Yargıtay 6. CD 2022/15844 E. 2024/13539 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/15844

Karar No

2024/13539

Karar Tarihi

17 Aralık 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1982 E., 2021/2258 K.

SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kastenyaralama

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama

Sanıklar ... ve ... müdafiileri duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;

1.İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen "esastan ret" kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz isteklerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği,

2.İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelemesinde;

5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelemesinde;

5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2014 gün ve 2013/678 2014/98 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308. maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir. Buna göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir.

Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak ... doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.

Alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ispatının beklenilmemesi gerekir. Çünkü Cezanın delil anlayışı ile Hukukun delil anlayışı ve kabulü farklıdır. Hukukta şekli gerçeklik hakimdir. Daha ziyada iddia ve ıspata dayanan delil sistemi geçerli olup taraflarca ileri sürülmeyen iddia ve delillerin davanın kabulunde esas alınamayacağı bir gerçekliktir. Oysa cezada maddi hukuka dayanan bir kabul söz konusudur. Taraflar idda etmese, savunmasa bile maddi gerçeklik her türlü delil incelenip kabulde esas alınmaktadır. Bu nedenle mutlaka hukuka göre ispat şartı aranmamaktadır.

Ayrıca şüpheden sanık yararlanır kuralı ceza yargılamasının en temel kurallarındandır. Yargıtayda yıllardır istikrarlı şekilde bu durumu uygulamaktadır. Hukuki ilişkinin ve borcun varlığı konusunda gerçekten şüpheli bir durum ortaya çıkmış ise şikâyetçi yok dese bile sanık lehine yorumlamak uygun olacaktır.

Alacağın varlığına inanarak ve bu ... elde etme özel kastıyla hareket edilmesi hallerinde ise; eylemin 5237 sayılı Yasa'nın 30. maddesi kapsamında ve 150/1. maddesi yollamasıyla hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun da ayrıca somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. (Benzer görüşler için bkz. ... Centel Hamide ... ... Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt: 1,4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 404, Gökcan/Artuç TCK Şerhi age s.5461 )

Bu genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde,katılan ...'ın sanıklar ... ve ...'dan 35.000,00 TL'lik çeki sorgulatmak üzere aldıktan sonra çek ile birlikte kaçtığı ve sanıkların katılana ulaşamamaları ve uğradıkları bu zarar nedeniyle olayı gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, tüm sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle nitelikli tehdit suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/1982 Esas, 2021/2258 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiileri tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

17.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

M U H A L E F E T Ş E R H İ: **

Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/116 Esas, 2021/213 sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 3 a b, 29. ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 37/1 delaletiyle 149/1 a, c ve h, 62. maddeleri gereğince 10 ar yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ayrıca sanıkların 86/1, 87/3, 29/1 ve 62. maddeleri gereğince 7 ay 6 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 2021/1982 Esas, 2021/2258 kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,

Ceza miktarı itibariyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarının istinaf aşamasında kesinleştiği yağma suçu yönünden ise dosyanın dairemize gelmiş olmasıyla, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinde belirtilen tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş ise de, Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında çok güzel şekilde izah edildiği ve gerekçelendirildiği şekilde sanıklar ve eylemlerinin yağma suçunu oluşturduğundan bahisle Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının ve Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yağmaistinafhürriyetindenyoksunreddikişiyikararıkılmabaşvurusununreddinebozulmasınanitelikliesastankastenyaralama

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim