Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8284

Karar No

2024/3334

Karar Tarihi

11 Mart 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/494 E., 2019/2372 K.

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/41 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın;

a. Katılan ...'a karşı eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi ile 53 üncü maddesi uyarınca,

b. Katılan ...'a karşı eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca,

c. Katılan ...'e karşı eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi ile 53 üncü maddesi uyarınca, cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

  1. Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/46 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılama yapılması gerektiği ve bu yetkinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.

  2. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2018 tarihli ve 2016/173 Esas 2018/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a. Katılan ...'a karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

c. Katılan ...'a karşı mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

d. Katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine,

e. Katılan ...'a karşı hakaret suçundan karar verilmesine yer olmadığına,

f. Katılan ...'a karşı iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

  1. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2019/494 Esas, 2019/2372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan redlerine karar verilmiştir.

  2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2019/494 Esas, 2019/2372 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca KESİN, nitelikli yağma suçuna teşebbüs suçu yönünden YARGITAY'DA TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

  1. Sanığın birden fazla kişi ile nitelikli yağma suçundan cezalandırılmaması gerektiğine,

  2. Yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, bu nedenle sanığın beraat etmesi gerektiğine,

  3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulama yapılması için yargılamanın genişletilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Olay tarihinde sanık ...'ın yanında kimlikleri tespit edilemeyen birden fazla kişi ile birlikte katılanlar ... ve ...'ın ortağı olduğu ... Parke işletmesine ait şantiyeye geldiği, sanığın işçi olarak çalışan katılan ... ve tanıkların kaldıkları koğuşa girerek, ''Ben ...'ım, kalkın lan, uyanın bana ...'ı bulun, borcunu ödesin yoksa anasını avradını sinkaf ederim, parayı ödemezse bir daha basarım, kellesini alırım'' şeklinde tehdit içerikli sözler söylediği, sanığın bu sırada katılan ...'i döner bıçağı ile ayağından basit bir tıbbı müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, sanığın olay yerinden ayrılırken katılanlar ... ve ...'ın ortağı olduğu ... Parke işletmesine ait ait 43 .. ... plakalı aracın dikiz aynasını kırarak zarar verdiği, sonrasında şantiyede bulunan işçiler tarafından katılanlar ... ve ... olayların anlatılarak haber verilmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerin ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

  2. Sanık soruşturma aşamasında alınan beyanında "19.11.2015 günü ben kendime ait ... çiğ köfte dükkanını çalıştırıyorum. Ve aynı gün Saat:03.00 sıralarında dükkanı kapattım. Daha önce yakaşık olarak 3 veya 4 gün önce ... isimli şahıs ile çarşı merkezinde yüz yüze görüştük, bu şahsı daha önceleride tanıdıgımdan yanına gelmek istediğimi söyledim, ... isimli şahıs bana biz gece çalışıyoruz dedi.Bende bunun üzerine sabaha karşı dükkanımı kapattım ve ... köyünde bulunan ... isimli şahsa ait ... parke fabrikasına yalnız olarak arabam ile gittim.Ben ...'ın iş yerine vardığımda çalışan hiç kimse yoktu.çünkü 19.11.2015 gününün saat:04.30 sıraları idi, kimsenin olamaması üzerine işyerinin içerisine girerek içeride oturan ve tanımadığım 2 kişiyi gördüm, ben bu şahıslara ... sordum, bu iki şahıs beni dışarıda bulunan güvenlikçiye yönlendirdiler bende oradan çıkarak güvenlikçinin yanına gittim. Güvenlikçiye ...'ı sordum bana ... bu saatte burda olmaz ... ile ancak yarın görüşebilirsin dedi. Ben güvenlikçi ile konuştuğum sırada içeride bulunan ve tanımadığım 6 şahıs dışarı çıktılar. Bana bu saatte sen kimi arıyorsun bu saatte adammı aranır ve sorulur gibi bir şeyler söylediler bende kendilerine bana ... isimli şahsın biz gecede çalışıyoruz dediği için geldiğimi söylediğim, daha sonra içeriden çıkan şahıslar sen daha ne bekliyorsun git buradan diyerek hitap edince aramızda ağız tartışması çıktı ve tartışma büyüdü ancak aramızda herhangi bir kavga veya darp olmadı. Ben kimseye vurmadım banada kimse vurmadı. Tartışma biraz yatıştıktan sonra ben oradan arabama binerek ayrıldım ve Biga merkezde bulunan evime geldim. Ben kimseyi döner bıçağı veya her hanği bir kesici alet ile yaralamadım, ... ın iş yerine giderkende tek başıma idim yanımda kimse yoktu, üzerime atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum, Ben bu olaydan dolayı hiç kimseden şikayetçi ve davacı değilim. Uzlaşmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

  3. Sanık kovuşturma aşamasında alınan beyanında "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Müştekiler ... ve ... tanırım kendileri kiracımızdı. Babam bu şahıslara borç para vermişti. Parayı ufak ufak ödüyorlardı. Ancak babalarının ölümünden sonra ödemeyi kestiler. Ben ... ile görüştüm. ... Ağabeyim ödeyecek dedi. Kendileriyle görüşmek istedim. O tarihte çiğ köfte dükkanı çalıştırıyordum işim gece 02.00 02.30 civarı bitiyordu. Gündüz görüşemiyordum. ... durumu anlattım o da gece çalıştıklarını iş yerlerine gece gelebileceğimi söyledi. Ben bu şahıslara ait ... parke isimli iş yerine kendi arabamla yalnız gittim. Güvenlik kısmında oturan kişilere ... sordum. Onlar da ...'in bu saatte burada olmayacağını yarın görüşebileceğimi söylediler. Ben de kendisinin bu saatte çağıdığını söyledim. Aramalarını istedim. Ancak aramadılar. İçeride oturan diğer şahıslar da dışarıya çıktı. Bu saatte adam mı aranır şeklinde söylediler. Ben de ... beni çağırdığı için bu saatte geldim. Diye söyledi. Şahıslar ne bekliyorsun git diye söyleyince aramızda küfürleşme oldu. Ben arabama binmek istedim. Ben arabaya yarım binmiştim. Birisi kapıyı açmak istedi. Ben de arabadaki demir boruyu aldım. Ancak kimseye vurmadım. Onlar da bana vurmadı. Döner bıçağı veya herhangi bir kesici alet ile kimseyi yaralamadım. Olay gecesi oradaki şahıslarla aramızda küfürleşme oldu. Suçlamaları kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.

  4. Katılanların aşamalardaki istikrarlı anlatımları (1) numaralı bentte yer alan kabul ile uyumludur.

  5. Dosyada tanık olarak dinlenen Y. Y., İ. Ö., A. M., H. K. ve S. Y.'in aşamalardaki beyanları ile katılanların nitelikli yağmaya teşebbüs eylemlerine yönelik beyanları birbirleri ile uyumludur.

  6. Katılan ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair 19.11.2015 tarihli genel adli muayene raporu dosyada mevcuttur.

  7. Katılan ...'in ayağında kesik olduğunun anlaşılması üzerine hastaneye sevk edildiğine, şantiye koğuşunda kan lekelerinin bulunduğuna ve 43 .. ... plakalı kamyonun dikiz aynasının kırık olduğuna dair 19.11.2015 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı dosyada mevcuttur.

  8. Katılan ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde "...Bu şahıs bize ... isimli şahıstan 14 bin TL alacağı olduğunu söyledi ve ... isimli sahsa hitaben 'Ana avrat küfür etti...'" şeklinde beyanda bulunmuştur.

  9. Dosyada dinlenen tanıklar olay esnasında sanığın elinde döner bıçağı olduğunu istikrarlı bir şekilde beyan etmişlerdir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2019/494 Esas, 2019/2372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan redlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.02.2014 gün ve 2013/678 2014/98 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'da (5237 sayılı Kanun), 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 308 inci maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir. Buna göre, 765 sayılı Yasa'nın 308 inci maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Yasa'nın 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçlarından cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir.

Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.

Borç ilişkisi sonucunda tahsil edilen miktarın borç verilen miktardan fazla olması durumunda ise kurulan bu ilişki sonucu verilen ve alınan paralar arasında makul kabul edilebilecek bir oranın bulunup bulunmadığıdır. Makul ve kabul edilebilir sınırdaki miktarı çok fazla aşan veya borç anlaşıldığı şekilde ödenmiş olduğu halde para veya kaimi olabilecek belge istenmesi ve bunun zor yoluyla alınması halinde artık hukuki bir ilişkinin varlığından söz etmek mümkün olmayacaktır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, katılan ve sanık beyanlarına göre katılanlar ... ve ... ile sanığın babası olan Mehmet ... arasında para verilip alınmasına ilişkin hukuki ilişkinin varlığının kabul edildiği, buna göre vadesi gelmiş alacaklarının bulunup bulunmadığı, alacaklarının hukuki alacak olup olmadığı, hukuki alacak ise miktarı ve yağma suçuna konu istenen miktarın gerçek alacakla orantılı olup olmadığı hususlarının sanık ve babası Mehmet ...'dan sorularak, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan bir hukuki alacağın tahsili amacıyla hareket edip etmediğinin tespiti gerekirken, sırf ödeme dekontlarına itibar edilerek eksik araştırmayla hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2019/494 Esas, 2019/2372 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yargıtay'dakararyağmahukukîtemyizv.süreçolgularkesingerekçesebepleriolmakbozulmasınanitelikliüzere

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim