Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/24235

Karar No

2023/9931

Karar Tarihi

11 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2017 tarihli ve 2017/102 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), (h) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

1/6

  1. Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli ve 2017/44 Esas, 2017/150 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), (h) bentleri, 168 maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin, 04.04.2018 ttarihli ve 2018/59 Esas, 2018/609 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının "Suça sürüklenen çocuklar ve sanıkların mağdurun geçişini engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesme biçiminde hareketlerinin bulunmadığı, bu bağlamda yol kesmeden söz edilemeyeceği gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 149.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uygulanmış ise de; aynı maddenin birden fazla bendinin ihlal edilmiş olması ve mahkemenin diğer teşdit gerekçeleri karşısında davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır." şeklinde eleştirilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Mahkumiyet kararının eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğine, soyut iddia dışında delil bulunmadığına, sanıkların mağdura yönelik cebir ve tehdit şeklinde eylemleri olmadığından yağma suçunun unsurlarının gerçekleşmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanıklara üst hadden ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, suçun gece vakti işlenmediğine, istinaf başvurusunda belirtiği gibi değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Mağdur, olay günü saat 19.30 sıralarında Hürriyet Caddesi üzerinde bulunan ... Market önüne geldiğinde sanıklar ..., ... ile temyiz dışı suça sürüklenen çocukların mağduru durdurduğu, kendisinden 10,00 TL para istedikleri, mağdurun olumsuz yanıt vermesi üzerine mağduru dövmeye başladıkları, bir ara yere düştüğü, yerde de tekmeledikleri, mağdurun sol kolunda bulunan 100,00 TL değerindeki casio marka içi kahverengi ve dışı siyah olan saatini sanık ...’ ın zorla aldığı anlaşılmıştır.

  2. Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

  3. Muş Devlet Hastanesince düzenlenen mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına ilişkin adli muayene raporu dosya içerisinde mevcuttur.

  4. Sanık ...’in, diğer sanık ... ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ile birlikte olay yerinde bulunduğu, mağdur ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuk G.K. ile kavga ettiklerini gördüğünü ve onları ayırdığı şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.

2/6

  1. Sanık ... savunmasında, diğer sanık ... ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ile birlikte olay yerinde bulunduğu, mağdur ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuk G.K. ile kavga ettiklerini gördüğünü, onları ayırdığını ve mağdurun kollundaki saati ilk karşılaştırmada temyiz dışı sanık G.K.' ya kendi isteği ile verdiğini, sonra temyiz dışı sanık G.K.’ nın saati mağdura iade ettiği şeklinde tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.

  2. Temyiz dışı sanık G.K. ifadesinde, sanıklar ve ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ile birlikte olay yerinde bulunduğu, mağdur ile kendisinin kavga ettiğini, mağdurun kendi rızası ile kolundaki saati sanık ...’ a verdiği şeklinde savunmada bulunduğu görülmüştür.

  3. Temyiz dışı sanık Y.O. ise, sanıklar ve ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ile birlikte olay yerinde bulunduğu, mağdur ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuk G.K. ile kavga ettiklerini gördüğünü ve onları ayırdığı şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.

  4. Suça konu saatin maddi değerinin 100,00 TL olduğuna ilişkin Muş İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 08.06.2017 tarihli tutanak dosya içeriğinde mevcuttur.

  5. Mağdur ve mağdurun anne ve babası tarafından verilen suça konu saati olay yerinde bulduklarına ve sanıklardan şikâyetçi olmadığına ilişkin 16.01.2017 havale tarihli dilekçesi dosya içerisinde bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilyedinin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.

Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.

Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.

3/6

Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir.

Cebir şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanı, sanıkların ve temyiz dışı suça sürüklenen çocukların tevil yollu ikrarları karşısında, suçun kesin delillerle sanıklar tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

5237 sayılı Kanun'un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.

Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.

5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesiyle "Daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle hüküm altına alınmış bir husustur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 15.12.2009 tarihli, 6/242 291 Esas ve Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesi veya 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında ve gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.

5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesi veya 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.

Hâkim indirim oranını aynı sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde saptamalıdır.

5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesi ve 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü

4/6

fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.

Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesi veya 150 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla, kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.

Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.

Nitekim YCGK'nın dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai ve benzerleri de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.

Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.

Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde,sanıkların, mağdura ait 100,00 TL parasını birden fazla kişi tarafından birlikte, geceleyin cebir kullanıp mağduru yaralamak suretiyle almış olduğu anlaşılmakla, suç tarihi olan 04.01.2017 tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması sırasında değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2018/59 Esas, 2018/609 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

5/6

11.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yağmakarartemyizhukukîincelenensüreçkararınolgularv.gerekçesebepleribozulmasınanitelikli

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim