Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6178
2024/2557
26 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1332 E., 2022/545 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2117 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi için kamu davası açılmıştır.
-
Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/108 Esas 2018/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 Yıl 6 Ay 20 Gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2018/1782 Esas, 2020/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/108 Esas 2018/136 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
b. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 Yıl 7 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
-
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/9869 Esas, 2021/11166 Karar sayılı kararı ile "Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın marketten yağmaladığı parayla ticari taksiye bindiği, daha sonra kolluk tarafından taksi içerisinde yakalandığı ve üst araması neticesinde yağmaladığı paranın bir kısmının ele geçirildiği; üst araması sonrası ele geçirilerek katılana iadesi sağlanan paralar için etkin pişmanlıktan bahsedilemeyeceği, ancak sanığın kovuşturma aşamasında kalan zararı gidererek kısmi iadede bulunduğu ve katılanın vekilinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iadenin kovuşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edilip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/3 4. maddesi uyarınca indirim oranının takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi," nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve2021/1332 Esas, 2022/545 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/108 Esas 2018/136 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
b. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 Yıl 1 Ay 10 Gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
-
Sanığın eylemi gerçekleştirdiği sırada uyuşturucu krizinde olması nedeniyle kusurunun bulunmadığına,
-
Sanık hakkında 149/1 a d maddelerinin uygulanmasının hatalı olduğu,
-
Sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığına,
-
Re'sen gözetilecek sebeplerle birlikte istinaf ilamı ile yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Uyuşturucu madde bağımlısı olan sanığın, suç tarihi olan 19.02.2018 günü saat 12.50 sıralarında şikâyetçi ...'in kasiyer olarak çalıştığı ... market isimli işyerine geldiği, bir şişe su alarak kasaya doğru yöneldiği, su parasını ödemek istediği, şikâyetçinin kasayı açmasıyla birlikte eş zamanlı olarak belinden bıçak çıkarttığı, sol eli ile bıçağı şikâyetçiye doğru tutarak sağ eli ile kasada bulunan 415,00 TL yi aldığı, sonrasında iş yerinden çıkarak uzaklaşması şeklinde gerçekleşen eylemlerin maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
-
Sanık aşamalarda alınan beyanlarında üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
-
İş yeri kamera görüntülerine ait 19.02.2018 tarihli cd çözümleme ve muhafaza altına alma tutanağı dosyada mevcuttur.
-
Şikâyetçi ...'in sanığı kesin olarak teşhis ettiğine dair 20.02.2018 tarihli teşhi tutanağı dosyada mevcuttur.
-
İş yerindeki kasa çekmecesi üzerinden alınan parmak izlerinin incelemesi sonucunda sanığın parmak izinin kasa çekmecesi üzerinde bulunduğuna dair 02.03.2018 tarihli Sincan İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Grup Amirliği, Uzmanlık Raporu dosyada mevcuttur.
-
Şikâyetçi ...'in aşamalarda alınan beyanları 1 numaralı bentte yer alan anlatımla uyumludur.
-
Kolluk tarafından düzenlenen diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/1332 Esas, 2022/545 Karar sayılı kararında "Tüm dosya içeriği, sanık savunması, müştekilerin beyanları, katılan şirket vekilinin beyanı, katılan şirket vekilinin 15.11.2019 tarihli dilekçesi, tanık beyanı, CD izleme tutanağı, teslim ve teslim tutanağı, Dairemizin 05.02.2020 tarih 2018/1782 esas 2020/170 karar sayılı kararı, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarih 2020/9869 esas 2021/11166 karar sayılı bozma kararı, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı ve dosya kapsamında toplanan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Sanığın suç tarihi olan 19.02.2018 günü saat 12.50 sıralarında müşteki ...'in kasiyer olarak çalıştığı Sincan ilçesi Mustafa Kemal Mahallesi ... No:... sayılı yerde bulunan ... market isimli iş yerine geldiği, bir şişe su alarak kasaya doğru yöneldiği, su parasını ödemek istediği, mağdurenin kasayı açmasıyla birlikte eş zamanlı olarak belinden bıçak çıkarttığı, sol eli ile bıçağı mağdureye doğru tutarak sağ eli ile kasada bulunan 415,00 TL'yi aldığı, sonrasında işyerinden çıkarak uzaklaştığı, iş yeri çalışanlarının şikayeti üzerine işyerine gelen kolluk görevlilerinin işyeri kamera görüntüleri incelenmesi sonucu sanığın eşgalinin belirlendiği, madde bağımlısı olabileceği ve ticari taksi ile uyuşturucu madde almak için Ankara merkeze gidebileceği değerlendirilerek taksicilerle yapılan görüşmede eşgale uyan bir şahsın 06 . .... plakalı taksi ile Ankara Ulus'a gittiğinin öğrenildiği, kolluk tarafından 06 . .... plakalı taksinin şoförü olan ...'ın aranarak müşterisinin eşgalinin sorulduğu, suçun failine benzediği anlaşılması üzerine Yenimahalle Çiftlik Kavşağı çıkışında sanık ...'ın yakalandığı, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği, mağdurenin de eylemi gerçekleştiren kişi olarak sanığı teşhis ettiği, kolluk görevlilerinin sanığı yakaladıkları, sanığın üzerinde bulunan yağmaladığı paradan 320,00 TL'yi kolluk görevlilerine teslim ettiği, geri kalan 95,00 TL'yi ise kovuşturma aşamasında duruşma sırasında sanığın annesi tarafından ödenerek iade edildiği, oluşun bu şekilde gerçekleştiğinin İlk Derece Mahkemesinin kabulüne uygun olarak Dairemizce de kabul edildiği, İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin TCK'nın 149/1 a maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın eylemini bıçakla işyerinde gerçekleştirdiğinden eyleminin TCK'nın 149/1 a d maddesi kapsamında yağma suçunu oluşturduğu Dairemizce kabul edilerek sanığın silahla işyerinde yağma suçundan eylemine uyan TCK'nın 149/1 a d maddeleri uyarınca suçun işleniş biçimi, suç kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, kanunun birden fazla hükmünün ihlal edilmiş olması nazara alınarak yasal asgari sınırdan uzaklaşılarak belirlenmiş, sanığın marketten yağmaladığı parayla ticari taksiye bindiği, daha sonra kolluk tarafından taksi içerisinde yakalandığı ve üst araması neticesinde yağmaladığı paranın bir kısmının ele geçirildiği; üst araması sonrası ele geçirilerek katılana iadesi sağlanan paralar için etkin pişmanlıktan bahsedilemeyeceği, ancak sanığın kovuşturma aşamasında kalan zararı gidererek kısmi iadede bulunduğu ve katılanın vekilinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iadenin kovuşturma aşamasında gerçekleştiği anlaşılmakla TCK'nın 168/4 maddesi yollamasıyla TCK'nın 168/3 2 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/3 oranında indirim yapılmış, hükmedilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilerek cezasından TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası belirlenmiş, sanık hakkında belirlenen hapis cezasının miktarı nazara alındığında yasal şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen CMK'nın 231 ve seçenek yaptırımlara çevrilme ve ertelemeyi düzenleyen TCK'nın 50, 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar" verilmiştir.
IV. GEREKÇE
- Sanığın Eylemi Gerçekleştirdiği Sırada Uyuşturucu Krizinde Olması Nedeniyle Ceza Ehliyetinin Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
5237 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal düzenleme doğrultusunda iradi olarak kullandığı uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen sanığın kusur yeteneğinin var olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; sanığın aşamalarda alınan ikrar niteliğindeki beyanları, iş yeri kamera görüntülerine ait cd çözümleme ve muhafaza altına alma tutanağı, teşhis tutanağı, yakalama, muhafaza altına alma, üst arama ve teslim tutanağı, müştekilerin aşamalarda alınan istikrarlı beyanları ve dosyada bulunan diğer delillerden sanığın yağmaya yönelik eyleminin sabit olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık Hakkında 149/1 a d Maddelerinin Uygulanmasının Hatalı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanığın Sincan ilçesi Mustafa Kemal Mahallesi ... No: ... sayılı yerde bulunan ... market isimli iş yerinde kasiyer ...'e bıçak göstermek suretiyle kasadan para alması şeklinde gerçekleşen eylemde, sanığın bıçak gösterme eylemi ile müştekinin kendisine müdahalede bulunması durumunda vücut dokunulmazlığına veya hayatına yönelik bir eylem gerçekleştireceğine dair tehdit kastını ortaya koyduğu, sanığın bıçağın korkutucu etkisinden faydalanmak suretiyle kasada bulunan paraları yağmalayarak iş yerinden ayrıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde iş yerinin yağma suçunun nitelikli hali olarak sayıldığı, herkesin girebileceği bir yer ayrımına kanun metninde yer verilmediği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanığa İsnat Edilen Suçun Unsurlarının Oluşmadığına, İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
a. 5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Tehdit mutlaka sözlü olmayabilir, işaretle, davranış veya hareketler ile de tehdit edilebilir.
b.Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
c. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (A) bendinin birinci paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu, sanığın aşamalarda alınan beyanlarında ikrarda bulunduğu, müştekilerin aşamalardaki anlatımlarının birbiri ile uyumlu olduğu, dosya içerisinde mevcut teşhis tutanağından müşteki ...'nin sanığı kesin olarak teşhis ettiği, parmak izi incelemesi sonucunda sanığın parmak izlerinin iş yerinde bulunan kasa üzerinde buluğu ve dosya içerisinde bulunan diğer bilgi ve belgelerden, sanığın nitelikli yağma suçunu işlediği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/1332 Esas, 2022/545 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:31