Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4081

Karar No

2024/1128

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/2626 E., 2020/1596 K.

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2018 tarihli ve 2016/78588 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

  2. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2018/171 Esas, 2019/268 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararları verilmiştir.

  3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2019/2626 Esas, 2020/1596 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu yönünden "... CMK.nın 280/1 a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, " dair kararlar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanıklar arasında işyeri kira ilişkisi olduğuna itibar edilmesinin usul ve asaya aykırı olduğuna,

  2. 2011 yılında mühürlenerek kapatılan bina için 2014 ve 2015 yılına ait vergi borcu ya da kira borcu bulunamayacağına,

  3. Binanın müvekkilin kullandığı dönemlere ilişkin vergi borcu bulunmadığına, borçların müvekkil tarafından ödenmiş olduğuna buna ilişkin dekontların dosyada bulunduğuna,

  4. Kararların gerekçesinde olaya dair tespitlerin tutarlı olmadığına,

  5. Sanıklara herhangi bir borcu bulunmayan müvekkile 78.000,00 TL bedelli senedi zorla imza ettirdiklerine,

  6. Sanıkların savunmalarının çelişkili olduğuna,

  7. Sanıkların savunmalarını destekleyen delil sunulmadığına,

  8. Sanıkların hiç kimsenin bulunmadığı yeri seçmelerinin, olayı gören tanık bulunmamasının bu tip suçlarda normal olduğuna,

  9. Tanık M. Y.'nin olayın sonrasında hatırladığı kadarıyla müvekkilin halini ve tavrını anlatmış olmasına,

  10. Beraat kararlarının bozularak sanıkların cezalandırılması gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

"...Müşteki ...'ın ... ... semtinde bulunan bir hanı 2008 2011 yılları arasında çalıştırdığı, bu işyerini sanık ...'dan aylık 1500 TL'ye kiraladığını, bu yere ait herhangi bir borcu bulunmadığını söylediği, 2015 yılına gelindiğinde sanık ...'ın çağırması üzerine gece vakti ...'ta bulunan iş yerine gittiği, iş yerinin vergi borçlarını ödemesi gerektiğinden bahisle önüne konan 27.02.2014 düzenleme tarihli, 01.10.2014 ödeme günlü, alacaklısı ... borçlusunun müşteki ... olan 78.000 TL senedi imzalaması konusunda tehdit edildiğini, tehditlerden korktuğundan senedi imzalamak zorunda kaldığını, üst tarafı boş olan senedin sonradan doldurularak, ...'ın hakkında icra takibi başlattığı, akabinde sanıklar Osman ve Ali'den şikayetçi olduğu ve haklarında 148/2 a sevk maddesiyle iş bu kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.

Sanık ... mahkememizce alınan savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek, müştekinin kendisinin kiracısı olduğunu, müşteki 4 5 senelik kira borcunu ödemediği için bu senedi müştekiden aldığını, yalnızca senedin ön yüzünde bulunan 27.02.2014 düzenleme tarihini kendisinin yazdığını , daha sonra senet ödenmeyince müşteki hakkında icra takibi yapıldığını, beyan etmiştir.

Sanık ... mahkememizce alınan savunmasında, suçlamayı kabul etmeyerek söz konusu iş yerinin sahibi olduğunu, bu hanın işletmesini müştekiye verdiğini, aralarında kira ilişkisinin bulunduğunu, müşteki ödemeleri yapmayınca 78.000 TL'lik bir borç oluştuğu, bu senedi müştekinin rızasıyla imzaladığını beyan etmiştir.

Mahkememizce senedin yazı, rakam ve imza kısımlarının sanıklar ve müşteki yönünden aidiyeti konusunda İstanbul Jandarma Kriminal Dairesi'nden rapor istenmiş, gelen raporda senedin en alt kısmında ... ve imza kısmının müştekinin eli ürünü olduğu, sanıklara ait olmadığı tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ile birlikte sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, kriminal rapor birlikte değerlendirildiğinde; müştekinin sanık ...'a ait iş yerini kiraladığı, daha sonra müşteki tarafından kira borçları ödenmeyince kiracılık ilişkisinden borçlara karşılık senedin imzalandığının anlaşıldığı, senet sanıklar tarafından icraya konulup, müştekinin aracına haciz konulunca şikayetin vuku bulduğu, senedin üzerindeki ... yazı ve imzasının müştekiye ait olduğu, senede karşı senetle ispat kuralının bu suçlar yönünden de geçerli olduğu, olayın taraflar arasında icra takibine de konu olan hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, dolayısıyla suça konu senedin yağma kastı ile cebir, şiddet, tehdit ve hile yöntemi ile müştekiden alındığına dair, müştekinin soyut beyanı dışında cezalandırılmalarına yeter

her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı." kanaatine varılarak İlk Derece Mahkemesince buna göre beraat kararları verdiği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk derece mahkemesince verilen kararlarda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerekliliği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4 üncü maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2 nci maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) anlaşılmaktadır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; özellikle, sanıkların şubat 2014 tarihinde katılana zorla senet imza ettirmiş olduklarına yönelik şikayet başvurusunun, iddiaya konu senede ilişikn icra takibi ve hatta bu sebeple yapılan 11.03.2016 günlü haciz işlemi sonrası tarih olan 28.06.2016 günü yapılmış olması, sanıkların tüm aşamalarda suçlamaları inkar etmiş olmaları, sanıkların katılandan zorla senet imza ettirmiş olduklarına ilişkin objektif tanık beyanı veya her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilememiş olması ve nihayet temyiz istemine konu edilen sebeplerin, yeniden yargılamayı gerektirir, sonuca etkili bozma sebepleri olarak görülemediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2019/2626 Esas, 2020/1596 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 urcu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yağmakararistinafhukukîtemyizreddiistemininv.süreçolgularonanmasınasebeplerigerekçebaşvurusununreddinehükümlerinnitelikliesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim