Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/5122

Karar No

2024/12240

Karar Tarihi

19 Kasım 2024

Sanık ... hakkında "nitelikli tehdit" suçundan yapılan yargılama neticesinde, mahkûmiyetine karar verilen Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 günlü ve 2018/786 Esas, 2021/279 Karar sayılı ilâmı ile sanık ...'nın nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık ... ve müdafii tarafından istinaf edildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 12.01.2022 günlü ve 2021/2519 Esas ve 2022/49 Karar sayılı ilâmı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, Dairemizin 17.09.2024 günlü ve 2022/15474 Esas, 2024/9088 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkındaki hükmün; temyiz dışı sanıklar ... ile ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, nitelikli tehdit suçundan mahkûmiyetlerine karar verilen sanık ... ile katılan ... arasında hukuki alacak meselesi olduğu, sanık ...'ın da ...'in oğlu olduğu, sanık ...'nın sanık ...'ın arkadaşı olduğu, sanık ...'ın sanık ...'i sanık ...'ın babası olması sebebiyle ve mahalleden tanıdığı, sanık ...'ın sanık ...'ın galerisinde otururken sanık ...'in sanık ...'dan kendisini katılan ... ile buluşacağı çay ocağına arabayla götürmesini istediği, sanık ...'ın arkadaşı sanık ... ile birlikte sanık ...'i katılan ... ile buluşacağı çay ocağına arabayla götürmeleri neticesinde anlık gelişen olayların vukubulduğu, sanık ...'ın kendi nam ve hesabına hareket etmediği, şahsi menfaat gözetmeksizin suça iştirak etmesi sebebiyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendinde düzenlenen nitelikli tehdit suçu kapsamında kaldığı düşünülmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması sebebiyle bozulmasına karar verildiği,

Bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2021 tarihli ve 2 2021/82439 sayılı yazısı ile özetle;

"...sanık ...'nın katılandan herhangi bir alacağının bulunmadığı gibi temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile de akrabalık, işçi, işveren gibi durumunun da bulunmaması karşısında eyleminin de nitelikli yağma suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşılmakla..." yönünde itiraz talebinde bulunması üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.

5237 sayılı Kanun'un "Daha Az Cezayı Gerektiren Hal" başlıklı 150/1. maddesinde "Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır." hükmü yer almakta olup maddenin gerekçesi de "Madde metninde, yağma suçunun daha az cezayı gerektiren hâlleri belirlenmiştir. Bu hükme göre, bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması hâlinde, tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Böylece, Kanunda, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 308 inci maddesinde tanımlanan ve “ihkakı hak” veya “kendiliğinden hak alma” diye ifade edilen suç tanımına ayrıca yer verilmemiştir." şeklinde belirtilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.02.2014 günlü ve 2013/678 2014/98 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 308. maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir. Buna göre, 765 sayılı Kanun'un 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir.

Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak ... doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir.

Ancak kanun metninde TCK'nın 150/1. maddesinden kimlerin yararlanabileceği açık açık sayılmamıştır. Kanun metninde açık açık sayılmasa da Yargıtay kimlerin TCK'nın 150/1. maddesinden yararlanabileceğini, kimlerin yararlanamayacağını kararlarıyla belirlemektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 6. Ceza Dairesi uygulama birliği sağlama ve kötüye kullanmaların önüne geçmek amacıyla objektif bazı kriterler belirlemiştir. Söz konusu kriterler;

1 Hukuken tahsil edilebilir bir alacak olması,

2 Bunu almak için cebir veya tehdit uygulanması,

3 Talep edilen miktar ile alacak miktarının orantılı olması,

4 Tarafların hukuki ilişki doğduğu anda bu ilişkide taraf sıfatı taşıyan kişilerden olmaları gerektiğidir.

Bu doğrultuda;

a Sanığın hukuki ilişki doğduğu anda alacaklı sıfatı taşıması gerektiği,

b Müştekinin bu hukuki ilişki doğduğu anda borçlu sıfatını taşıması gerektiği,

c Borç doğduğu anda taraf sıfatı taşıyan kişilerin yakın akrabaları veya çalışanların yada spontane gelişen olaylarda; kendisi için menfaat amacı gütmeden, arkadaşına yardım ve dayanışma amacıyla bulunan arkadaş ile birlikte eyleme katılmış olmaları halinde; TCK 150/1.maddesinden yararlanabileceğini kabul etmektedir.

Kural olarak borç ilişkisi doğduğu anda alacaklı veya borçlu sıfatı taşımayan kimselerin bu maddeden istifade edemeyeceğini kabul etmektedir. Ancak bu kural sıkı sıkıya uygulandığında ciddi sakıncaları olduğu görülebilmektedir. Çek senet tahsilatçısı veya mafya bağlantı olmadan hatta çoğu zaman hiçbir maddi veya manevi çıkarı olmadan bazen zorunluluk bazen dayanışma adı altında olaya katılan kişilere rastlanılmaktadır. Mesela; yakın akrabalardan biri alacağını almak için borçlu olan kişiye giderken birlikte gitmenin çoğu zaman aile bağları gereği zorunlu olduğu açıktır. Bunun gibi işçi veya ortağı olarak çalıştığı birinin alacağını almaya giderken yanında bulunmama halinde çoğu zaman işten çıkarılma veya ortaklığın bitirilmesi durumları yaşanabilmektedir. Ortaklığın maddi zarara uğraması yani kendi zararları da söz konusu olmaktadır. Ayrıca alacak miktarından çalışan veya ortak doğrudan da etkilenmektedir. Ayrıca hem yakın akrabalar hemde ortak ya da çalışan ile patron arasında ekonomik bağlantı olduğu veya olabileceği de açıktır. Yakın arkadaşlar da dayanışma duygusu ve yakın ilişki nedeniyle çoğu zaman hatıra binaen borçluya birlikte gitmektedirler. Bu nedenlerle bu tür durumlarda birlikte hareket etmek zorunluluk arz etmektedir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararları bu doğrultudadır. Bazılarını hatırlayacak olursak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.12.2013 tarihli 2013/1 452 Esas ve 2013/612 Karar sayılı "....Bu nedenle, yerel mahkemece, sanık ...'ın eylemini 5237 sayılı TCK'nun 150/1. maddesi kapsamında hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirdiği kabul edilerek tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi isabetli iken, sanık ...'ın ağabeyi olan sanık ...'ın hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla eyleme iştirak ettiği gözetilmeden, tehdit suçundan cezalandırılması yerine, yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, Özel Daire bozma kararı bu yönüyle yerindedir." şeklindeki kararında kardeşin TCK 150/1.maddesinden yararlanacağına karar verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.05.2017 tarihli 2017/6 91 Esas ve 2017/291 Karar sayılı "... İnceleme dışı sanık ... ile katılan ... arasında 10 RT 650 plakalı aracın satışı nedeniyle hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişkinin bulunduğunun sabit olduğu, katılanın, yetkilisi olduğu şirketin vergi borcu nedeniyle haczedilerek elkonulan aracı teslim almasına rağmen ...'e iade etmemesi üzerine, ...'in hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsili amacıyla yağma eylemini gerçekleştirdiği, sanık ...'in ise yanında çalıştığı ...'in katılan ...'dan olan alacağını tahsil etmek için adı geçen sanıkla birlikte hareket ederek yağma eylemine iştirak ettiği, bu nedenle sanık ... hakkında da TCK'nun 150/1. maddesinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. ..." şeklindeki kararında çalışanın TCK 150/1. maddeden yararlanacağına verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunu'nun 14.01.2020 tarihli vr 2017/6 204 Esas, 2020/5 Karar sayılı "...Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise 10.12.2013 tarihli ve 452 612 sayılı kararında kardeşinin hukuki alacağını tahsil amacıyla yağma eylemine katılan sanığın; 23.05.2017 tarihli ve 91 291 sayılı kararında yanında çalıştığı failin hukuki alacağa dayanan yağma suçuna iştirak eden iş yeri arkadaşının da TCK'nın 150. maddesindeki düzenlemeden yararlanacağına karar verirken akrabalık ve geleneksel yakınlık ilişkilerini gözetmiştir..." , " şikâyetçi ...’nın 03.04.2009 tarihinde üzerine kayıtlı dubleks evi sanık ...’ın eşinin üzerine devrettiği olayda; Şengör’ün hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla katılanlara karşı yağma eylemini gerçekleştirdiği sırada muhasebe müdürü olarak on bir yıl yanında çalışmış olan sanık ...’ın da onunla birlikte hareket ederek yağma eylemine iştirak ettiği, bu nedenle sanık ... hakkında da TCK'nın 150. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. " şeklindeki kararında çalışanın TCK 150/1. maddeden yararlanacağına karar verilmiştir.

Dairemizin 03.02.2022 tarihli ve 2021/15955 Esas, 2022/2691 Karar sayılı "...Sanığın arkadaşı ve müşteki ... ’ın ise kolluktaki beyanında eniştesi olduğunu belirttiği diğer sanık ... 'in, katılan ... 'tan alacağı olduğundan alacağını tahsil etmek için yardımcı olmak amacıyla hareket ettiği ve bu amaçla katılanları darp etmeleri şeklinde savunmaları karşısında taraflar arasında hukuki ilişkiye dayanan bir alacak ilişkisi olup olmadığının taraflardan sorularak açıklığa kavuşturulması suretiyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 150/1. maddesi delaletiyle 86/2 ve 106/1 2 cümle maddelerinde düzenlenen tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturup oluşturmayacağı tartışılmaksızın nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan hüküm kurulması; bozmayı gerektirmiş..." şeklindeki kararında eniştenin TCK 150/1.maddeden yararlanacağına karar verilmiştir.

Ve yine Dairemizin 02.07.2024 tarihli ve 2022/11126 Esas, 2024/8199 Karar sayılı " ...sanık ...’un ise sanık ...’in arkadaşı olarak olay yerine aracı ile gittiği, mağdurların sanık ...’un aracına borçlu oldukları diğer sanıklar ile bindikleri ve sanıkların mağdur ...’i tehdit ederek alacaklarını isteyip mağdur ...’ın çantasında bulunan paraları almaları şeklinde gerçekleşen eylemde; sanık ...’un sanık ... tarafından aranması üzerine alacak meselesini bilmeden olay yerine gittiği, mağdurları aracına diğer sanıkların talebi üzerine aldığı gibi kendi nam ve hesabına hareket etmediği, şahsi menfaat gözetmeksizin suça iştirak etmesi sebebiyle sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/1. maddesi delaletiyle aynı Yasa’nın 106/2 c maddesi kapsamında kaldığı düşünülmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir..." şeklindeki kararında arkadaşın TCK 150/1.maddeden yararlanacağına karar verilmiştir.

Tüm bu Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları, Dairemizin kararları, TCK 150/1. madde metni ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; TCK 150/1.maddesinden yararlanacak sanıkların hukuki alacağını tahsil amacıyla hareket eden sanığın akrabası, işçisi ve işvereni olmasıyla sınırlı olmadığı, çek senet tahsilatçısı, mafya ve benzeri amaçla hareket edip kendisine menfaat sağlamaya çalışmadığı müddetçe yakın arkadaşların da yukarıda belirttiğimiz Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararında bahsi geçen "geleneksel yakınlık ilişkileri" kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır. Aksi halin kabulünün ağır haksızlıklara da neden olabileceği açıktır. Mesela; arkadaşı ile yolda gezerken biriyle tesadüfen karşılaştıklarında yanındaki kişinin alacak borç ilişkisi sebebiyle tartışmasına ve akabinde aniden kendisini bir kavganın içinde bulan kişilerden asıl fail alacaklı olduğu için TCK 150/1.madde delaletiyle çok az ceza aldığı hatta şikayete tabi ise ceza bile almadığı( TCK150/1) durumda tesadüfen yanında bulunan arkadaş yağma suçundan yüksek cezalar alabilmektedir.

Somut olaya gelince; sanık ...'nın sanık ...'in arkadaşı olduğu, sanık ...'i ise ...'in babası olması sebebiyle ve mahalleden tanıdığı, duruşma tutanakları, tensip zaptı ve UYAP'tan adres sorgusundan ... ile ...'nın Akköy(Kapanan) Denizli ilinin ... Mahallesinde ikamet ettiklerinin anlaşıldığı, sanık ...'nın arkadaşı ...'in işyerinde otururken kendisini ... ile buluşacağı çay ocağına götürmelerini istediği, sanık ...'ın arkadaşı sanık ... ile birlikte sanık ...'i çay ocağına arabayla götürmeleri neticesinde anlık gelişen olayların vukubulduğu, sanık ...'ın kendi nam ve hesabına hareket etmediği, şahsi menfaat gözetmeksizin spontane gelişen olay sırasında suça iştirak ettiği, çek senet tahsilatı veya mafyavari bir amaçla hareket etmediği dolayısıyla ...'nın sanıklarla yakınlığının "geleneksel yakınlık" ilişkisi içerisinde değerlendirilebileceği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 37/1.maddesi ve 150/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 106/2 a c maddesinde düzenlenen nitelikli tehdit suçu kapsamında kaldığının kabulunde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2024 tarihli ve 6 2022/57934 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı Yasa'nın 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 17.09.2024 günlü ve 2022/15474 Esas, 2024/9088 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

19.11.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddigönderilmesinemilletiadına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:11:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim