Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/19698

Karar No

2024/1233

Karar Tarihi

5 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/208 E., 2023/112 K.

SUÇ: Alacağını tahsil amacıyla tehdit

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2013 tarihli ve 2013/386 Esas, 2013/830 Karar sayılı kararı ile görevsizliğine, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148, 149/1 h maddeleri uyarınca yargılama yapılması için dosyanın Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

  2. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2014 tarihli ve 2013/237 Esas, 2014/127 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında alacağını tahsil amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 150/1 inci maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 106/1, 62/1, 50 nci maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  3. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2014 tarihli ve 2013/237 Esas, 2014/127 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.04.2017 tarihli ve 2015/22350 Esas, 2017/11344 Karar sayılı kararı ile;

"02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106/1 inci maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması"

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Bozma üzerine, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2018 tarihli ve 2017/232 Esas, 2018/164 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında alacağını tahsil amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 150/1 inci maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 106/1, 62/1, 50. maddesi uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  2. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2018 tarihli ve 2017/232 Esas, 2018/164 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/1152 Esas, 2021/13138 Karar sayılı kararı ile;

"Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunduğu anlaşılan sanığın duruşmalardan vareste tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve vareste tutulma konusunda bir beyanının olmaması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 193/1 ve 196/5. maddelerine aykırı olarak, son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda yargılamaya devam edilip mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,"

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Bozma üzerine, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2021/208 Esas, 2023/112 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında alacağını tahsil amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 150/1 inci maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 106/1, 62, 50, 52/4 üncü maddesi uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.05.2023 tarihli ve 2023/51255 sayılı, hükmün bozulması, görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanığın atılı suçu işlemediğine, delil yetersizliğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçtiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine, karar verilmesine,

  2. Vesaireye,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. İddia makamınca, sanığın olay tarihinden önce şikâyetçiye uyuşturucu madde sattığı, şikâyetçinin uyuşturucu maddenin bedelini ödemekte gecikmesi üzerine şikâyetçiyi yanında arkadaşı tanık E. Ö.'nün olduğu hâlde arabada bir müddet dolaştırdıktan sonra şikâyetçiye hitaben "neden bizden borç aldığın uyuşturucunun parasını ödemiyorsun, paramı getireceksin, getirmezsen seni öldürürüm, gebertirim" diyerek tehdit ettiği iddia edilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 150/1 inci maddesindeki "Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır." şeklindeki tanıma göre, daha az cezayı gerektiren söz konusu nitelikli hâlin uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında bu türden bir borç ilişkisi mevcut olup bu borç ilişkisinin taraflarının bizatihi fail ile mağdur olmasının yanında bu ilişkinin "hukukî" olmasının gerekmesi, uyuşturucu madde alışverişinden kaynaklı borç ilişkisinin ise ahlâka aykırı olduğundan sakat olması nedeniyle geçerli bir borç ilişkisinden bahsedilemeyecek olması karşısında iddianamedeki oluş ve kabule göre 5237 sayılı Kanun'un 150/1 inci maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmış ise de; şikâyetçinin soruşturma evresindeki beyanından kısmen dönerek alacağın kaynağına ilişkin olarak sanığın kendisine uyuşturucu madde satmadığını, sanığa başka bir nedenden 120,00 TL civarında borcu olduğunu ifade ettiği, tanık E. Ö.'nün ise bu hususa ilişkin olarak doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi olmadığı, UYAP kayıtlarına göre gerek somut olay kapsamında şikayetçinin soruşturma evresindeki iddialarına nazaran, gerekse farklı tarihlerde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan dolayı hakkında yürütülen soruşturmalar neticesinde sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiği, dolayısıyla şikâyetçinin ilk ifadesindeki sanığa olan borcunun hukuken geçerli olmadığı yönündeki beyanına itibar edilmesine olanak bulunmadığı, sanık ile mağdur arasında kaynağı tespit edilememekle birlikte alacak borç ilişkisinin olduğu, sanığın aksi sabit olmayan ve yargılama aşamasında şikayetçi tarafından da doğrulanan savunmasına göre hukuken geçerli olarak kabul edilen bu alacağını tahsil etmek amacıyla şikâyetçiyi tehdit ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

  2. Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen beyanı dava dosyasında mevcuttur.

  3. Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.

  4. Tanık E. Ö.'nün beyanı dava dosyasında mevcuttur.

  5. Kolluğun düzenlediği 27.04.2013 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.

  6. Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmadığından tebliğnamadeki bozma isteyen görüşe katılmayarak yapılan incelemede;

  1. Gerekçeli karar başlığında suç isminin yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir.

  2. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalarda özde değişmeyen anlatımları, sanığın savunması ile olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2021/208 Esas, 2023/112 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tahsiltehditkararalacağınıtemyizhukukîv.süreçolgularonanmasınagerekçesebepleriamacıyla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:26:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim