Yargıtay 6. CD 2024/5718 E. 2024/13237 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/5718
2024/13237
11 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1611 E., 2022/649 K.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İTİRAZA KONU KARAR: Bozma
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2022/15397Esas, 2024/9897 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.11.2024 tarihli ve KD 2022/74048 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, dava konusu olayda sanığın söz ve davranışlarının yağma suçunun unsuru olan tehdit boyutuna ulaştığınından bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Kanun koyucu ceza miktarı ve sonuçları itibariyle ağır sonuçları olan yağma gibi bir suçun işlenmesinde tehdidin belli bir ağırlık ve yoğunluğa ulaşması gerektiğini kastettiği açıktır. Nitekim 148. maddesinin gerekçesinde "... Madde metninde yağma suçunun temel şekli tanımlanmıştır. Hırsızlık suçunda olduğu gibi, yağma suçunda da, taşınır malın alınmasıyla ilgili olarak zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Ancak, hırsızlık suçundan farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için, mağdurun rızasının, cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir. Yağma suçu açısından tehdidin, kişiyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle yapılması gerekir. Yağma suçu, cebir kullanılarak da işlenebilir. Ancak bu cebrin, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama boyutuna ulaşmaması gerekir.
Yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tahdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Bu nitelikte olmayan bir cebir veya tehdit sırf mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle, malı teslim etmeye veya alınmasına yöneltmişse yağma suçundan söz edilemez ve fiilin hırsızlık olarak nitelendirilmesi gerekir..." şeklinde açıklaması yapılmıştır.
CGK 2016/6 985 E, 2018/158 K;"...19.02.2005 tarihinde kolluk görevlilerinin Ataköy metro girişi ve civarında görevlerini yerine getirdikleri sırada, sanık H. ile inceleme dışı sanıklar H., S. ve U.'nun, mağdurlar O. ve D.'nin önünü kesip etraflarını sardıkları, sanık ile inceleme dışı sanıkların simit almak için para istemeleri üzerine mağdurların sanık H.'ye suç konusu paraları verdiklerini gördükleri olayda; kolluk görevlilerince düzenlenen 19.02.2005 tarihli yakalama ve zapt etme tutanağında sanık H. ile inceleme dışı sanıkların mağdurların önünü kesip etraflarını çevirdikten sonra üzerilerinin arandığı ve ceplerindeki telefonlar ile paralarının alındığının belirtilmesine karşın, sanık ve inceleme dışı sanıklar tarafından mağdurlara karşı gerçekleştirilen bir cebir veya tehditten bahsedilmemesi, mağdurların aşamalarda sanık ... ile inceleme dışı sanıkların para istedikleri sırada kendilerine herhangi bir fiziki güç uygulamadıkları gibi tabanca ya da bıçak göstermediklerini, tehdit içeren bir söz de söylemediklerini ifade etmeleri, sanık H. ile inceleme dışı sanıkların mağdurlardan simit almak için para istediklerini, mağdurların da rızaları ile kendilerine para verdiklerini savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; sanık ile inceleme dışı sanıkların mağdurların etrafını sardıkları ve simit almak için para istemeleri üzerine mağdurların cebindeki paraları sanık H.'ye teslim ettikten sonra sanık ve inceleme dışı sanıkların uzaklaşmaları şeklinde olayın gerçekleştiği, mağdurların, kendilerinden yaşça büyük olan sanık ile inceleme dışı sanıkların sayısından ve önlerini çevirmelerinden orantısız şekilde etkilenerek kendilerine zarar verebileceklerini düşünüp para verdikleri anlaşıldığından, eylemin, yağma suçunun oluşması için gereken tehdit veya cebir unsurlarını içermediği, ancak mağdurların parasının rızaları dışında sanık ve inceleme dışı sanıklar tarafından alınması eyleminin bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir...."(“Paran var mı açız” sözü üzerine korkarak 50 kuruş vermede cebir tehdit unsuru yoktur. Eylem yağma olmaz. 491 (141) olur. )
- CD 2013/26868 E, 2015/43828 K. sy ilamında tehdidi tanımladığı gibi tehdidin niteliğini de göstermiştir. Söz konusu karar; "...Tehdit ise; muhatabın üzerindeki zorlama etkisini halihazırda bedensel tesir eden zorlama ile değil gelecekte belirtilen manevi bir zorlama, korkutmayla gösterir. Bu nedenle tehdit, zilyedin şahsının veya malının büyük bir tehlikeye düşürülebileceğinin bildirilmesi ve/veya bu tür algılanabilecek objektif olarak ciddi bir görünüm uyandırması ve tehdit edilenin de bunu ciddiye alması gerekir. Yağma suçunda tehdit, şahıs veya malvarlığına ilişkin ve kişiyi büyük bir tehlikeye düşürecek ağırlıkta bulunmasıdır. Hafif bir tehdit yağma suçunun oluşması için yeterli değildir. Toplumda yaşayan kişilerin içinde bulundukları psikolojik koşullar yaşamlarının her alanında oransız endişe duymalarına neden olmaktadır. Çevresel bazı faktörler insanı modellemekte suç korkusu bundan nasibini almaktadır. Toplumdaki şiddet eylemlerinin genel güvensizlik duygusunu etkilediği de bir gerçektir. Ceza adalet sisteminde amacın; suç korkusunun ekonomik ve sosyal maliyetini azaltma, suçluyu cezalandırma, suçlu olan kişideki insani yapıyı da kazanmak olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; olay günü yakınanın, arkadaşı ile birlikte Simit Sarayı isimli kafede oturduğu sırada orada bulunan sanığın, katılanın cep telefonunu beğenerek kendisine hediye etmesini istediği, yakınanın bu teklifi kabul etmemesi üzerine bu kez bakmak amacıyla istediği, bunun üzerine yakınanın telefonunu sanığa verdiği, bu arada telefona mesaj gelmesi üzerine sanığın telefonu tekrar yakınana iade ettiği, yakınanın gelen mesaja baktığı esnada da sanığın yine cep telefonunu kendisine vermesi konusunda yakınana ısrarda bulunduğu, yakınanın da veremeyeceğini tekrar söylemesi üzerine sanığın yakınana, ''telefonunu hattından çıkar'' dediği, yakınanın sanığa ''neden çıkartayım'' diyerek karşılık verdiği, akabinde sanığın bulunduğu yerden kalkarak yakınanın bulunduğu masaya yönelip ''çıkar lan hattını'' diye ses ve söylemini güçlendirip yakınanın elindeki cep telefonunu rızası dışında hızlıca çekip aldığı, telefonda takılı bulunan hattını çıkartarak yakınanın oturduğu masaya doğru fırlatıp, cep telefonunu cebine koyarak kafeden ayrıldığı olayda, yakınanın cep telefonunun alınması sırasında olayın başında ve sonraki aşamalardaki sanığın söylem ve hareketleri ile mevcut ortamın fiziki koşulları ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, mevcut eylemin yağma suçunda aranan tehditteki nicelik ve cebir, şiddet ve/veya şiddet boyutuna vardığının kabulünün olanaklı olmadığı dikkate alınmadan, sanık hakkında TCK'nın 142/2 b maddesi yerine, işlenen suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması... Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA...”;
- CD 2021/294 E , 2021/11237 K;"...Oluş ve dosya kapsamına göre; olay günü gündüz vakti okuldan çıkan mağdurun evine gitmek için otobüs durağında beklerken daha önce tanımadığı sanığın mağduru yanına çağırıp "mesaj hakkın varsa şu numaraya bir mesaj atar mısın" dediği ve mağdura "beni ara" mesajını yazdırdığı, mağdurun da bu mesajı gönderdiği ve cevap için beklemeye başladıkları, sanığın mağdura "ilerdeki araç muayene istasyonunda biraz işim var oraya kadar yürüyelim, belki beklediğimiz mesaj da gelir, arkadaşım arar" dediği ve birlikte yürürken boş araziyi göstererek "arkadaşım şurada bekliyormuş" dediği, bunun üzerine gösterdiği boş araziye gittikleri, orada mağdurdan telefonunu istediği, mağdurun da verdiği, sim kartını çıkartıktan sonra cebine koyduğu, mağdurun sanıktan telefonunu istediğinde ise "defol lan buradan" diyerek mağdura bağırması üzerine, mağdurun korkarak uzaklaşması şeklinde gerçekleşen somut olayda, malın teslimi sırasında yağma suçunda aranan boyutta objektif nitelikteki ciddi, korkutucu seviyede cebir/tehdit içeren söz veya hareket bulunmadığı, salt yakınanın kendi iç dünyasındaki korku ve endişesiyle malın teslimine yöneldiğinin anlaşılması karşısında, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması.Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA..."
CGK 2016/4 60 E, 2019/258 K;”... Suç tarihinde kendi beyanına göre tiner çekmesi nedeniyle bu maddenin etkisi altında olan sanık R. ile haklarında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan dolayı beraat kararı verilen inceleme dışı sanıklar N. ve H.’nin ... otomobilini park etmekte olan şikâyetçinin aracına doğru geldikleri, bu aşamada şikâyetçinin araç içerisinde, kayınvalidesi, çocukları ve eşi olan tanık N.’nin araçtan inmiş vaziyette olduğu, inceleme dışı sanıklar ile sanığın önce şikâyetçinin kayınvalidesinin ve eşinin yanına giderek ekmek parası istedikleri, tanık N bir şey söylemeyince sanık R.’nin şikâyetçinin yanına giderek para istediği, şikâyetçi para vermeyeceğini söyleyip gitmesini istemesi üzerine sanığın, şikâyetçinin çocukları, kayınvalidesi ve eşi olan tanık N.'nin önünde ... inceleme dışı sanıkların yanına gittiği, bunu gören şikâyetçinin sanık ve inceleme dışı sanıklara çıkıştığı, sanığın dikleştiği şikayetçiyi öldürmekle tehdit etmesi üzerine inceleme dışı sanıkların, sanığın ağzını kapatıp kollarından çekerek olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır.
Olay sırasında sanığın hem ilk önce para istediği şikâyetçinin eşi tanık N.'ye hem de tanık N.'nin bu talebi reddetmesi üzerine aynı taleple yöneldiği şikâyetçiye karşı herhangi bir cebir veya tehdit eyleminde bulunmaması, ailesinin rahatsız edildiği düşüncesine kapılan şikâyetçinin, sanığa ve inceleme dışı sanıklara çıkışması nedeniyle buna tepki olarak sanığın da tehdit içerikli sözler söylemesi karşısında, baştan beri yağma kastıyla hareket ederek şikayetçiyi para vermeye mecbur bırakmak için tehdit ettiğinden bahsedilemeyecek olan sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK'nın 106/1. maddesinin ilk cümlesindeki tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir...”
CGK 2017/6 564 E, 2019/717 K;”... Sanığın,... mağduru ... yanına çağırdığı, cebinde ne olduğunu sorduğu, mağdurun “Cep telefonu var.” demesi üzerine söz konusu telefonu vermesini istediği, mağdurun daha önce de parasını ve cep telefonunu alması nedeniyle korktuğu sanığa telefonunu teslim ettiği, bu arada sözlüsünün araması nedeniyle telefonunu geri alan mağdurun hiçbir şey belli etmeden konuşma yaptıktan sonra suça konu telefonu geri vermek istemediği, sanığın bu duruma sinirlenip mağdurun koluna vurarak söz konusu telefonu aldığı, “Bunu sakın ailene veya polise söyleme. Eğer söylersen seni öldürürüm. Ben bundan 8 yıl ceza evinde yatarım, çıkar yine seninle uğraşırım. Ben yoksam arkadaşlarım var. Senin icabına bakarlar." dediği, bu esnada sanığın yanında kimliği tespit edilemeyen iki arkadaşının da bulunduğunun iddia edildiği olayda; mağdurun soruşturma aşamasında sanığı suçlayarak cep telefonunu sanığın ve yanındaki kimliği tespit edilemeyen arkadaşlarının yağmaladığını söylemesine rağmen kovuşturma aşamasında bu beyanlarını değiştirip sanıkla aralarında eskiye dayalı husumet bulunduğunu, olay tarihinde de kavga ettikleri için kaybolan telefonuyla ilgili olarak sanığa iftira attığını, sanığın yanındaki açık kimliği tespit edilemeyen Ş. isimli şahsın ailesi ile karakolda barıştıklarını ve sanığın ailesinin de olaydan bir hafta sonra şikâyetçi olmaması için kendisine 300 TL verdiğini beyan etmesi karşısında, mağdurun beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya mı, şikâyetten vazgeçmeye mi yoksa suç isnadına mı yönelik olduğunun anlaşılamaması, sanığın da savunmasında mağdurla aralarında önceye dayalı husumet bulunduğunu ve söz konusu paranın da şikâyetinden vazgeçmesi için mağdura verildiğini söylemesi, ayrıca mağdura ait cep telefonunun hâlen kayıp olması gözetilerek ... yağmalandığı iddia edilen telefonun IMEI numarasının belirlenip bu telefonla olay günü ve sonrasında herhangi bir görüşme yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa kim veya kimler tarafından yapıldığının tespit edilmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu kabul edilmelidir....”
CGK 2017/6 1175 E, 2018/518 K;"...Katılan U.T.'nin... ikametine gittiği sırada bahçenin girişinde elinde bulunan poşetteki maddeyi koklayan sanıkla karşılaştığı, sanığın arkasından hızlıca gelerek sağ eli cebinde bulunur vaziyette “Ne var” diye sorduğu, bunun üzerine katılan U.T.'nin cebindeki müzik çaları, sanığın “Başka ne var” diye sorduğunda ise cep telefonunu verdiği olayda; sanığın, müzik çalar ve cep telefonunu almak için katılan U.T.'’ye yönelik cebir kullanmamasına, ayrıca katılanın hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit içeren bir söz sarf etmemesine rağmen katılanın, kendisinden yaşça büyük, bir eli cebinde olan ve diğer elindeki poşette bulunan maddeyi koklayan sanıktan, orantısız şekilde etkilenip, sanığın cebinde silah olduğunu ve kendisine zarar verebileceğini düşünerek müzik çalarını ve cep telefonunu sanığa verdiğinin anlaşılması ve yağma suçunun düzenlendiği TCK’nın 148. maddesinin gerekçesinde de “...Sırf mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle, malı teslim etmeye veya alınmasına yöneltmişse, yağma suçundan söz edilemez ve fiilin hırsızlık olarak nitelendirilmesi gerekir.” şeklinde açıklamanın bulunması karşısında; sanığın eyleminin, yağma suçunun oluşması için gereken tehdit veya cebir unsurlarını içermediği, sanığın elinde bulunan baliyi koklamasının tek başına katılanın vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit olarak değerlendirilemeyeceği, ancak sanığın, katılana ait cep telefonu ve müzik çaları onun rızası dışında alması eyleminin bir bütün hâlinde hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir...";
CGK 2017/85 E,2017/264 K;"... katılana ait iş yerine gelen sanığın, polislerce üzerinde bulundurduğu sallama olarak tabir edilen bıçağına elkonulup para cezası kesildiğini söyleyerek bu cezayı ödemek için katılandan 60 Lira istediği, katılanın parasının olmadığını söylemesi üzerine "bu parayı bulup buluşturup vereceksin" diye bağırdığı, bu sırada iş yerinde bulunan tanık Y.E.'nin sanığa "parayı akşam versin, çocuğu sıkıştırma" demesine rağmen sanığın “Yok lan, ben parayı şimdi istiyorum, o para ile cezamı yatıracağım” demesi üzerine katılanın 60 Lirayı sanığa verdiği olayda; sanığın 60 Lirayı almak için katılana yönelik zorlamasının söz konusu olmaması, ayrıca katılanın vücut dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğine ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratacağına veyahut bir kötülük yapacağına ilişkin tehdit içeren bir söz sarf etmemesi, sanığın olay sırasındaki söylem ve hareketleri ile mevcut ortamın fiziki koşulları birlikte değerlendirildiğinde; katılanın, sanığın söylediği sözlerden orantısız şekilde etkilenerek kendisine zarar vereceğini düşünüp para vermesi karşısında; sanığın eyleminin, yağma suçunun oluşması için gereken tehdit veya cebir unsurunu içermediğinin kabulü gerekmektedir...";
-
CD 2004/5883 E, 2004/8194 K;“Eğer polise gidersen sana zarar veririm, rahat vermem...” sözünün şahsen ve malen büyük bir tehlikeye düşürecek nitelikte tehdit içermediği gözetilemeden ve eylemin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yağma suçundan hükümlülüğe karar verilmesi yasaya aykırıdır...”;
-
CD 2015/1001 E, 2015/40834 K; ”... Kullanılan cebir ve tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkartmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir... ciddi tehdidin objektif olarak ciddi görünüm uyandırması ve tehdit edilen tarafından ciddiye alınması da gerekir. Yağma suçunda tehditin, şahıs veya malvarlığına ilişkin ve kişiyi büyük bir tehlikeye düşürecek ağırlıkta bulunması gerekir. İşte bu konumdaki tehdit, yağmanın elverişli zorlama aracı olmaktadır. Dolayısıyla hafif bir tehlikeyle tehdit, yani şahsen ve malen büyük bir tehlike oluşturmayan tehditler yağma cürümünün oluşması bakımından yeterli değildir. Tehlikenin büyük olup olmadığı, daha çok fiili bir mesele olup, tehdidin yönlendirilmiş olduğu şahıs, yer ve zaman da göz önüne alınarak her somut olayda nitelik incelemesi gerekmektedir. Ayrıca tehditte belirtilen tehlike neticeyi meydana getirmiş ise bu da büyük sayılmalıdır. Ancak tehdit edilen kötülük ile malın teslimi arasında oran yoksa yine yağma suçundan bahsedilemez....
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ile mağdur ...'in ... isimli iş yerinin arkasında bulunan taksi durağında karşılaştıkları, sanığın mağdurla bir müddet konuştuğu, akabinde dayısının mafya olduğundan bahsettiği, parasının olup olmadığını sorduğu, mağdurun sadece yemek parasının olduğunu söylediği, sanığın mağdurun ceplerini dıştan yokladığı, mağdurun parasını koyduğu cüzdanı çıkartmasını söylediği, mağdurun cüzdanı çıkartması üzerine elinden çekip aldığı ve cüzdanın içini açtığı, cüzdanın içinde bulunan 20,00 TL parayı aldığı, mağdurun ısrarlarına rağmen vermediği şeklinde gerçekleştiği anlaşılan dava konusu olayda sanığın mağdura yönelik tehdit içeren bir söylemde bulunmadığı gibi cebir de kullanılmadığı anlaşılmıştır.
Yağma suçunda cebir veya tehdidin malı almaya yönelik olması, malın bu cebir ve tehdit etkisiyle verilmesi gerekir. Malın götürülmesine yönelik olmayan cebir veya tehdidin yağma suçunu oluşturmayacağı anlaşılmakla somut eylemde sanık tarafından mağdura karşı malı almaya yönelik bir cebir ve tehdidin olmadığı, yağma suçuna ilişkin cebir ya da tehdit unsurlarının bulunmadığı, mağdurun içsel olarak korkmasının da tek başına yağma suçunun oluşumu için yeterli olmayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yukarıda izah edilen 2016/6 985 E,2018/158 K. sayılı kararı ve bir çok kararında da açıkça kabul edildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 148. maddesinde sayılan değerlere yönelen doğrudan ve dolaylı tehdit içermeyen söz ve davranışların eylemi yağmaya dönüştürmeyeceği buna göre; sanığın sübut bulan eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek sanığın yağma suçundan cezalandırılmasının hukuka aykırı bulunması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
-
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu ile REDDİNE,
-
5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2022/15397 Esas, 2024/9897 Karar sayılı sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Olay günü cezaevinden izinli çıkan sanık ...'in elinde alkol şişesi ile alkollü vaziyette 15 yaşında olan mağdur ... ile karşılaştığı, ona sigara uzattığı, mağdurdan oturmasını istediği, elindeki alkol şişesini ona verdiği, okul bahçesine girdikleri, Atatürk büstünün arkasına gidip mağdur ...'e dayısından bahsederek onun mafya olduğunu, kendisinin yanında ona kimsenin birşey yapamayacağını, koluna jileti millet için kestiğini söyleyerek, ondan para istediği, elleri ile ceplerini dışarıdan yokladığı, cüzdanından 20,00 TL parayı aldığı olayda; olay anında alkollü olan sanığın dayısının mafya olduğunu, kolunu jilet ile millet için kestiğine ilişkin sözlerinin mağdur ...'i korkutup parasını almaya yönelik olduğu, sanığın söylem ve hareketleri ile mevcut ortamın fiziki koşulları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, yağma suçunun unsuru olan tehdit boyutuna ulaştığının kabulü gerektiği anlaşıldığından, sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğundan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:45