Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6082

Karar No

2024/2319

Karar Tarihi

21 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/163 E., 2022/932 K.

SUÇLAR: Birden fazla kişi tarafından silahla yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi ret, kısmi onama

İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1 Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/414 Esas, 2021/563 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın mağdura karşı silahla, fikir ve eylem birliği içerisinde birden fazla kişi ile müşterek fail sıfatıyla yağma suçunu işlediği sabit görülmekle, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrasının uygulanmasına, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanığın üzerine atılı, cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca cezasında bir kat artırım yapılarak 6 yıl hapıs cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/163 Esas, 2022/932 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Eksik inceleme yapıldığına, sanığın yardım eden sıfatıyla yargılanması gerektiğine, sanık hakkında ceza tesis edilirken alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin açıklanması gerektiğine, soyut ikrara dayanılarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, fotoğraf teşhisinin usule uygun olmadığına İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Mağdur aşamalarda alınan birbiriyle tutarlı beyanında, olay tarihinde şirkete ait araç ile Akyurt ilçesini geçtiği sırada seyir halinde iken Tekebeli mevkiinde durduğunu, telefonu ile bazı notlar aldığı sırada başlarında bere olan yüzlerinde kar maskesi gibi kahverengi ya da yeşil tonlarında bereye benzer bir şey bulunan 2 şahsın ellerinde ayrı ayrı silahlar bulunduğu halde araçtan inmesini istediklerini, hemen araçtan indiğini, kendisine polis olduklarını söyleyerek "tabanca nerede" diyerek üst üste sorular sorup paniklemesine sebep olduklarını, daha sonra polis olmadıklarını anladığını, yüzlerinde olduğunu söylediği kar maskesinin yarım olduğunu, sadece başlarını kapattığını, yüzlerinin açık ve kesin göründüğünü, kendisini silahla bulundukları yerden tepenin arkasına götürdüklerini, kollarını ve ayaklarını da bağladıklarını, araçta bulunan cüzdanını ve telefonunu aldıklarını, herhangi bir darp eyleminde bulunmayıp kendisini sadece ittiklerini, kendisini o halde bırakıp aracını da alarak gittiklerini, elini ve ayağını çamaşır ipi ile bağladıklarını ancak çok sıkı olmadığından çözebildiğini, aynı yıl 1 2 ay sonra gazetede bir haber gördüğünü, Çankaya ilçesindeki bir gasp olayına ilişkin olduğunu, yakalanan faillerin fotoğraflarında sanık ...'in fotoğrafını gördüğünü, sanık ...'ı ise görür görmez teşhis ettiğini, mahkeme huzurunda beyanı alınan mağdura huzurda SEGBİS ile bağlantı kurularak yaptırılan teşhiste mağdurun, olay tarihinde kendisini yağmalayan sanıklardan birinin sanık ...'e benzediğini, soruşturma aşamasındaki teşhisini kabul ettiğini, sanığın sağ bıyık hemen üzerinde gözüken et beni/ben halen bulunup bulunmadığı ya da öncesinde bulunup da herhangi bir operasyon ile ya da doğal yollarla ortadan kalkıp kalkmadığının tespiti amacıyla rapor düzenlenmesinin istendiği, alınan raporda sanığın 27.05.2019 tarihinde sağ yanak fibrom/nevüs tanısı ile parça alınması olduğu tespit edildiği; sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesi, mahkeme huzurunda karar duruşması hariç savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediğini, olay tarihinde 2009 yılında Akyurt ilçesi civarına hiç gitmediğini, hayatı boyunca beni ya da başkaca Allah'ın verdiği herhangi bir şeyi operasyonla aldırmadığını, yüzünde hiçbir zaman ben olmadığını ifade ettiği, karar duruşmasında ise hakkında alınan raporun tespiti üzerine önceki savunmalarının aksine hatırladığı kadarıyla 3 4 sene önce sağ bıyığının üzerinde bir et beni olduğunu ve aldırdığını, bu sebeple tanzim edilen rapora bir diyeceği olmadığını, dava konusu eylemi yaptığını, ancak mağdurun bir kuruş parasını, herhangi bir şeyini almadığını, yanında da ölen ... ve ... isimli arkadaşlarının olduğunu, ...'nın hayatta olduğunu savunduğu görülmekle; mağdurun sanığa ait soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki teşhisi, bu teşhisi destekler kovuşturma aşamasında sanığa ait 12.11.2021 tarihli Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporu, sanık ve mağdur arasında daha önce tarafların arasında herhangi bir tanışıklık veya husumet bulunmadığının görülmesi, mağdurun kredi kartı için 09.03.2009 tarihinde kayıp başvurusunda bulunduğunun banka cevap yazısından tespit edilmesi, olay tarihinde ve olay saatine yakın bir zaman diliminde mağdurun ifadesinde belirttiği üzere ... tarafından arandığının, baz bilgilerinin ise ... köyü Akyurt/Ankara olduğunun İletişim Tespiti (HTS) kayıtlarından anlaşılması, kolluk olay yeri inceleme ekibi tarafından olay yerinde yapılan incelemelerde olay yerinde mağdurdan farklı ayak izlerinin bulunduğunun ve mağdurun diz çöktürülmesi nedeniyle diz izlerinin mevcut olduğunun tespit edilmesi, sanığın aşamalarda alınan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olarak çelişkiler barındırması ve ayrıca karar duruşmasında üzerine atılı suçlamaya ilişkin açık ikrarının bulunması bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın mağdura karşı silahla, fikir ve eylem birliği içerisinde birden fazla kişi ile müşterek fail sıfatıyla yağma ve silahla birden fazla kişi ile müşterek fail sıfatıyla cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit görülerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanığın diğerleri ile birlikte birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiş bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Nitelikli yağma suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, mağdurun beyanı, sanığın savunmaları, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

1 Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Hükmolunan Mahkûmiyet Kararına Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde;

Sanık hakkında hükmolunan cezanın, miktarı itibarıyla 5271 sayılı Yasa'nın 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,

2 Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Hükmolunan Mahkûmiyet Kararına Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/163 Esas, 2022/932 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkişiyiv.süreçreddinesilahlakişihükmünfazlatemyizyoksunistemininsegbistarafındanyağmahürriyetindenhukukîolgularonanmasınasebeplerigerekçeesastanbirdenreddikılma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim