vardır. Olay günü eşim ... bana oğlumun ... tarafından istismara uğradığını söyledi eşim bana bu durumu anlatırken ...'da benim yanımdaydı. Bir kaç saat sonra ... geldi bizim eve sorgusuz ayakkabısı ile tuvalete girmek için gelmişti zaman zaman bu şekilde gelirdi. Ben ne yaptığını sordum ilk başta anlatmadı, ben kendisine tokat vurdum ve bağırdım. Sonra bana çocuğumu istismar ettiğini anlattı pişman olduğunu söyledi beni aileme teslim et polise verme dedi. Ben hemen o gün bekle biraz, ben ineklerimi satayım, dedim. Ailemi Alanya'ya gönderdim. İneklerimi de ... isimli bir kişiye sattım. Ertesi gün sabah ben, ... ve ... Antalya'ya minibüsle gidiyorduk. ...'ı babasına teslim edecektik. ... yanımızdan kaçtı. Arkasından kovaladık, karakola gitti. Ben de polis memurlarına bunu tutun, oğluma istismarda bulundu, dedim. Daha sonra çantamda bulunan eşyaları polislere teslim ettim. Ben kesinlikle ...'ı zorla tutmadım, iple bağlamadım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.." şeklinde beyan etmiştir.
-
Suça sürüklenen çocuk ... aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, ".. ... aracılığıyla ... ile tanıştım, ...'ın yanında çalışmaya başlamıştım ..olay günü tam hatırlamıyorum ancak sanırım ... ...'ı telefon ile arayarak çağırmıştı, ... gelince evin içerisine sokmuştu, evin içerisinden bağrıma sesleri ve vurma sesleri duydum, daha sonra ... dışarıya çıktı, bana ve evin dışında bekleyen eşi ve çocuğuna buradan şantiyeye gidin akşama kadar orada durun dedi şantiyede iken ... ın eşi ... ın kendi oğluna cinsel istismarda bulunduğun anlattı akşam vaktinde eve döndüğümüzde bütün eşyalarım ve ahırda bulunan hayvanların dışarıda olduğunu gördüm, evin önünde bir tane kamyon ile pikap araç bekliyordu, eşyaları yükledik, ...'ın eşi ve çocukları da eşyalar ile birlikte pikap araca binip Alanya ya doğru gittiler hayvanları da birisine satmış, o kişi hayvanları alıp gitti, sonra ... bana "sen eve gelme şantiyeye git orada kal " dedi, ...'ın evin içerisinde yattığını söylemişti ertesi gün geldiğimde ... hurdaları söküyordu eşyaları hurdacıya sattı dışarıda evin önünde bir şeyler yedik, o sırada ... yanımıza geldi, ancak hiç konuşamadık, buna fırsat olmadı, yemekten sonra ... ...'a tekrar evin içerisine gir dedi bana şantiyeye gitmemi orada yatmamı söyledi ertesi gün ..., ...'ı babasına teslim edeceğimizi söyledi, ..., ... ve ben yürüyerek Serik kavşağına geldik, buradan otobüse bindik, otobüste ... ve ... yan yana oturuyordu, ben arkalarında oturdum, otobüsten inerken ... ...'ın telefonunu bana verdi, sonrasında Antalya'da Kepez belediyesinin orada otobüsten indik, yürürken ... su istedi, marketten su aldım, daha sonra elimi yüzümü yıkamak için camiye gittim, arkamı döndüğümde ... ve ... yoklardı..olay günü ...'ın sadece burnunda hafif bir şişlik olduğunu gördüm, yanımızda ... olduğu için ... ile konuşamıyorduk, ... konuşmaya kalksa bile ... konuşturmuyordu, ben o zaman ...'ın zorla tutulduğunu anlamamıştım, sonra karakolda durumu öğrendim, telefonu da beni yakalayan polis memurlarına teslim etmiştim.." şeklinde beyan etmiştir.
-
Katılan ME, tanıklar KA ve BT'nin ifade tutanakları, katılan ... hakkında düzenlenen adli rapor, sosyal inceleme raporu, mağdur çocuk MNA hakkında düzenlenen raporlar, kolluk tarafından düzenlenen olay yeri inceleme ve yakalama tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Hukuki Süreç" başlığının (3) nolu paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği, anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Üst Sınırdan Ceza Verilmesi Gerektiğine, Suçları İşlemediğine, Mahkûmiyeti Gerektirir Delil Bulunmadığına, Yağma Kastının Olmadığı Ve Suçların Unsurlarının Oluşmadığına, Haksız Tahrik Nedeniyle Daha Fazla İndirim Yapılması Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
A.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Olarak,
Katılanın olay sonrası sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında alınan beyanları, sanık ... suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrarları, tanıklar K.A. ve B.T.'nin ifade tutanakları, katılan hakkında düzenlenen adli rapor, sosyal inceleme raporu, kolluk tarafından düzenlenen olay yeri inceleme ve yakalama tutanakları dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... Hakkında Yağma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Olarak İse, Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün, Sanık Hakkında Yağma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İnceleme De Dikkate Alınarak, 5271 Sayılı Kanun'un 306 Maddesi Kapsamında Değerlendirilmesi Mahallinde Olanaklı Kabul Edilmiştir.
Oluş ve dosya kapsamına göre, sanık ...'ın katılan ...'ın babası katılan ...'ten satın aldığı ev nedeniyle husumet olduğu, ancak bu olay nedeniyle sözkonusu husumetin sanık ... ile katılan ... arasındaki ilişkiye yansımadığı ve ...'ın babası ile yaşadığı sorunlar nedeniyle sanık ...'ın evinin arkasındaki ahşap barakada kaldığı ve sanığın kendisine yardım ettiği, sıkça ...'ın evine gidip geldiği, katılan ...'ın arkadaşı olan suça sürüklenen çocuk ...'ın katılan vasıtasıyla ... ile tanışarak onun yanında çalışmaya başladığı, olay tarihinde ... ile ...'ın aldıkları bir iş nedeniyle çalıştıkları sırada ...'ın eşi ...'ın İlhanı arayıp ...'ın müşterek çocukları altı yaşındaki M.N.A'ya cinsel istismarda bulunduğunu söyleyerek eve çağırdığı, ... ve ...'ın eve gelmesinden birkaç saat sonra eve gelen katılan ...'ın sözkonusu istismar iddiası nedeniyle sanık ... suça sürüklenen çocuk tarafından darp edilerek bağlandığı birkaç gün evde tutulduktan sonra Antalya'da yaşayan babası katılan ...'in yanına götürülmeye karar verildiği, minibüsle gittikleri Antalya merkezinde katılanın ellerinden kurtulup kaçtığı kolluk güçlerine bildirmeden Serik'e dönmek üzere otogara gittiği bu esnada sanık ... tarafından görülerek kovalanması üzerine karakola sığındığı sanık ...'ın da katılanın peşinden karakola girdiği, suça sürüklenen çocuk ...'ın ise parkta yakalandığı ve katılana ait cep telefonunun üzerinde ele geçirilmesi şeklinde gerçekleştiği anlaşılan somut olayda yağma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunun ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gereklidir.
Bilindiği gibi ceza hukumuzun temelini “kast” oluşturur. Bu durum Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesinde; "...Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir...” şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise; "...Kast, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur...” aynı hususu açklamakta ve teyit etmektedir. Kasıt, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektedir. Kural olarak her suçun zorunlu ögesidir. Yağma suçunda kasıt hem cebir veya tehdit hem de malın alınmasını kapsamalıdır.Failin malın başkasına ait olduğunu bilmesi ve bunu faydalanmak amacıyla zor kullanarak almayı istemesi manevi unsurdur. Yağma suçu için bu durumu genel kast kabul edecek olursak yani failin cebirle veya tehditle başkasına ait taşınır bir malı isteyerek alması veya teslimini sağlaması gerekir. Ancak bu tek başına yetmez ayrıca faydalanma amacının da bulunması gerekir. Yağma suçunda rızası olmama yerine rızanın zorla alınması sözkonusudur. Rıza sağlanarak daha doğrusu teslimi veya geri alınmasını engellemek için cebir veya tehdit kullanmak istemesi ve malın teslimini sağlamak için cebir veya tehdide (zor) başvurmalıdır. Almadaki amaç faydalanma olmalıdır. Eğer fail faydalanma kastı ile değil de başka bir kasıtla mesela zarar verme amacıyla hareket etmiş ise eylem yağma değil mala zarar verme suçunu oluşturacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2019 tarihli, 2158 4577 esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6 709 esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810 501 esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617 271 esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678 98 esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548 346 esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle;
“... Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek.." şeklinde tanımlanmıştır.
Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur... Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; olaydan kısa bir süre önce katılan ... tarafından yaşı küçük oğluna cinsel istismarda bulunulduğunu öğrenen sanığın sözü edilen işbu haksız fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında katılanı darp ederek zorla birkaç gün evinde tuttuğu ve sonraki süreçte katılanı Antalya'da yaşayan babası Mehmet'e götürmek istediği sırada katılanın kaçarak durumu kolluğa bildirdiği dikkate alındığında, katılanın haber vermesini engellemek, irtibatını kesmek ve cezalandırmak amacıyla cep telefonunu aldığı anlaşılan sanığın, mal edinmek veya faydalanmak kastıyla hareket etmediği ve bu yöndeki savunmaların aksini gösterir delil de bulunmadığı, ayrıca katılanın parasının alındığına dair katılanın soyut beyanları dışında başkaca delil de olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın yağma kastının bulunmadığı ve yağma suçunun unsurlarının olaşmadığı gözetilmeden üzerine atılı yağma suçundan beraatine, karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Nedenleriyle hükümde hukuka aykırılıklar bulunmuştur
V. KARAR
1.Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Yağma, Suçlarından Kurulan Hükümde;
Ön inceleme bölümünde (A) başlıklı paragrafın birinci cümlesinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekili, sanık ... suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin temyiz isteklerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümde;
Gerekçe bölümünde (A) başlıklı paragrafta açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/1660 E, 2020/2345 Karar sayılı kararında katılan vekili, suça sürüklenen çocuk ... sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, kısmen Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
- Sanık ... Hakkında Yağma Suçundan Kurulan Hükümde;
Gerekçe bölümünde (B) başlıklı paragrafta açıklanan nedenlerle katılan vekili, suça sürüklenen çocuk ... sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/1660 E, 2020/2345 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği kısmen Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Katılana yönelik yağma suçuna ilişkin bozma sonucunun 5271 sayılı Yasa'nın 306. maddesi gereğince hakkındaki hüküm kesinleşen suça sürüklenen çocuğa sirayet ettirilmesine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:23