Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2024/5843
2024/13208
11 Aralık 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/888 E., 2022/2574 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İTİRAZA KONU KARAR: Bozma
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2023/644 Esas, 2024/11109 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KD 2022/115937 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, dava konusu olayda yağma suçunun tamamlanmış olması sebebiyle sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde düzenlenen teşebbüs hükmünün uygulanmaması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Duruşmada dinlenen tanık M.D.'nin anlatımında; sanığın katılanın üzerine abanmış vaziyette olduğunu, suça konu telefonun sanığın elinde olduğunu, katılanın elinin sanığın elinin üzerinde olduğunu, katılanın telefonunu almaya çalıştığını, kendisinin de o esnada sanığın avucunun içindeki telefonu alıp katılana teslim ettiğini ifade etmiş olması karşısında sanığın suça konu telefonu almaya yönelik eyleminin devam ettiği anlaşılmakla; nitelikli yağma eyleminin, teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, tamamlanmış olduğu kabul edilerek sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
- Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu ile REDDİNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2023/644 Esas, 2024/11109 Karar sayılı sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine,
11.12.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y: **
Ceza Genel Kurulu'nun yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalması ve tamamlanmasına ilişkin içtihatlarında belirtildiği üzere;
Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (... Centel Hamide ... ... Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405 406).
Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Cebir ve tehdit etkisiyle suça konu eşyayı teslim eden veya alınmasına karşı koymayan mağdurun eşya elinden çıktığı anda zilyetliği sona ermiştir. Bu aşamada mağdurun yeniden eşya üzerinde zilyetliğe sahip olması, yani tasarrufta bulunma hakkını elde etmesi düşünülemez.
Somut olayda, katılan ...'in yürüdüğü esnada sanığın katılanın yanına geldiği, katılanın sanığa "yanıma yaklaşma, git başımdan" diyerek yürümeye devam ettiği, daha sonra sanığın arkasından koştuğunu farkeden katılanın da koşmaya başladığı, sanığın katılanın kolundan tutarak telefonu almak için hamle yapması üzerine katılanın yere düştüğü, sanığın katılanın üzerine çullandığı ve elindeki telefonu aldığı, sanık ve katılan arasında boğuşmanın devam ettiği ve katılanın telefonunu geri almaya çalıştığı sırada katılanın bağırma sesini duyan tanık ...'nın müdahale edip suça konu telefonu sanıktan alarak katılana iade ettiği anlaşılan olayda, cebir kullanılmak suretiyle katılanın direnci kırılarak telefonun alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığı, bununla birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin gerekçesinde bu hususun açıkça belirtildiği, ayrıca dairemizin ilk derece mahkemelerince de benimsenen yerleşik içtihatlarının da bu doğrultuda olduğu nazara alındığında temyize konu bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair sayın çoğunluğun kararına iştirak etmiyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:10:45