Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4315
2024/1418
6 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/839 E., 2020/871 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Düzeltilerek başvurunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2018/656 Esas, 2019/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mala zarar verme suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
-
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2018/656 Esas, 2019/370 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2019/3112 Esas, 2019/1864 Karar sayılı kararı ile;
"İsnat olunan yağma eylemi dahilinde silah çekilmesi ve tehditte bulunulması nedeniyle tehdit suçundan ihbarda bulunulamayacağı, kabule göre mahkemece ek savunma alınmak suretiyle bu suç ile ilgili dahi hüküm kurulması gerekirken bu husus gözetilmeden karar verilmesi suretiyle CMK'nun 289/1 e maddesine muhalefet edildiği anlaşıldığından CMK'nun 280/1 d maddesi gereği hükmün bozulmasına,
Yine kabule göre;
Sanıkların davaya konu eylemin gerçekleştiği siteden henüz çıkmamış olup böylece almış oldukları malların ziliyetliğini henüz kazanamamış olduğu aşamada yani hırsızlık suçu yönünden suç henüz tamamlanmamışken sanıklarca çalıntılarla beraber kaçabilmek maksadıyla güvenlik görevlilerine silah çekilmesi şeklinde gerçekleşen eylem ile ilgili yağma suçunun hangi nedenle oluşmamış kabul edildiğinin mahkemece gerekçeli kararda gereği gibi açıklanmaması,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2019/579 Esas, 2019/674 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan karar verilmesine yer olmadığına ve mala zarar verme suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 5271 sayılı Kanun' un 283 üncü maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı bulunduğundan yağma suçundan neticeten 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.06.2020 tarihli ve 2020/839 Esas, 2020/871 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "Dosya kapsamına göre yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalmayıp tamamlanmış olmasına rağmen; teşebbüs hükümlerinin uygulanması hatalı olmuş ise de; aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu hususta işlem yapılmamıştır... Hükmün 2. bölümünün 6. Paragrafında yer alan; "İstinaf yoluna sadece sanık müdafi başvurduğundan CMK'nun 283.maddesi gereğince yeniden verilecek hüküm önceki hükümle verilecek cezadan ağır olamayacağından sanığın yağma suçundan neticeten 6 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, " bölümünün hükümden çıkarılarak,
Yerine; "CMK'nun 283/1.maddesi gözetilerek hüküm sadece sanık müdafii tarafından istinaf edilmiş olmakla aleyhe hüküm verme yasağı dikkate alınarak CEZANIN 6 YIL 6 AY HAPİS CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZINA" bölümünün eklenerek,
Düzeltilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükme ilişkin olarak istinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1 a maddesi uyarınca Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine" karar verilmiştir.
5.Tebliğnamede "Sanığın kazanılmış haklarının infaza ilişkin olarak belirlendiği, infazda kazanılmış hak ilkesinin uygulanamayacağı anlaşılmakla sanığın infaz etmesi gereken miktarın 8 yıl 6 ay olarak belirlenmesi gerekirken yapılmaması,
Yasaya aykırı olduğundan, hükmün CMUK’nun 321 nci maddesi gereğince BOZULMASI, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı yasanın 322 nci maddesi uyarınca, BAM'ın kararının dördüncü paragrafının hükümden çıkartılarak ve Cezanın 6 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına kısmındaki 6 yıl 6 ay kısmının çıkartılarak yerine 8 yıl 6 ay ibaresi yazılarak düzeltilmek suretiyle hükmün onanması," şeklinde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli olmadığına, olayın hırsızlık olduğuna, teşhisin usule uygun olmadığına ve tek başına mahkumiyete yeterli delil olmadığına, bilirkişi raporunda ayırtedici eşkal özeliklerinin mukayese için yeterli olmadığının müşahade edildiğinin belirtildiğine, sanığın braatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesince, "sanık ...'ın katılan ...'a karşı konutt kendisi ve iki kişi ile daha beraber birden fazla kişi ile birlikte henüz apartmanın eklentisinden çıkamadığından hırsızlık suçunun tamamlanmadığı ve güvenlik görevlisine gösterdikleri silahla tehdit şeklinde gerçekleşen yağma eyleminin unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından," sanığın nitelikli yağma suçundan cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
2.Olaya ilişkin tanık beyanı tespit edilmiş, tanık sanığı soruşturma aşamasında ve kovuşturmada teşhis etmiştir.
3.Olaya ilişkin olay yeri tespit tutanağı, görüntü izleme ve tespit tutanağı düzenlenmiş, görüntülerle sanığın fotoğraflarının karşılaştırılmasına ilişkin bilirkişi raporu alınmıştır.
4.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Hukuki Süreç bölümünün 4 numaralı paragrafında belirtilen şekilde başvurunun düzeltilerek eastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinin tüm evraklardan 07.11.2018 tarihli, saat 16.40 olduğu sehven 08.11.2018 olarak gösterildiği bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edildiğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malın zilliyetin rızası olmadan cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun' un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un madde 148 “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. Madde gerekçesinde de “...Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir...” şeklinde dahada açıklık getirmiştir. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalı ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun malın alındığını görmesi veya en azından sanığın mallarını almak istediğini anlaması veya bilmesi gerekir.
Yağmada amaç malın alınmasıdır. Bu amaca ulaşmak için araç hareketler ise cebir veya tehdit uygulanmasıdır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Aralarında amaçsal ilişki vardır. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. (Benzer görüşler için bkz. Gökçen Ahmet vd mal varlığına karşı suçlar Adalet Ankara 2018 age s. 74, Özgenç İzzet türk Ceza Hukuku Genel Hükümler 17. baskı Seçkin Ankara 2021 ağe. s 168 vd, Tezcan/Erdem/Önok age s. 704, Koca/Üzülmez TCK Genel Hükümler seçkin 9. Baskı age s. 583)
Cebir veya tehdit kullanılması malın alınmasında araç olarak kullanılması yağma suçunun ayırıcı unsurudur. Dolayısıyla iki hareket arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Yani malın alınması kullanılan cebir veya tehdidin sonucu olmalıdır. kullanılan cebir veya tehdit mağduru malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılacak düzeyde olmalıdır. Teslim mecburiyeti yaratmayan cebir veya tehdit suçun oluşumu bakımından yeterli değildir. Kullanılan zor ile malın alınması arasında nedensellik ilişkisi yoksa (sebep sonuç) fail yağma suçundan cezalandırılmaz. (benzer görüşler için bkz. Özbek, /Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku özel hükümler 13. bası Ankara age 657, Gökçek vd age s.88)
Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır.
Yağmanın iki seçimlik hareketinden birisi olan cebir malın alınmasına yönelik olarak yapılması gerekir. Diğer suçlardan ayıran özelliklerinden birisi de budur. Cebir malı almaya yönelik değil de başka bir amaçla yapılıyorsa eylem yağma suçunu oluşturmaz. Mesela konut veya işyerine girmek isteyen birine karşı konulması halinde mağdura yönelen cebir eylemi yağmaya dönüştürmez. Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur. Bunun gibi bir mal almaya yönelik olmayan cebir eylemi yağmaya dönüştürmeyecektir. Mesela cinsel istismara karşı koyan mağdura uygulanan cebir de olduğu gibi. Bu gibi durumlarda yağma değil cebren cinsel saldırı suçları oluşacaktır. (Benzer görüşler için bkz. Artuç mal varlığına karşı suçlar adalet 2011 age s.231, Gökcan/Artuç age s.5348)
Doğrudan malı almaya yönelik olmayan zor eylemi yağmaya dönüştürmez. Mesela başka nedenle kavga ettikten sonra giderken mağdurun mallarının alınması halinde yağma değil gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Cebir veya tehdidin cezasına ilave olarak hırsızlıktan ceza verilmelidir. Ancak bura da dikkat edilmesi gereken husus mağdurun malın alındığını görmemesi gerekir. Eğer mağdur malın alındığını gördü ama az önce uğradığı saldırının etkisi ve korkusu ile kendisini savunamayacak durumda, direnci kırılmış olduğu için müdahale edemeyecek durumda ise artık yağma oluşacaktır.
Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır ve bu cebrin mal alma tamamlanmadan önce yapılması, malın bu cebir veya tehdidin etkisiyle alınmış olmasıdır.
Kişinin kastı iç dünyasında meydana geldiğinden niyet okuyuculuk yapılamayacağından kastını tespit için dış dünyaya yansıyan ,olay öncesi olay sırasında ve olay sonrasında gerçekleşen söz, davranış ve hareketlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tüm hususlar birlikte değerlendirilerek eylemin başlangıçtan itibaren malı almak amacıyla gerçekleştirildiği anlaşılıyorsa mağdurun malın alındığını görmesine bile gerek olmadan eylemi yağma olarak kabul etmek gerekir. Ancak eylem başlangıçta malı almak için değilde başka bir nedenle başlamış ve mağdur cebir veya tehdide maruz kalmış direnci kırılmış ise bu takdirde malın alındığını görmesi en azından malın alınacağını bilmesi gerekir ki az önce uğradığı cebir veya tehdidin etkisiyle karşı koyamamış olsun ve yağma suçu yasal unsurları itibariyle oluşsun. Aksi takdirde cebir veya tehdidin etkisiyle malın tesliminden bahsedilemeyecektir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte İlk derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı bendinde İlk Derece Mahkemesinin kabulü başlığı altında anlatıldığı haliyle sübut bulan eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Aleyhe temyiz olmadığından 5271 sayılı Kanunun 283 üncü maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin "cezanın 6 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına" şeklindeki kararında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede düzelterek onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.06.2020 tarihli ve 2020/839 Esas, 2020/871 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:34