Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/21205
2024/1117
25 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/3105 E., 2023/2940 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet
HÜKÜMLER: Bozma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu bakımından, sanık müdafiinin 24.10.2023 günlü temyiz istemi hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 02.11.2023 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karar verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında bahsedilen suçun inceleme dışı bırakılması suretiyle tebliğnamedeki red isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; nitelikli kasten yaralama suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
- Nitelikli yağma suçu bakımından; 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Dairemiz uygulamalarında ise "faydalanma kastının" aranması gerektiğinin çok açık olarak gösterildiği, ayrıca birçok kararlarında bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır. (Faydalanma kastının varlığının zorunluluğuna ilişkin örnek kararlar için bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2013 gün 2012/6 1290E. 2013/35K. Yargıtay 6. C.D. 2005/10644E. 2005/9164K. Yargıtay 6. C.D. 2015/8292E. 2017/4019K. sayılı ilamları)
Bu bakımdan somut olayımızın incelenmesine gelince; sanığın husumetli bulunduğu katılana silahla ateş etmek ve silahın kabzası ile vurmak suretiyle kasten yaraladığı ve sonrasında katılanın yere düşen cep telefonunu alarak olay yerinden kaçtığı ve ertesi günü bahsedilen telefonun kolluğa teslim edildiğinin anlaşılması karşısında sanığın faydalanma amacı taşımadığı böylelikle de yağma suçunun oluşamayacağı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine nitelikli yağma suçundan yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmiş olması,
2.Nitelikli kasten yaralama suçu bakımından; sanık ile katılan arasında evvelce husumet bulunuyor olması ve dosyada mevcut yazışma içeriklerinden taraflar arasında hakaret ve tehdit içeren yazışmaların yapılmış olduğunun savunulmuş olunması karşısında gerekmesi halinde bahse konu yazışmalara ilişkin bilirkişi raporu alınmak ve bu eylemlerin denetime olanaklı irdelenmesi suretiyle sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekliliği gözetilmeksizin yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Nitelikli yağma suçundan kabule göre de; katılana ait cep telefonunun soruşturma aşamasında tanık A.İ.M. tarafından kolluğa bulunduğu belirtilerek iadesinin sağlanmış olması, mağdurun bu suç yönünden özetle şikâyetçi olmadığını, zarar talebinin bulunmadığını, sanık tarafından suça konu telefonun iade edilmiş olduğunu belirtmiş olması karşısında sanık lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
Sanığın nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarından tutuklulukta geçirdiği süre ve 5275 sayılı CGTİHK'nın 105/A maddesi de gözetilerek başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse TAHLİYESİNE, tahliyesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:16