Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11880
2023/9880
6 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Silahla tehdit
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Datça Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2009 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1 2.a, 53 maddeleri gereğince kamu davası açılmıştır.
-
Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2009 tarihli ve 2009/46 Esas, 2009/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2 a, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek, 5 yıl denetim süresi belirlenmiştir.
-
Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği hakaret suçundan Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2014 tarih ve 2014/285 E., 2014/357 K.sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiğinin bildirilmesi üzerine, Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/570 Esas, 2015/64 Karar sayılı kararı ile hüküm değiştirilmeden aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
-
Hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2017/19865 Esas, 2020/20118 Karar sayılı ilâmı ile,
" .. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1 Hüküm açıklanırken, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, olayın gelişimine ve ne şekilde kabul edildiğine dair anlatıma yer verilmeden Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232, 289/1 g (1412 sayılı CMUK’nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması, 2 Kabule göre de, Sanığın olay günü işi bırakacağını telefonda bildirmesi üzerine diğer mağdurların olay yerine gelmeleri ve sanığın, mağdurların oğluna zarar vereceklerini düşünmesi ve kendisini darp etmeleri üzerine olayların meydana gelmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması .. "
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli ve 2021/69 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2 a, 43/2 1, 29, 62/1, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.02.2022 tarihli ve 2022/4758 sayılı, süresi içinde yapılmayan temyiz isteminin reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebebi;
1.Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması ve beraatine karar verilmesine, lehe hükümlerinin uygulanmamasının yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğine,
- Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanık ...'ın suç tarihinde çiftliğinde çalıştığı tanık Ö.K.'yi arayıp işten ayrılmak istediğini telefonla bildirdiği ve tanık H.A.'nın yanına uğrayıp alkol aldıktan sonra yaşı küçük oğlu H.Ç. ile evine doğru yola çıktığı ve çiftlik sahibi Ö.K.'nin çiftliğe gitmelerini söylediği, mağdurlar ile Alavara mevkiinde karşılaştıkları, sanık ile yaşanan tartışma sonrası mağdurların sanığı darp etmeye başladıkları, oğluna da zarar vereceğini düşünen sanığın da arıcılık yapan tanık H.A.'nın kulübesine giderek aldığı tüfek ile mağdurların üzerine doğru yürüdüğü ve mağdurlara hitaben "Eğer oğluma zarar gelirse hepinizi vururum" diye tehdit ederek tüfeği gösterdiği mağdurların kaçtıkları, ağaç arkasına saklanan mağdur ...'in sanığın arkasından gelerek tüfeği sanığın elinden aldığı, anlaşılmıştır.
-
Mağdurların aşamalardaki ifadelerinde, olay günü tanık Ö.K. İle lokantada otururlarken tanığın çiftliğinde çalışan sanığın "Telefonla arayıp buraya gelmeyin, sizi vururum" diye tehdit etmesi üzerine çiftliğe gitmek üzere yola çıktıklarını, Alavara mevkiine geldiklerinde sanığın araç ile yanlarına geldiğini, oldukça sarhoş olduğunu söylediklerini anlamadıklarını ve ora da arıcılık yapan tanık H.A.'ın
barakasına gittiğini aldığı silahla üzerlerine doğru gelerek kendilerini silahla tehdit ettiğini, sanığı darp etmediklerini beyan etmişlerdir.
-
Tanık H.A. 04.02.2009 tarihli kolluk ifadesinde, beraber içki içtikten sonra sanığın yanından ayrıldığını ve on dakika sonra dışarıdan gelen seslere baktığında üç kişinin sanığı dövdüğünü gördüğünü, araya girmek istediğinde karışma dediklerini, olayda kullanılan tüfeğin kendisine ait olduğunu ve sanığın tüfeği aldığını görmediğini beyan etmiştir.
-
Tanık H.Ç. 04.02.2009 tarihli kolluk ifadesinde özetle, mağdurların babası olan sanık ...'yi yakasından tutup yere yatırdıklarını vurduklarını görmediğini, ayağa kalkan sanığın tanık H.A.'ya ait barakaya gidip tüfeği alıp geri döndüğünü arabanın yanına yaklaştığında arkasından birinin gelerek sanığın elindeki tüfeği aldığını, babası olan sanığın kendisini korumak için elinde tüfekle gelirken "Oğluma zarar gelirse hepinizi vururum" dediğini beyan etmiştir.
-
Kolluk tarafından düzenlenen 03.02.2009 tarihli olay yeri tespit tutanağı ile sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığını belirtir 03.02.2009 tarihli adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden;
Sanığın 25.06.2012 havale tarihli dilekçesiyle hükmü süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşılmakla tebliğnamede yer alan red isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Lehe Hükümlerinin Uygulanmamasının Yasaya Aykırı Olduğuna, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 29 ve 62 nci maddeleri uyarınca indirim sebeplerinin uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 1 yıl 15 gün hapis cezası olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, uygulanmasında sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu ayrıca "..sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonrası kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklandığından ve buna göre izlenen geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimine göre cezasının ertelenmesi halinde ileride suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizce yeterince vicdani kanaat oluşmadığından takdiren sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklamasının geri bırakılmasının uygulanmasına, yer olmadığına.." ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Meşru Müdafaa Hükümlerinin Uygulanması ve Beraatine Karar Verilmesi, Zamanaşımı Nedeniyle Davanın Düşmesine Karar Verilmesi Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın oğlu olan tanık H.Ç.'nin ifadelerinde, mağdurların kendisine yönelik bir eylemde bulunduğuna ilişkin herhangi bir anlatımının olmadığı ve ayrıca mağdurların sanığı yere yatırdıklarını ancak dövdüklerini görmediğini beyan ettiği, mağdurların da sanığı darp etmediklerini savundukları, mağdurların sanığı darp ettikleri durumda ise sanığın tüfek ile mağdurlara yönelmesinin meşru müdafaa sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceği ayrıca sanık açısından yargılama konusu suça ilişkin olağan dava zamanaşımının 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımının ise 12 yıl olduğu, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması nedeniyle dava zamanaşımının, 4 yıl 3 ay 28 gün süreyle durduğu, bu itibarla olağanüstü dava zamanaşımının henüz dolmadığı dikkate alındığında, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Vesaire Yönünden
Mağdurların aşamalardaki değişmeyen kararlı ve birbiriyle uyumlu beyanları, sanığın ikrarı, tanıkların olay bölümü anlatımına uygun beyanları, "Hukuki Süreç" başlığının (4) nolu bendinde gösterilen bozma ilamı, dikkate alındığında; bozmaya uyulduğu, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli ve 2021/69 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:44