Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4197

Karar No

2024/1746

Karar Tarihi

12 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/675 E., 2019/2587 K.

SUÇ: Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Red

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümleri yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1 Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/167 Esas, 2018/531 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, sanık ... hakkında yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi ve 53 uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.11.2019 tarihli ve 2019/675 Esas, 2019/2587 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumuyet hükmünü kaldırarak sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanıklara yüklenen suçun sübuta erdiğine,

  2. Sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine,

  3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince "... sanık ...’ün eylemleri'nin kendisine ait olmayan sanık ...'e ait olan bir alacağı tahsil amacıyla tehdit eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturacağından sanık ...'ün müştekiye Türk Ceza Kanunu'nun 148/1 maddesi kapsamında yağma suçunu işlediği mahkememizce kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalmış olmasına göre eylemin geldiği aşama, meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi gereğince sanığın cezasından ½ oranında indirim yapılmış, sanığın geçmişi, fiilden sonra ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanık üzerindeki etkisi ve caydırıcılı dikkate alındığından Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi kapsamında takdiri indirim yapılması yönünde mahkememizde kanaat oluşmadığından sanığın cezasından takdiri indirim yapılmamış, sanık ...’in hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını müştekiden tahsil etmek amacıyla sanık ...’ü azmettirerek alacağını tehdit yolu ile almaya çalıştığı, sanık ...’in eylemleri ile Türk Ceza Kanunu'nun 38. maddesi delaleti ile Türk Ceza Kanunu'nun 150/1 maddesi yollaması ile 106/2 c maddesi kapsamında birden fazla kişi ile tehdit suçunu işlediği mahkememizce kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın yargılama sürecindeki iyi hali lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi kapsamında cezasından 1/6 oranında indirim yapılmış, sanığın önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, müştekinin suçtan maddi bir zararının oluşmaması, sanığın kişilik özellikleri ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce kanaat oluştuğundan Türk Ceza Kanunu'nun 231. maddesi gereği sanık hakkında verilen ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanık ... hakkında açılan kamu davasında sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği ve telefonunun diğer sanık ... tarafından bir kere kullanıldığının söylediği, sanık ...’un da bu yönde beyanlarda bulunduğu, sanık ...’ın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin somut bir delil elde edilemediği, soyut iddia dışında sanığı cezalandırmaya yeter şüpheden uzak bir delilin bulunmadığı, sanıklar ... ve ...’in sanıklar ... ve ...’ı azmettirerek müştekinin yağmalanmasına azmettirdikleri iddiasına ilişkin olarak da müştekinin sanıklar ... ve ...’a yönelik soyut beyanı dışında şüpheden uzak bir delilin bulunmadığı, sanıkların ise üzerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri dikkate alındığında sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair şüpheden uzak bir kanaatin oluşmadığı, sanıkların aksi ispatlanamayan ve aşamalardaki savunmasına göre sanıkları cezalandırmaya yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması, sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediği hususunun şüpheden ibaret olduğu, ceza yargılamasının önemli ilkelerinden biri olan şüpheden sanık yararlanır kuralı uyarınca sanığın bu suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun suçun şüpheye yer vermeyecek bir kesinlik ile ispat edilmesine bağlı olduğu, şüpheli ve aydınlatılmamış olayda sanık aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceği, ceza mahkumiyetinin bir ihtimal ile değil kesin ve açık bir ispata dayanması ve bu ispatın teorik de olsa hiç bir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemesi gerektiği, bu kapsamda kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin bir delil bulunmayan somut olayda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlenip işlenmediğinin sabit olmaması sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2 e maddesi gereğince sanıklar ..., ... ve ...’in ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar ..., ... ve ... yönünden bir isabetsizlik görülmediği; sanık ... yönünden "...yapılan yargılama, dosya içeriğinden, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, sanığın müştekiyi cep telefonundan arayarak ve mesaj göndererek tehdit içerikli sözlerle 150.000 TL parayı geri ödemesini istediği ve fakat müştekinin aralarındaki sözleşmeye dayanarak parayı vermediği, böylelikle sanığın yağmaya teşebbüs suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmışsa da sanığın katılan ...'u cep telefonu ile aradığını, konuştuğunu ancak konuşma sırasında tehdit içeren bir söz söylemediğini beyan ettiği, sanığın telefon konuşması sırasında katılanı tehdit ettiğine dair dosyada delil olmadığı, ayrıca dosya içerisinde bulunan mesaj tutanaklarının incelenmesinde de tehdit içeren herhangi bir ibare olmadığı, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesi doğru görülmemiş..." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi maddesi gereğince sanıkların beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye 8. Ceza Dairesinin, 29.11.2019 tarihli ve 2019/675 Esas, 2019/2587 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8, Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

Oy birliğiyle 12.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçkişifazlatemyizbirlikteisteminintarafındanyağmahukukîolgularonanmasınagerekçesebeplerihükümlerinesastanbirdenreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:37

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim