Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5412
2024/2765
26 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesii
SAYISI: 2020/1639 E., 2021/1139 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Her ne kadar Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında, katılana yönelik 05.12.2013 ve 27.12.2013 tarihli eylemlerinden dolayı iki kere cezalandırılmaları amacıyla kamu davası açılmış ise de, sanıkların, tek suç işleme kararı kapsamında tefecilik parasını tahsile yönelik olarak kısa aralıklarla temadi eder şekilde para almaya yönelik olarak gerçekleşen eylemlerinin bir bütün halinde tek suç teşkil ettiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında tek yağmadan hüküm kurulması hukuka uygun bulunmuştur.
Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2020/1639 Esas, 2021/1139 Karar sayılı kararında katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
II. Sanık ... Hakkında Hakkında Katılan ...'a Yönelik Yağma Suçundan, Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak,
Somut olayda; sanıkların suçları inkara yönelik değişmeyen savunmaları ve dosyada katılanın soyut iddiaları dışında, sanıkların üzerlerine atılı eylemleri gerçekleştirdiklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle sanıklar müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2020/1639 Esas, 2021/1139 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Katılan ...'ın ...'a paraya ihtiyacı olduğunu söylediği, sanık ...'ında kendisine ...'tan para bulabileceğini söylediği, hatta ortaklaşa alabileceklerini söylediği, sanık ...'ın yanına giderek şahıstan 5.000,00 TL'lik hayvan karşılığında 11.000,00 TL senet yapmaları konusunda konuştukları fakat katılanın parayı almaktan vazgeçtiği, birkaç gün sonra ...'ın katılandan habersiz parayı aldığı, ancak parayı kendisi almamasına rağmen sanık ...'ın katılana "11.000,00 TL'lik senet vereceksin, yoksa evine gelir seni evinde hanımının gözü önünde öldürürüm, senin ananı avradını diyerek küfrettiği", daha sonra ...'ın kasap dükkanına gittiği, İlhami'nin "Sen merak etme, ben sana başka kişilerden de para bulurum gel ...'ın senedi imzala dediği", bu sırada ...'ın kasap dükkanına girdiği ve ailesine bir şey yapacaklar korkusuyla imzalamak zorunda kaldığının mağdurun aşamalardaki değişmeyen beyanları ile anlaşılması karşısında, sanık ...'ın katılan ...'a yönelik yağma suçundan mahkûmiyeti yerine,
Katılan ...'ın sanık ...'a olan borcunu ödeyebilmek amacıyla bu sefer sanık ...'den faiz karşılığında 7.000,00 TL borç aldığı, karşılığında ise 14.800,00 TL bedelli, 27.11.2012 tanzim ve 15.07.2013 vade tarihli senet imzalayıp verdiği, ancak senedi zamanında ödeyemediği için sanık tarafından hakkında 30.07.2013 tarihinde icra takibi başlatıldığı, katılanın maaş hesabına haciz konulduğu ve kesinti yapıldığı halde sanık tarafından müteakip seferlerde eşi ve çocuklarının yanında telefonla aranarak "Senin karını dağa kaldırırım, senide onun yanında sinkaf ederim, çoluğunu çocuğunu sinkaf ederim" dediğinin mağdurun aşamalardaki değişmeyen beyanları ile anlaşılması karşısında, sanık ...'in katılan ...'a yönelik yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyeti yerine,
Katılan ...'ın yine ...'a olan borcunu ödemek amacıyla sanık ...'den aynı yolla elinde hayvanının olduğunu söyleyip kendisine hayvan vermiş gibi göstererek faiz karşılığı 11.000,00 TL ödünç para alıp, karşılığında 17.000,00 TL'lik senet imzalayıp verdiği, senedi vadesi geldiğinde ödeyemediği için sanık tarafından ölümle tehdit edilmeye başlandığının mağdurun aşamalardaki değişmeyen beyanları ile anlaşılması karşısında, sanık ...'in katılan ...'a yönelik yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyeti yerine beraat etmeleri gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:31