Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/5087

Karar No

2024/12708

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/5654 E., 2024/520 K.

SUÇLAR: Nitelikli yağma, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bozma

I.Sanık ... hakkında silahla kasten basit yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yer verilen; “İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,

II.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2016/72 Esas, 2018/226 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında üzerine atılı nitelikli yağma suçlarından kurulan beraat hükümlerinin katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılarak verilen 18.09.2019 tarihli ve 2018/3775 Esas, 2019/2152 Karar sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve sanıklar hakkında nitelikli yağma suçlarından mahkumiyetlerine hükmedilmiş, katılan vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.11.2023 tarihli ve 2022/1781 Esas, 2023/14642 Karar sayılı kararı ile “... Sanıklar ..., ... ve katılan sanık ... hakkında yağma suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, katılan sanık ...' ın aşamalardaki beyanlarında olay sırasında cüzdanının, cüzdanının içerisinde bulunan daha önce belirttiği kimlik ve banka kartlarının, senet ve parasının, arabasının anahtarının, iki adet telefonu ile kıyafetlerinin yağmaladığı iddiasında bulunmuş ise de; sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde "müştekiler gittikten sonra bir müddet baygın kaldığımı düşünüyorum, titreyerek uyandım, şahıslar gitmişti, çırılçıplak vaziyette sekerek zorlanarak araca kadar ilerledim, araçta bulunan poları üzerime aldım, iş kıyafeti olarak kullandığım bir tişört ve bir pantolonu üzerime giydim, el feneri ile kesilen kulağımın parçasını aradım, boğuşmanın yaşandığı yerdeki taşları vs ayıklayarak parçayı buldum ve bir peçeteye sardım " şeklindeki beyanı ile olaydan sonra kolluk tarafından tutulan 11.10.2015 tarihli ve 2015/153 sayılı olay yeri inceleme raporunda .... plakalı Hyundai Acsent marka araç üzerinde yapılan incelemede " .. 05 .. ... plakalı Hyundai Acsent marka aracın park halinde bulunduğu aracın kapılarının kilitli olduğu, aracın dış kaporta kısmında görünür şekilde herhangi bir hasarın bulunmadığı, bagaj kısımında hafif dışarı çıkmış battaniyeye ait olduğu düşünülen kumaş parçasının sıkışmış olduğu, aracın sol ön kapı dış yüzeyi alt kısmında, bu kapı hizasına gelecek şekilde toprak zemin üzerinde, sol arka kapı dış yüzeyinde iki damla halinde arka plakalık üzerinde arka tampon üzerinde ve plakalık hizasına gelecek şekilde toprak zemin üzerinde damla şeklinde kan lekelerinin bulunduğu, araç iç kısmına bakıldığında aracın el freni üzerinde, sol ön koltuk yüzeyinde iki koltuk arasında el freni kolunun alt kısımlarında kan lekelerinin olduğu." tespit edilmiş olması hususu bir arada değerlendirildiğinde, aracın anahtarının alındığına dair şüphe oluştuğu, sanıkların olay yerine gitme saikleri, aracın anahtarına ilişkin husus, yağmalandığı iddia olunan diğer eşyaların sanıklarda ele geçirilememiş olması ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4 üncü maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2 nci maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanıkların üzerlerine atılı nitelikli yağma suçunu gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığı gözetilerek sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28.02.2024 tarihli ve 2023/5654 Esas, 2024/520 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlerde direnilmesine karar verilmiş, hükümlerin sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemize gönderilen dosya, yeniden incelenerek değerlendirilmiştir.

Dairemizin 27.11.2023 tarihli ve 2022/1781 Esas, 2023/14642 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararlarının bozulmasına ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2023/5654 Esas, 2024/520 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/3. maddesi gereğince, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin direnme kararı konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

Kararın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

M U H A L E F E T Ş E R H İ: **

Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/3775 Esas, 2019/2152 sayılı kararı ile Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 2016/72 Esas, 2018/226 sayılı kararın duruşma açılarak yapılan incelemesi sonucunda sanıklar ..., ... ve ...'nun katılan sanık ...'ın kulağını kesmek suretiyle işlev yitirmesi diğer kulağını da ısırmak suretiyle işlev zayıflığı ve sopalarla döverek kemik kırığı oluşturması eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3 e, 87/2 b d ve 29. maddeleri gereğince 8 yıl 5 er ay 7 şer gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına sanıklardan ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, diğer sanıklar ... ve ...'nun 62. maddesi uygulanarak ayrı ayrı 7 şer yıl 10 ar gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, sanıklar ..., ... ve ...'nun silahla birden fazla kişiyle birlikte yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1 a c h, 29. ve 62. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezasına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına bu sebeple sanığın 9 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair verilen kararın dairemize gelmesi üzerine,

Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açılarak ayrıntılı şekilde gerekçelendirdiği üzere sanıkların olay günü müştekiyi üzerindeki bütün elbiseleri çıkarıp bir kulağını kesip diğer kulağını ısırmak ve çok defa sopalarla kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı ve ayrıca elbiseleriyle birlikte cüzdan ve cüzdan içindeki 2.300,00 TL para ile senet, bankamatik ve kredi kartlarıyla birlikte 2 adet cep telefonunu da alıp götürdükleri, katılan sanık ...'in aracında anahtarının, elbiselerinin ve diğer eşyaların bulunmaması alınan diğer kredi kartlarından suç tarihinden önce kredi kartı ile alışveriş yapıldığı suç tarihinden sonra taksitle ödemesinin yapıldığı, suça konu ...'e ait telefonların suç tarihinden sonra kullanılmaması birlikte değerlendirildiğinde sanıkların yağma suçunu işledikleri sabit olduğundan sayın çoğunluğun bu yöndeki görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

beraatyağmayaralamaniteliklimahkûmiyetreddinegönderilmesinekasten

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim