Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7993
2024/3255
11 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/1379 E., 2022/1478
SUÇLAR: Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2020 tarih, 2020/42358 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, 35 inci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Diyarbakır 13.Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2022 tarih, 2020/372 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, 35 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesi'nin 16.05.2022 tarihli ve 2022/1379 Esas, 2022/1478 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/104781 sayılı tebliğnamesi ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı ve 106 ncı maddelerinde düzenlenen tehdit ve kasten yaralama suçunu oluşturduğu düşüncesiyle kararın bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanığın Temyiz Nedenleri
1.Atılı suçu işlemediğine,
2.Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen iddianame düzenlenerek kamu davası açılmasının usul ve yasaya aykırılığına,
3.Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
B.Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri
1.Mağdurun çelişkili beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılığına,
2.Mahkûmiyete yeter nitelikte delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mağdurun, sanığın babası olduğu, suç tarihinde saat 21.30 sıralarında sanığın mağdura hitaben "bana her gün 50 TL vereceksin" dediği, bu durumu mağdurun kabul etmemesi üzerine; ananı bacını çocuklarını s.kerim, hepinizi öldüreceğim, orospu çocukları" şeklinde söyleyerek müştekiye saldırdığı ve vücudunun çeşitli yerlerine yumruk ile vurarak yaraladığı anlaşılmıştır.
- Mağdurun aşamalarda oluş ve diğer delillerle uyumlu beyanları bulunmaktadır.
3.Sanık aşamalarda atılı suçu kabul etmemiştir.
4.Mağdurun adli raporunda; sol göz altında çizgi şeklinde 3 cm uzunluğunda kanamasız ekimoz ile yine sırtta birden fazla ekimoz olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalarda oluşa ilişkin uyumlu beyanları, sanığın aşamalardaki savunması, kolluk tutanakları ve adli raporlar karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında, suç tarihinde sanığın kendisinden para istediğini, bu durumu kabul etmemesi üzerine kendisini darp ettiğine dair istikrar arz eden beyanları ile, mağdur sıfatıyla kollukta beyanı alınan ...'in, sanığın mağdura vurduğunu görmesi üzerine sanığa engel olmaya çalışması üzerine sanığın ...'ye de bana para vermek zorundasınız, sizi öldürürüm' şeklindeki tehditlerine devam ettiği yönündeki beyanı dikkate alındığında , sanığın mağdurdan para almaya yönelik tehdit ve cebir eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiği değerlendirilerek tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Sanık hakkında müşteki ...'e yönelik yağmaya teşebbüs eylemi nedeniyle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış, mağdur ...'e yönelik gerçekleşen yağmaya teşebbüs eylemi ile düzenlenen iddianame ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri İndirimler" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre "Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir...." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Mahkemece "..Sanığın dosyaya yansıyan sabıkalı geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları birlikte gözetilerek yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizce olumlu bir kanaate varılamadığından, sanık hakkında TCK 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/1379 Esas, 2022/1478 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 13.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:51