Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4709
2024/2329
21 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/3246 E., 2020/1848 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, hakaret
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Hakaret suçuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2019 tarihli ve 2019/664 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 43 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2019/37 Esas, 2019/294 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.10.2020 tarihli ve 2019/3246 Esas, 2020/1848 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın yağma kastı olmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, 150 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, delil bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın katılan ...'in öz oğlu olduğu, suç tarihi olan 20.06.2018 tarihinde sanık ...'nın katılan annesi olan ...'den 6.000,00 TL para istediği, katılanın bu parayı vermek istememesi üzerine sanık ile katılan arasında sabah saatlerinde aralarında evde tartışma çıktığı, bu tartışma esnasında evde sanığın oğlu tanık B.D. ve misafir olarak bulunan tanıklar D. G. ve Z. Ö.'nün bulunduğu, sanık ...'nın ele geçirilemeyen tabancayı katılanın başına dayayarak 6.000,00 TL istediği, katılanın bu durumdan korktuğu, tanık Z.Ö.'nün sanığa engel olup sanığı silahı bırakmaya ve parayı aldıktan sonra eşyalarını toplayıp, evi terk etmeye ikna ettiği ve katılanın tanık Z.Ö.'yü bankaya göndererek 5.000,00 TL para çekip eve geri geldiği, katılanın üzerinde bulunan 1.000,00 TL ve tanığın getirdiği 5.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL'yi sanığa verdiği, parayı alan sanığın annesiyle birlikte oturduğu ikameti eşyalarını toplayarak terk ettiğinin ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Katılanın aşamalardaki değişmez nitelikteki beyanlarını doğrulayan tanıklar D.G. ve Z.Ö.'nün anlatımları dosya içerisinde yer almaktadır.
3.Sanık ile oğlu olan B.K. arasındaki mesajların çıktıları dosya içerisinde yer almaktadır.
4.Katılanın suç tarihinde ATM'den para çektiğine dair hesap ekstresi dosya içerisinde yer almaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin 3. fıkrasında, zincirleme suç hükümlerinin kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında uygulanmayacağı düzenlenmiş olup anılan yasal düzenleme dikkate alındığında; sanığın katılandan 6.000,00 TL parayı yağmaladıktan sonra katılanı tehdit ederek 11.09.2018 tarihine kadar katılandan para istemeye devam ettiği, 11.09.2018 tarihinde sanığın kullanımındaki telefondan katılanın kullanımındaki telefona "Evin tapusunu at şerefsiz, yalancı sürtük, anca insanları kandır sen yalancı it Atki gelmeyeyim oraya", "Avukatını siktirtme bana şerefsiz, iki binlirayı hafta sonu gelip alacam hayatın yalan bak görüşeceğiz seninle adi kaltak ya da hesap numarası vereyim oraya gönder yemezler yalanlarını rezil ettin beni cümle aleme ben de bu hayatımın ve yaşadıklarımın bedeli olarak seninle hesaplaşacağım" şeklinde mesajları göndererek katılanı tehdit etmek suretiyle para almaya çalıştığı dosya içerisinde yer alan mesaj tutanakları ile sabit olup bahse konu sanık eylemlerinin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2019 tarihli ve 2019/664 No.lu iddianamesine de konu edildiği halde sanık hakkında yukarıda izah edilen yasal düzenleme uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağından ek savunma hakkı verilerek sanığın yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun unsurlarına, vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde gerekçe bölümünün birinci paragrafta açıklanan eleştiri dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.10.2020 tarihli ve 2019/3246 Esas, 2020/1848 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün (1) nolu paragrafında izah edilen eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:12