Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1269
2024/12984
27 Kasım 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/871 E., 2022/1663 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
I ) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede:
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2 a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,
II ) Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde:
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafii dilekçesinde özetle; katılanın sanığı tam ve kesin teşhis etmesinin mümkün olmadığını, katılanın beyanlarının çelişkili olduğunu, sanığın suçu işlediğine dair dosya kapsamında kesin, somut, her türlü şüpheden uzak her hangi bir delil bulunmadığını ileri sürmüş, sanık ise temyiz dilekçesinde özetle; suçu işlemediğini belirtmiş, anılan temyiz dilekçelerindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Katılan ...'in, sanığın yüzünde maske olduğuna dair beyanı karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentlerinin yanı sıra (b) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde eleştiri dışında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN ONANMASINA,
III ) Sanık hakkında kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinde "Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlenmiş ikinci ve üçüncü maddelerde arttırım sebepleri yer almıştır.
Yargıtay Ceza genel Kurulu'nun 04.04.2022 tarihli ve 2020/14 25 Esas, 2022/237 Karar sayılı kararında "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı suçu gibi bazı suçların icrası sırasında zorunlu olarak eşlik eden bir fiil olarak yer alabilir. Cinsel saldırı suçunda failin fiilini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı bu gibi hâllerde işlenen suç dışında failin sorumluluğunu gerektiren ayrı bir fiilin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak işlenen fiilin zorunlu sonucu olmamakla birlikte, amaç suçun işlenebilmesi için mağdurun hürriyetinden yoksun bırakıldığı hâllerde, fail amaç suçun yanında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılacaktır (... Koca ... Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 6. Bası, Ankara, 2019, s. 465). Ancak cinsel saldırı öncesi ya da sonrasında eğer mağdurun özgürlüğü sınırlandırılmışsa, fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da sorumlu tutulmalıdır (M. ... Artuk ... Gökçen M. ... Alşahin ... Çakır, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 18. Baskı, Ankara, 2019, s. 375.).Yargıtay uygulamalarına göre de kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklaması yer almaktadır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde, katılanın bekçiliğini yaptığı iş yerine kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki şahısla birlikte gelen sanığın, katılanı yağma eylemini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak kısa bir süre özgürlüğünden yoksun bıraktığı, yağma eylemini tamamlayan sanık ve iki şahsın iş yerinden ayrılmasını takiben katılanın hareket özgürlüğüne kavuştuğu, yukarıda yer verilen Ceza Genel Kurul Kararında da kararında da belirtildiği üzere, eylem süresiyle sınırlı olarak alıkonulma hâlinde ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmayacağının kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve mdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, kararımızın bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine,
27.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Katılan ...'in özel güvenlik görevlisi olarak FBS Lojistik isimli iş yerinde çalıştığı, olay günü saat 01.40 sıralarında güvenlik kulübesinde bulunduğu sırada iş yerine ait köpeklerin havlaması nedeniyle kulübeden dışarı çıktığı, etrafı kolaçan etmek amacıyla idari binaya doğru yürüdüğü esnada insan karartıları gördüğü, "kimsiniz" diye bağırması üzerine maskeli, siyah montlu sanık ...'ın katılana elindeki tabancayı tevcih ederek "sağa dön, hiç bir yere bakma, sadece önüne bakarak devam et" dediği, daha sonra katılanın önde sanığın ise elinde silah bulunduğu halde katılanın arkasından yürüyerek idari binanın önüne geldikleri, sanığın katılandan yere yatmasını istediği, katılanın kalp ameliyatı geçirdiğini, yere yatamayacağını söylemesi üzerine sanığın bu kez "ellerini kelepçelenmiş gibi yap ve diz üstü yere çök, kıpırdama, yoksa seni vururum" şeklinde sözler sarfetmesi üzerine, katılanın elleri kelepçelenmiş gibi bir vaziyette yaklaşık 20 25 dakika kadar burada beklediği, bu esnada idari binanın camından atlayarak kimliği belirlenemeyen iki kişinin daha çıktığı, sanık ve yanındaki iki kişinin yürüyerek olay yerinden ayrıldıkları, olay yeri inceleme raporuna göre şirketin genel müdür odasının bahçeye açılan penceresinde zorlama izlerinin mevcut olduğu ve kilidinin kırılmış olduğu, ayrıca iş yerinde bulunan çelik kasanın kilit mekanizmasının delinerek açıldığı ve evrakların yere saçılmış olduğunun anlaşıldığı, iş yerinin sahibi olan diğer katılan ...'ın beyanına göre çelik kasanın içerisindeki 50.000,00 TL değerinde 210 gram ağırlığında 7 adet 22 ayar altın bilezik, 33 adet çeyrek altın, 5 adet tam altın ve 1 adet 15.000,00 TL değerinde takı seti ayrıca eşine ait bulundurma ruhsatlı tabanca ve MKE yapımı 510 adet merminin alındığı anlaşılan olayda, güvenlik görevlisi olarak çalışan katılan ...'in silah doğrultularak sanık tarafından idari binanın önüne kadar getirildiği ve kimliği belirlenemeyen iki kişinin bina içinde bulunan çelik kasadan suça konu eşyaları aldıkları sırada yaklaşık 20 25 dakika elleri kelepçelenmiş gibi ve diz üstü yere çökmüş bir vaziyette sanık tarafından olay yerinde bekletildiği nazara alındığında, katılanın hürriyetinden yoksun kaldığı sürenin yağma suçunun işlenmesi için sınırlı süre olarak kabul edilemeyeceği gibi yağma suçunun zorunlu sonucu olarak da değerlendirilemeyeceği, bu anlamda sanığın ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılmasına yönelik ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğunun aksi yöndeki bozma kararına iştirak etmiyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:20