Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7994
2024/3325
11 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1263 E., 2020/2945 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/25404 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
-
Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli ve 2017/466 Esas, 2019/262 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.09.2019 tarihli ve 2019/2637 Esas, 2019/1667 Karar sayılı kararı ile: "Olayın tek görgü tanığı olan Abduljelil Al Alim usulünce çağrılıp dinlenıp, etraflıca beyanı alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurularak, CMK'nun 289/1 e maddesine muhalefet edildiği anlaşıldığından, CMK'nun 280/1 d maddesi gereği hükmün BOZULMASINA, Kabule göre ;
TCK'nun 58.maddesi gereğince hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmemesi,
5271 sayılı CMK.nun 324. maddesinin 2. fıkrasında "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hüküm ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 26/05/1935 gün ve 111/7 sayılı "yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 02/05/1966 gün ve 4/3 sayılı "tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktada yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden istinaf yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği halde mahkemece kısa kararda yargılama gideri kısmında "Aşağıda ayrıntılı dökümü yapılan toplam ( ) TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline" denilmek suretiyle yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarla ilgili olarak mahkemelerine ihbarda bulunulmaması,
Sanığın 20/04/2017 21/04/2017 tarihleri arasında gözaltında geçirdiği sürenin CMK'nun 232/2 d maddesi gereği gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi ve TCK'nun 63.maddesi gereğinc ebu sürenin mahsubuna dair hüküm tesis edilmemesi,
Mağdurun bu yönde soruşturma ve kovuşturma evresinde bir beyanının bulunmaması, tanığın soruşturma aşamasında alınan beyanında buna ilişkin bir beyanı bulunmaması ve özellikle soruşturma aşamasında evrakı tefrik edilen suça sürüklenen çocuklar hakkındaki Bakırköy 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/271 Esas sayılı dosyasında mağdurun, açıkça "bıçak görmediğini" beyan etmesi karşısında,TCK'nun 149/1 a maddesinin uygulanmasını gerektirir delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde tartışılmam
*Sanığın başka suçtan tutuklu olmasına rağmen hüküm celsesinde tutuk halinin devamına ve yurtdışına çıkışının yasaklanmasına karar verilmesi sureriyle çelişki yaratılması," şeklindeki karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli ve 2019/332 Esas, 2020/77 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 Yıl 4 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/1263 Esas, 2020/2945 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiileri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
-
Sanık hakkında verilen cezanın eksik inceleme ile verildiğine,
-
Sanık ile mağdurun yüz yüze getirilmeden mağdura fotoğraf üzerinden teşhis işlemi yaptırıldığına ve bu nedenle yüz yüzelik ilkesine aykırı hareket edildiğine,
-
Delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Sanık ...'ın yaşlarının küçüklüğü nedeniyle haklarında ayrı yargılama yapılan suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'le birlikte oldukları sırada, tanık A.'yı internet kafe önünde görüp ondan para istedikleri, A.'nın ise üzerinde para olmadığını söyleyerek, internet kafeden birlikte çıkmış oldukları mağduru göstererek, mağdurun biraz sonra 800,00 TL maaş alacağını sanık ve suça sürüklenen çocuklara söylediği, bu esnada telefonla konuşmakta olan mağdurun yanına giden sanık ve suça sürüklenen çocukların mağduru duvara dayayıp cüzdanını ve ceplerini kontrol edip 500,00 TL parası ile iki adet cep telefonunu alarak, mağdurun yanından ayrılmaları şeklindeki eylemlerin ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
-
Mağdur beyanında olayı 1 numaralı bentte anlatılan şekilde anlatmıştır.
-
Dosyada tanık olarak dinlenen ve olayın gerçekleştiği sırada mağdurun yanında bulunan tanık A.A.A.'nın aşamalarda alınan beyanlarında mağdur beyanlarını desteklemiştir. Ayrıca tanık sanığı mağduru yağmalayan kişilerden biri olarak 14.01.2020 tarihli duruşmada teşhis etmiştir.
-
Sanık soruşturma aşamasında alınan beyanında özetle, olay günü haklarında ayrı yargılama yapılan suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile bir arada bulundukları sırada yanlarına ... olarak bilinen bir çocuğun geldiğini, mağduru göstererek maaş alacağını söylediğini, ...'in kendisine dönerek mağduru gasp edeceklerini söylediğini, kendisinin bu suçun büyük suç olduğunu ve ceza evinden çıkamayacaklarını beyan ettiğini ancak suça sürüklenen çocukların kendisini dinlemeyerek mağdurun yanına gittiklerini ve mağduru gasp ettiklerini kendisinin bu sırada olaya karışmamak için uzaklaştığını ve olayı 30 metre ilerden izlediğini beyan etmiştir. Sanık soruşturma aşamasında alınan beyanında mağdura yönelik suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirilen eylemleri detayları ile birlikte anlatmıştır.
-
Sanık kovuşturma aşamasında alınan savunmasında "Ben olay tarihinde cezaevinden yeni çıkmıştım, inşaatlarda kalıyordum, yanımda iki tane daha genç vardı onlarda inşaatta kalıyorlardı, çocuklar müşteki ile konuşmuşlardı o zaman müştekinin parasını almışlar, benim bu durumdan bir bilgim yoktur, daha sonra ben bu olayı öğrendim ben müşteki ile kesinlikle yan yana gelmedim, ben kesinlikle müştekinin telefonunu veya parasını almadım, ben alsaydım aldım derdim, ben haberim olmadığı için duruşmaya katılamadım, müştekiyi ben görsem bile tanımam, beni olay yerinde gördüğü için benden şikayetçi olmuş olabilir, ben suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
- İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde;
a. Yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasında miktar kısmının boş bırakıldığı ancak bu hususun gerekçeli kararla giderildiği için değerlendirme dışı bırakıldığı,
b. Tekerrüre esas alınan ilamın hangi ilam olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmediği ancak bu hususun infaz aşamasında gözetilmesinin olanaklı olduğu belirtilmiştir.
- İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik sanık ve müdafiileri tarafından ileri sürülen sebepler yerinde görülmemiş ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın aşamalarda alınan olay yerinde olup olmadığına ilişkin çelişkili beyanları, aralarında iftira atmayı gerektiren bir husumet bulunmayan mağdurun beyanları, mağdurun yağmaya ilişkin eylemlere yönelik beyanlarının tanık anlatımı ile doğrulanması, yağma eylemlerinin gerçekleştirildiği sırada mağdurun yanında olan tanığın sanığı teşhis etmesi ile olaya ilişkin diğer tutanaklar bilgi ve belgelerden, sanığın nitelikli yağma suçunu işlediği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/1263 Esas, 2020/2945 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:51