Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/15320

Karar No

2024/1975

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/19 E., 2021/181 K.

SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle;

Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.02.2014 gün ve 2013/678 2014/98 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'da (5237 sayılı Kanun), 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308 inci maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir. Buna göre, 765 sayılı Yasa'nın 308 inci maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Yasa'nın 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir.

Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.

Faizle para verme işleri ise yetkisi olmayan kişiler tarafından yerine getirildiğinde ceza hukuku açısından suç olarak tanımlanmış ise de kişiler arasında bir alacak verecek ilşikisi doğurduğu da muhakkaktır. Burada önemli olan kurulan bu ilişki sonucu verilen ve alınan paralar arasında makul kabul edilebilecek bir oranın bulunup bulunmadığıdır. Makul ve kabul edilebilir sınırdaki miktarı çok fazla aşan veya borç anlaşıldığı şekilde ödenmiş olduğu halde para veya kaimi olabilecek belge istenmesi ve bunun zor yoluyla alınması halinde artık hukuki bir ilişkinin varlığından söz etmek mümkün olmayacaktır.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelirsek, mağdurun kardeşi tanık ...'ın sanıktan borç para aldığı, söz konusu borcun ödenmemesi üzerine sanığın olaydan yaklaşık 6 7 ay kadar önce mağdura "Senin abini öldürürüm, seni de öldürürüm" şeklinde tehdit etmek suretiyle zorla 10.000,00 TL bedelli senedi kefil sıfatıyla imzalattığı, olay günü sanığın katılanın yanına gelerek alacağını istediği, mağdurun yakasından tutmak ve belinden çıkardığı silahı mağdurun boğazına dayamak suretiyle "Seni öldürürüm" dediği ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı iddiasıyla açılan kamu davasında;

Mağdurun kendisine kefil sıfatıyla zorla senet imzalatıldığı iddiasının, mağdurun kardeşi olan tanık ...'ın "Sanıktan borç olarak 10 adet Cumhuriyet altını almıştım, alırken herhangi bir borç senet vermedim, borç alırken kardeşim ...'ın borçtan haberi yoktur, borcu alırken herhangi bir vade konuşmamıştık, elime ne zaman geçerse o zaman verecektim, verirken de yine eline 10 cumhuriyet altını olarak verecektim, ancak borcu ödeyemeyince sanık ... benden senet vermemi istedi, bu senet isteme olayı borcu aldıktan 3 4 ay sonra oldu, kardeşim ... ile birlikte sanık ...'nın iş yerine gittik burada bize bir senet verdi ve imzalamamızı istedi, senedi ben borçlu olarak kardeşim ... kefil olarak senedi imzaladık, senedin imzalanması sırasında bize herhangi bir baskı zorlama olmadı, kendi hür irademizle bu senedi imzaladık." şeklindeki sanık savunmalarını doğrular şekildeki beyanları karşısında sabit olmadığı, taraflar arasında faizle borç verilmesi ve borç miktarına ilişkin olarak uyuşmazlık bulunduğu, sanığın tanık ...'ın kendisinden 15.000,00 TL tutarında borç alınmış olduğu yönündeki iddiasının tanık ...'ın beyanları ile desteklendiği, ayrıca bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde sanık hakkında tefecilik suçundan Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.12.2018 tarihli ve 2015/5364 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olduğunun görüldüğü, bu haliyle şüpheden sanık yaralanır ilkesi dikkate alınarak sanığın faiz karşılığı borç verdiği olgusuna ilişkin olarak dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, kaldı ki mağdur ve tanık ...'ın beyan ettikleri 10 (On) adet cumhuriyet altını üzerinden kurulan hukuki ilişkinin varlığının kabulü halinde dahi borcun doğduğu tarih ile suça konu senedin düzenlendiği tarih arasında geçen süre ve 10.000.00 TL senet bedeli bakımından, gerçek alacağı makul ve kabul edilebilir sınırdan çok fazla aştığının da kabul edilmeyeceği şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereğince taraflar arasında hukuken geçerli bir alacağın varlığının kabulü gerektiği, yine sanığın aşamalardaki savunmalarında; olay günü mağduru ittirmek suretiyle alacağını istediğini ikrar ederken silahla tehdit olgusunu ise reddettiği, mağdurun silahla tehdit iddialarını doğrular nitelikte tarafsız bir görgü tanığı da bulunmadığından dosya kapsamında sanığın silahla tehdit suçundan cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın mağdurdan alacağını tahsil amacıyla hareket ettiği olayda, eyleminin hukuki alacağı tahsil amacıyla 5237 sayılı Yasa'nın 150/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturduğu, ancak; mağdurun 12.04.2016 tarihli celsede sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında, sanığa 5237 sayılı Yasa'nın 73/6. maddesi uyarınca şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, kabul etmesi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci maddesi uyarınca şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yağmayateşebbüsmahkûmiyetbozulmasınanitelikli

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim