Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5680

Karar No

2024/2133

Karar Tarihi

19 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1329 E., 2021/1556 K.

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/489 Esas, 2021/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 149/1 a c d, 35, 53/1, 58/6 ncı maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

  2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/1329 Esas, 2021/1556 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Adil yargılanma hakkının sanığın elinden alındığına, olayda yağma suçunun unsurlarının olmadığına, sanıkta yağma kastının bulunmadığına, tanıkların kollukta alınan ifadeleri avukatsız alındığı gibi, sanığın tanıkların kolluktaki ifadelerini doğrulamadığına, bu nedenle tanıkların hakimlikte verilen ifadenin esas alınması gerektiğine, yine kolluktaki tanık anlatımlarında çelişkiler bulunduğuna, müvekkili sanığın ve diğer sanıkların kolluk beyanı ve mahkeme beyanında katılana yönelik herhangi bir cebir, tehdit hakareti olmadığı gibi herhangi bir para veya mal talebide olmadığına, bu hususun tanıklar tarafından da mahkeme esnasında açıkça dile getirildiğine,

  2. Katılan ile sanık arasında husumet bulunduğuna, katılanın soyut beyanları dışında müvekkilinin para vb. istediğine dair delil bulunmadığına, delil yetersizliğine, taraflar arasında ticari bir alacak meselesi olduğuna, müvekkili ile şikâyetçi arasında hakaret dosyası bulunduğuna, bu husumet nedeni ile şikayetçinin atfı cürümde bulunma ihtimali çok yüksek olduğuna, şikâyetçinin beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, kabul edilmemekle birlikte, müvekkilin birlikte bir an için arabasını istediği düşünülse dahi ortada bir hukuki ilişki olduğu mahkemece kabul edildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi gereği müvekkilinin arabasını veya ücretini isteyebilecekken onu dahi yapmadığına, sadece arızalı arabayı neden otoparktan sanayiye götürdüğünü sorduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin değerlendirilmediğine, müvekkilinin aşamalarda değişmeyen beyanlarında para talep etmediğine, aracını talep etmediğine, sadece arızalı arabayı neden otoparktan sanayiye götürdüğünü sorduğuna, müvekkilinin beyanlarının ses kaydı ve tanık anlatımları ile desteklendiğine,

  3. Kabul etmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte olsa dahi katılanın olayın gerçekleştiği yere rızası ile gittiği, kendi aracına rızası dahilinde bindiğine, olay sırasında yağma ve ilgili suçları kabul etmemekle birlikte yağmaya maruz kaldığı iddia edilen süre dışında sanıklar tarafından zorla alıkonulduğuna ilişkin hükme esas alınabilecek kesin ve somut hiçbir delil elde edilemediğine, 5271 sayılı Kanun’un 223/2 e maddesi uyarınca sanıkların cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerektiğine,

  4. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin gerekçe gösterilmeden uygulanmadığına,

  5. Katılanın sicil kaydı incelenmediğine, katılanın rüşvetten, dolandırıcılıktan, iftiradan birden fazla dosyası bulunduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Sanık ...'ın olay tarihinden önce ... isimli şahıstan üzerinde çalıntı şerhi ve yakalama olduğu için resmiyette üzerine alamadığı Renault marka aracı haricen satın aldığı, bu aracın aynı zamanda arızasının bulunduğu, araç üzerindeki yakalama işlemlerinin çözülmesine kadar muhafaza etmesi için aracın katılana teslim edildiği, aracın katılanda bulunduğu süre içerisinde polisler tarafından yakalamalı olduğu için çekici ile alınarak bağlandığı, aracın bağlanmasından katılanı sorumlu tutan sanık ile katılan arasında aracın bedelinin ödenmesi noktasında anlaşmazlık çıktığı, olay tarihinde katılan ...'in ... Oto Döşeme isimli iş yerinde bulunduğu sırada sanıklar ..., ... ve ...'in katılanın burada olduğunu görerek katılanın yanına geldikleri, zikredilen sanıkların burada fikir ve eylem birliği içinde katılanı darp ettikleri, sanıkların ayrıca katılanı darp ettikleri sırada silah niteliğine haiz kemerle katılanın boğazını sıktıkları, katılana silah gösterdikleri ve adli muayene raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, sanık ...'ın bu sırada darp ettikleri katılandan "arabamın parasını vereceksin, 100 milyarı vereceksin seni yakalayamam mı sandın.." şeklinde sözlerle para istediği, tanıklar A. A., A.G., S. D.'nin işyerine üç kişinin geldiğini, S. D.'nin olay yerine sonradan gelen kişilerin 5 10 dk kaldıktan sonra gittiklerini beyan etmeleri, katılanın mahkeme huzurundaki "... bu olaylardan sonra içeriye girdi,bana herhangi bir darp eylemi olmadı,sadece alaycı sözler söyledi"şeklindeki beyanı, yine sanıkların da üç kişi oldukları yönündeki beyanları dikkate alınarak ...'ın 5 10 dk kaldıktan sonra olay yerinden ayrıldığı, olay yerine sonradan gelen ve sanıklardan önce olay yerinden ayrılan ...'ın iddianamede belirtildiği şekilde gözcülük yaptığı ve diğer sanıkların eylemlerine iştirakinin olduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil elde edilemediği, zira sanık ...'ın da katılanın, ...'la hareket ettiğini ve aracı ...'la birlikte tamir için sanayiye götürdüğünü belirtmesi üzerine tarafları yüzleştirmek amaçlı sanık ...'i çağırdığını beyan ettiği, sanık ...'ın beyanının sanık ... beyanları ile aynı doğrultuda olduğu değerlendirilmiştir. Sonrasında katılanı iş yerinden çıkarmak isteyen sanıklar ..., ... ve ...'in katılana ait araca binmek istedikleri, katılanın arka koltuğunda bebek koltuğu olması üzerine, sanık ...'ın katılanın yanına oturduğu, diğer sanıklar ... ve ...'in ise kendilerine ait araçla katılanın aracını takip ettikleri, bu şekilde iki aracın peş peşe Kayseri Şehir merkezinde seyir halinde olduğunun mobese kameralarında da sabit olduğu, araç içerisinde seyir halindeyken sanık ...'ın katılana tokat atarak "bu parayı senden alacağım, sana neler yapacağım, sike sike bu parayı vereceksin..." vb sözler ile tekrar para istediği, sanık ...'ın "iki gün sonra geleceğim benim işimi çöz..." diyerek katılanın kullandığı araçtan havaalanı yolu ... benzin istasyonu yakınlarında inerek arkadaki diğer sanıkların bulunduğu 38 .. ... plaka sayılı araca binerek uzaklaştığı, olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

  2. Katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanı, dava dosyasında mevcuttur.

  3. Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.

  4. Katılanın yaralanmasına ilişkin rapor dosya arasında mevcuttur.

  5. Tanıklar A. A.'nın, A.G.'nin, S. D.'nin, A. C.'nin, O. Y.'nin, N. D. İ.'nin beyanları, dava dosyasında mevcuttur.

  6. Kolluğun düzenlediği 02.07.2020 tarihli, 09.07.2020 tarihli fotoğraf teşhis tutanakları, 06.07.2020 tarihli kamera görüntü izleme tutanağı ve diğer tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

  7. Temyiz dışı diğer sanıkların beyanları dava dosyasında mevcuttur.

  8. Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Somut olayda, sanığın olay tarihinden önce ... isimli üçüncü bir şahıstan üzerinde yakalama olduğu için resmiyette üzerine alamadığı 06 ... .. plaka sayılı aracı haricen satın aldığı, bu aracın aynı zamanda arızasının bulunduğu, araç üzerindeki yakalama işlemlerinin çözülmesine kadar muhafaza etmesi için aracın katılana teslim edildiği, aracın katılanda bulunduğu süre içerisinde polisler tarafından yakalamalı olduğu için çekici ile alınarak bağlandığı, aracın bağlanmasından katılanı sorumlu tutan sanık ile katılan arasında aracın bedelinin ödenmesi noktasında anlaşmazlık çıktığı, olay tarihinde katılanın ... Oto Döşeme isimli iş yerinde bulunduğu sırada sanık ... ve beraberindeki diğer sanıklar ..., ..., ... ve henüz kimliği belirlenemeyen iki şüphelinin katılanın burada olduğunu görerek katılanın yanına geldikleri, sanıklardan ...'nın içeri girer girmez elindeki kemer ile katılanın boğazını sıkarak ellerinden tuttuğu, diğer sanıklar ... ve ...'in katılanı burada tekme ve yumruk atmak suretiyle darp ederek adli muayene raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, sanık ...'ın katılana hitaben "arabamın parasını vereceksin, 100 milyarı vereceksin seni yakalayamam mı sandın..." diyerek katılandan para istediği iddia olunmuş ise de;

Alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ıspatının beklenilmemesi gerekir. Çünkü Cezanın delil anlayışı ile Hukukun delil anlayışı ve kabulü farklıdır. Hukukta şekli gerçeklik hakimdir. Daha ziyada iddia ve ıspata dayanan delil sistemi geçerli olup taraflarca ileri sürülmeyen iddia ve delillerin davanın kabulunde esas alınamayacağı bir gerçekliktir. Oysa Cezada maddi hukuka dayanan bir kabul söz konusudur. Taraflar idda etmese, savunmasa bile maddi gerçeklik her türlü delil incelenip kabulde esas alınmaktadır. Bu nedenle mutlaka hukuka göre ıspat şartı aranmamaktadır.

Dosyaya yansıyan ifadeler ve delillere göre taraflar arasında hukuki ibir ilişki ve alacak borç miktarı konusunda bir tartışmanın varlığı anlaşılmaktadır. Bu durum bile hukuki ilişkiden doğan alacağın kabulü için yeterli olabilir. Bu kabulde sadece katılanın "borcum yok" demesi de tek başına yeterli olmayacaktır. Katılan "herhangi bir borcum yoktur" dese bile dinlenen tanıklar, yazışmalar vs ile sanıklar ile katılan arasında hukuki bir ilişki olduğunu ve bu ilişki nedeniyle bir araya gelip hesap yaptıklarını anlaşamadıklarını vs gösterir nitelikte ise katılanın borcum yok demesine itibar edilmeyip hukuki ilişkinin varlığı kabul edilmelidir.

Ayrıca şüpheden sanık yararlanır kuralı ceza yargılamasının en temel kurallarındandır. Yargıtayda yıllardır istikrarlı şekilde bu durumu uygulamaktadır. Hukuki ilişkinin ve borcun varlığı konusunda gerçekten şüpheli bir durum ortaya çıkmış ise şikâyetçi yok dese bile sanık lehine yorumlamak uygun olacaktır.

Kısaca özetlersek taraflar arasında soyut ve kendini kurtarmaya yönelik hukuki alacağı isteme iddiasını aşan boyutta bir hukuki ilişki olduğu anlaşılabiliyorsa bunun ispatı hukuki kaidelerine göre ayrıca değerlendirilecektir. Ancak dosyaya yansıyan tüm verilere göre ciddi şekilde ortaklık ve alacak iddiası olduğu, kuru bir iddianın ötesinde ise sanığın eyleminin sabit görülmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinde düzenlenen alacağının tahsil amacıyla cebir tehdit hükmünün uygulanması gerekir. Burda bir hukuk mahkemesi gibi ıspat şartı aranmamalıdır.

Birde alacak zamana yayılmış ve sürekli alıp vermeden kaynaklanan bir alacak ise kuruşu kuruşuna alacak miktarını tespit etmek mümkün olamayacağından, sanığın alacağını almak için hareket ettiği ve aldığı kanaati oluşturacak bir değeri de uygulamak için kabul etmelidir. Yani borçlu kanunen alacağı olduğu ve onu aldığı kastıyla hareket etmiş ise sonradan hesaplanan alacak borç arasında çok fahiş bir fark olmadığı takdirde 150/1. fıkra uygulanmalıdır.

Somut olayda;

Sanığın satın aldığını beyan ettiği aracın İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki hacizli yakalama kararından dolayı 17.10.2018 tarihinde kolluk tarafından otoparka çekilerek muhafaza altına alındığı, ...'ın kolluktaki beyanında bu araç satışından dolayı dolandırıcılık suçlamasından yargılanarak ceza aldığını beyan ettiği, görülmekle, bu icra dosyasının getirilip incelendikten sonra taraflarının kim, takibe konu borcun nedeninin ne olduğu, ...'ın yargılandığı ceza dava dosyasının getirtilip incelenerek, bahse konu araç satışından dolayı şikayetçi ile sanık ... arasında hukuki ilişkiden kaynaklı alacağını almak amacıyla cebir/ tehdit uygulanıp uygulanmadığının tartışılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle nitelikli tehdit suçundan hüküm kurulması gerekip gerekmediği hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/1329 Esas, 2021/1556 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yağmakarartemyizhukukîv.süreçolgularsebeplerigerekçebozulmasınanitelikli

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim