Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6484
2024/2988
5 Mart 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2012/280 E., 2012/446 K.
SUÇ: Silahla Tehdit
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.08.2016 tarihli ve 2012/280 Esas, 2012/446 Ek Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında 25.03.2012 tarihinde işlediği iddia edilen silahla tehdit suçundan 19.07.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 11.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Denetim süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle hüküm 01.08.2016 tarihinde açıklanmıştır ve bu hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." denilmektedir.
5271 sayılı Kanun'un amir hükmü ve Yargıtay'ımızın istikrar bulmuş içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, nihai bir hüküm değil, asıl hükmü askıda bırakan itiraza tabi bir mahkeme kararıdır. Denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmediği (ya da denetim süresinde varsa öngörülen tedbirlere uyulduğu) takdirde, askıda olan mahkûmiyet hükmü hukuk aleminde neşv ü nema bulmadan düşme kararı verilmesi gerekecektir.
Açıklanan bu hükmün tâbi olacağı kanun yoluna gelince;
5271 sayılı Kanun'un sistemine göre, 223 üncü maddede belirtilen nihai hükümler (mahkûmiyet, beraat, ret, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar) kural olarak olağan kanun yolu denetimine tabidirler.
Olağan kanun yolları istinaf ve temyizdir.
5271 sayılı Kanun'un 272 ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet hükümlerinin miktar itibariyle kesinlik istisnaları dışında istinaf kanun yoluna tâbi olduğunda da kuşku bulunmamaktadır.
Ancak;
İstinaf mahkemeleri 20.07.2016 tarihinden itibaren faaliyete geçtiğinden bu tarihten önce verilen nihai hükümler kesinleşinceye kadar, 5320 sayılı Ceza Muhakeme Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunundaki usule göre, istinaf değil, temyiz kanun yoluna tâbidirler.
Sanık hakkında her ne kadar istinaf mahkemeleri faaliyete geçmeden 19.07.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 01.08.2016 tarihinde yani Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra hükmün açıklanması nedeniyle, karar tarihi itibariyle bu hükmün istinaf kanun yoluna tâbi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığı'nca yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine,
05.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:34