Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/21274

Karar No

2024/1493

Karar Tarihi

7 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/3600 E., 2023/2761 K.

SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

  1. Sanık hakkında birden fazla kişi ile silahla tehdit suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden; sanığın temyizinin, hakkında kurulan beraat kararlarının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararları temyiz etmesinde de hukuki yararı bulunmadığı bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki vaki temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

  2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden ilk derece mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

  3. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2022/761 Esas, 2023/441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.a c d, 168/3, 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğu; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 109/3 a b f, 110, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile hak yoksunluğu; nitelikli tehdit suçundan aynı sayılı Kanun'un 106/2 a c, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğu; 58 inci madde uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/3600 Esas, 2023/2761 Karar sayılı karar ile sanık hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Nitelikli tehdit suçundan verilen hüküm yönünden, sanığa atılı eylemin ayrıca nitelikli tehdit suçunu oluşturmadığı gerekçesiyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2 a maddesi uyarınca beraat kararı verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Sanığın, mağdurun uğradığı zararın giderilmesi ve olay nedeniyle şikâyeti bulunmaması gözetilerek beraat kararı verilmesi gerektiği, sanık müdafinin, sanık hakkında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiği, hakkında tefrik kararı verilen diğer sanığın beyanları tespit edilmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Şikâyetçi ile sanıkların tanış oldukları, şikâyetçinin sanık ...'yı çalıştığı tekstil firmasının eski çalışanı olduğundan bildiği, olay günü sanıkların şikâyetçiyi bulundukları ikametgaha çağırdıkları, eve giden şikâyetçinin içeri girmesinden sonra kapıyı kilitledikleri, kendisinden para istedikleri, şikâyetçinin parası olmadığını söylemesi üzerin sanık ...'nın elindeki bıçak ile şikâyetçiyi darp ettiği ve zorla şikâyetçinin cep telefonunu aldığı, şifresini öğrenerek şikâyetçinin kız arkadaşı ile olan fotoğrafını kendi cep telefonuna gönderdiği, her iki sanığın da şikâyetçiyi darp ettikleri, akabinde şikâyetçiyi "seni burada öldürürüz, kimse bilmez, o yüzden bu olayın olduğunu kimse bilmesin" şeklinde tehdit ettikleri ve şikâyetçinin olay yerinden ayrıldığı, bu şekilde sanık yağma suçunu işlediğinin kabul edildiği görülmüştür.

  2. Sanık olay günü hakkında dosyası tefrik kararı verilerek başka esasa kaydedilen sanık ...'ın yanında olduğunu, sanık ...'ın, mağdur ...'i elinde bulunan sallama diye tabir edilen büyük bıçakla darp ederek telefonunu aldığını, mağduru tehdit ettiğini, kendisinin yalnızca mağdurun videosunu çektiğini, başkaca eylemlere dahil olmadığını, gerçeğin bu şekilde olduğunu belirterek beraatini talep etmişse görülmüştür.

  3. Mağdur ...'in mahkememizde alınan beyanında: "Ben Türkçe biliyorum. Tercüman talebim yoktur. Sanık ...'nın savunmalarına katılmıyorum. Beni darp edip telefonumu diğer sanık ile birlikte beraber aldılar. Sallama diye tabir edilen bıçak ...'nın elindeydi. Ben karakolda vermiş olduğum beyanımı aynen tekrar ederim. Her iki şahıs beni darp etti. Tehdit edip zorla telefonumu aldılar. Sanık suçtan kurtulmak için doğruları söylemiyor. Bıçak sanık ...'nın elindeydi. Beraber bu eylemi işlediler. Ancak zararım giderildiği için şikayetçi değilim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

  4. Dosya arasında 25.12.2021 tarihli teşhis tutanağına göre mağdur sanık ...'yı kesin ve net olarak teşhis etmiştir.

  5. Mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmış olduğuna ilişkin adli rapor dosya arasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, mağdurun ve şikâyetçinin beyanları, sanığın kısmen ikrar içeren savunması dosya arasında mevcut diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanığın suç işleme tarzı, herhangi bir samimi pişmanlığının olmayışı, güncel adli sicil kaydı ve mükerrirliği ile ortaya çıkan ıslah olmaz sabıkalı kişiliği ve lehine takdiri indirim nedeni olabilecek bir hususun tespit edilememiş olması ve hakkında uygulama koşullarının oluşmadığı düşüncesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

I. Sanık Hakkında Birden Fazla Kişi İle Birlikte Silahla Tehdit Suçundan Verilen Beraat Hükmünün Temyiz İncelemesinde;

Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle, sanığın birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmünün Temyiz İncelemesinde;

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

III. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Verilen Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 31.10.2023 tarihli ve 2023/3600 Esas, 2023/2761 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkişiyisüreçv.reddineistemlerininhükmünyoksuntemyiznitelikliyağmahürriyetindenhukukîolgularonanmasınasebeplerigerekçeesastanreddikılma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim