Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/16548

Karar No

2024/161

Karar Tarihi

9 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/334 Esas ve 2021/275 Karar

SUÇ: Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2020/334 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.06.2021'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 30.03.2023 tarihli ve 94660652 105 34 10101 2022 KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 tarihli ve 2023/40886 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB 2023/40886 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"... 6. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın, katılana "200.000,00 Türk liramı ver, yoksa buradan kalkmam, senedi süresinde ödemezsen bunun hesabını sorarım" demek suretiyle atılı suçu işlediği takdir ve kabulü ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, anılan ifadeden sanığın katılanı malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağı veya sair bir kötülük edeceği anlamının çıkartılamayacağı, kaldı ki senedin katılan tarafından ödenmemesi üzerine alacaklı durumunda olan sanık tarafından yalnızca icra takibi başlatıldığı, herhangi bir hukuka aykırı yola tevessül edilmediği halde, icra takibini müteakip katılan tarafından tehdit edildiğinden bahisle şikayette bulunulması üzerine, inceleme konusu davanın açıldığı nazara alındığında, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde,

Kabule göre de,

Tanık olarak dinlenen H.K.'nin olay sırasında tarafların yanında olduğunu, taraflar arasında tehdit içeren bir konuşmanın geçmediğini beyan etmesi, ofis çalışanı diğer tanık D.B.'nin olay günü odadan gürültülü sesler geldiğini, ancak ofiste genelde bu tarz görüşmeler yapıldığını, her zamanki iş görüşmeleri gibi olduğunu, ne konuşulduğunu bilmediğini ifade etmesi karşısında, atılı suçun işlendiğine ilişkin katılanın iddiası dışında dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, buna karşın katılanın da kabul ettiği üzere sanığın katılandan alacaklı olduğu, yani taraflar arasında hukuki ihtilaf bulunduğu da dikkate alındığında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatı yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

  1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;

“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”

Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

  1. İnceleme konusu olayda; ... 6. Ağır Ceza Mahkemesince hükümlünün, katılana "200.000 TL parayı ver, yoksa buradan kalkmam, senedi süresinde ödemezsen bunun hesabını sorarım" demek suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sarf edilen bu sözlerden hükümlünün katılanı malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağı veya sair bir kötülük edeceği anlamının çıkartılamayacağı, kaldı ki senedin katılan tarafından ödenmemesi üzerine alacaklı durumunda olan hükümlü tarafından yalnızca icra takibi başlatıldığı, başkaca herhangi bir hukuka aykırı yola tevessül edilmediği halde, başlatılan icra takibinin ardından katılan tarafından şikayette bulunulması üzerine hükümlü hakkında inceleme konusu işbu davanın açıldığı nazara alındığında, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine, yazılı şekilde karar verilmesi,

  2. Kabule göre de;

Tanık olarak dinlenen H.K.'nin olay sırasında tarafların yanında olduğunu, taraflar arasında tehdit içeren bir konuşmanın geçmediğini beyan etmesi, ofis çalışanı diğer tanık D.B.'nin olay günü odadan gürültülü sesler geldiğini, ancak ofiste genelde bu tarz görüşmeler yapıldığını, her zamanki iş görüşmeleri gibi olduğunu, ne konuşulduğunu bilmediğini ifade etmesi karşısında, atılı suçun işlendiğine ilişkin katılanın iddiası dışında dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, buna karşın katılanın da kabul ettiği üzere hükümlünün katılandan alacaklı olduğu, yani taraflar arasında hukuki ihtilaf bulunduğu da nazara alındığında, "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" gereğince sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2020/334 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

  3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;

Sanığın hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün tamamen ortadan kaldırılması ve yerine;

"Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince sanığın BERAATİNE,"

Şeklinde yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

beraatine"tehditkararhukukiyararınagerekçemahkûmiyetkanundayananalacağınistemamacıylabozulmasınailişkiyekabulünetahsilibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim