Yargıtay 6. CD 2023/1436 E. 2024/13408 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1436
2024/13408
10 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/335 E., 2022/2037 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İlk derece mahkemesinin beraat ve mahkûmiyet kararları kaldırılarak kurulan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik yağma suçu ile sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I Sanıklar ... ve ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelemesinde;
5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II Sanıklar ... ve ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçu ile Sanık ... Hakkında Mağdurlar ... ve ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelemesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Diğer temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kanun koyucu ceza miktarı ve sonuçları itibariyle ağır sonuçları olan yağma gibi bir suçun işlenmesinde tehdidin belli bir ağırlık ve yoğunluğa ulaşması gerektiğini kastettiği açıktır. Nitekim 148. maddesinin gerekçesinde "... Madde metninde yağma suçunun temel şekli tanımlanmıştır. Hırsızlık suçunda olduğu gibi, yağma suçunda da, taşınır malın alınmasıyla ilgili olarak zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Ancak, hırsızlık suçundan farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için, mağdurun rızasının, cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir. Yağma suçu açısından tehdidin, kişiyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle yapılması gerekir. Yağma suçu, cebir kullanılarak da işlenebilir. Ancak bu cebrin, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama boyutuna ulaşmaması gerekir.
Yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tahdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Bu nitelikte olmayan bir cebir veya tehdit sırf mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle, malı teslim etmeye veya alınmasına yöneltmişse yağma suçundan söz edilemez ve fiilin hırsızlık olarak nitelendirilmesi gerekir..." şeklinde açıklaması yapılmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurlar ... ve ...'nın, olay günü geceden sayılan saat 22:00 sıralarında Yürekli Sokak üzerinde yürüdükleri sırada beyaz renkli Honda Civic marka bir aracın önlerinde durduğu, araçtan inen sanıkların mağdurların yanına geldikleri, mağdurların üç kişi arasındaki sanık ...'i mahalleden tanıdıkları, bu kişilerden iri yapılı olup yüzünde dövme veya kesik izi bulunan sanık ...'in mağdur ...'den para istediği, mağdur ...'in korkması nedeniyle bu kişiye 100,00 TL para verdiği, sanık ...'in de sert bir şekilde bağırarak mağdur ...'nın üzerinde bulunan montunu istediği, mağdur ...'nın da korkması nedeniyle montunu çıkartıp sanık ...'e verdiği, sonra sanıkların geldikleri araca binerek olay yerinden uzaklaşmaları şeklinde gerçekleştiği anlaşılan dava konusu olayda sanıkların mağdurlara yönelik tehdit içeren bir söylemde bulunmadığı gibi cebir de kullanılmadığı anlaşılmıştır.
Yağma suçunda cebir veya tehdidin malı almaya yönelik olması, malın bu cebir ve tehdit etkisiyle verilmesi gerekir. Malın götürülmesine yönelik olmayan cebir veya tehdidin yağma suçunu oluşturmayacağı anlaşılmakla somut eylemde sanıklar tarafından mağdurlara karşı malı almaya yönelik bir cebir ve tehdidin olmadığı, yağma suçuna ilişkin cebir ya da tehdit unsurlarının bulunmadığı, mağdurların içsel olarak korkmasının da tek başına yağma suçunun oluşumu için yeterli olmayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yukarıda izah edilen 2016/6 985 E., 2018/158 K. sayılı kararı ve bir çok kararında da açıkça kabul edildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinde sayılan değerlere yönelen doğrudan ve dolaylı tehdit içermeyen söz ve davranışların eylemi yağmaya dönüştürmeyeceği buna göre; sanıkların sübut bulan eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıkların yağma suçundan cezalandırılmaları, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2021/335 Esas, 2022/2037 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.12.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:45