Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2319
2023/9852
5 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/60554 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b), (d) ve (h) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
-
... 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/25 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/2205 Esas, 2022/2793 Karar sayılı kararı ile;
"Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın gece zaman diliminde müştekiye ait 2.500 TL değerindeki mobil telefonu yağmaladıktan sonra, kimliği kamera kayıtlarından belirlenip, ilgili kolluk birimi tarafından yakalandığı ve üzerinde bulunan suça konu telefonun "batarya ve sim kartı" olmaksızın ele konulup müştekiye teslim edildiği, kovuşturma aşamasında sanık tarafından telefonun belirtilen değeri olan 2.500 TL miktarın müştekiye ait hesaba yatırıldığı, ancak müştekinin "tüm zararının giderilmesine karşılık kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ... göstermediğini" beyan ettiğinden bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış ise de;
5237 sayılı TCK'nın 168/3 maddesinde yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişinin cezasından indirim yapılacağı ve 168/4 maddesinde ise kısmen geri verme ve tazmin halinde ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için ayrıca mağdurun rızasının aranacağı hüküm altına alınmıştır.
5237 sayılı TCK'nın 168/4 maddesinde zararın tamamı giderilmemiş ve halen suçtan kaynaklanan bir zarar mevcut ise, başka bir ifade ile mağdurun zararının tamamı giderilmemiş ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mağdurun rızasına bağlı kılınmıştır, ancak somut olayda hazırlık aşamasında telefona el konulmasında sanığın her hangi bir katkısı olmamakla birlikte, telefona ait "batarya ve sim kartının" ele geçirilemediği, kovuşturma aşamasında ise sanık tarafından müştekiye 2.500 TL ödenmek suretiyle batarya ve sim kart dahil zararın tümünün kovuşturma aşamasında tazmin edildiği ve bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yönünde müştekinin ... göstermesine gerek bulunmadığı ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/3 2 maddesine göre indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; Bu aykırılığın, 5271 sayılı CMK'nın 280/1 c maddesi uyarınca olayın daha ziyade aydınlanması için başka toplanması gerekli delil bulunmadığı kanaatine ulaşılarak, dosya üzerinden inceleme yapılarak düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
Sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın belirlendiği ilk paragraftan sonra gelmek üzere "Sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlıkta bulunarak müştekinin suçtan kaynaklanan tüm zararını giderdiği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nın 168/3 2 maddesi gereğince cezasından taktiren 1/3 oranında indirim yapılarak sanığın 6 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresi eklenip, 5237 sayılı TCK'nın 62 maddesinin uygulandığı paragraftaki "8 YIL 4 AY HAPİS CEZASI" ibaresinin yerine "5 YIL 6 AY 20 GÜN HAPİS" ibaresi yazılmak ve sonuç cezanın 5 yıl 6 ay 20 gün olarak belirlenmesi suretiyle," düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Suçun unsurlarının oluşmadığına,
-
Sanığın suça ilişkin kastının bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Olay günü saat 24.00 sıralarında evine gitmek üzere yolda yürüyen şikâyetçinin arkasından gelen yüzünde muhtemelen cerrahi maske bulunan sanığın şikâyetçiye yumruk ve tekme vurmak suretiyle elinde bulunan Samsung marka cep telefonunu alarak kaçtığı, şikâyetçinin başvurusu üzerine eşgal bilgilerini belirttiği ve sokak üzerindeki kamera görüntülerinden kim olduğu belirlenen sanığın bulunduğu evde gözaltına alındığı, şikâyetçiye ait Samsung marka içerisinden bataryası ve sim kartı sökülmüş cep telefonunun üzerinde bulunup kolluk görevlilerince şikâyetçiye teslim edildiği, yargılama aşamasında sim kart ve batarya bedeli dahil şikâyetçinin zararının sanık tarafından giderildiği, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır.
-
Şikâyetçinin aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
-
Sanığın atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
-
Şikâyetçiye ait adli muayene raporu ve Adli Tıp Kurumu raporu dosya arasında mevcuttur.
-
Sanığın kimliğinin belirlendiği, yakalandığı ve telefonun üzerinde bulunduğuna dair düzenlenen tutanak dosya arasında mevcuttur.
-
Telefonun 2.500,00 TL değerinde olduğuna dair düzenlenen tutanak dosya arasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hazırlık aşamasında telefona el konulmasında sanığın her hangi bir katkısı olmamakla birlikte, telefona ait "Batarya ve sim kartının" ele geçirilemediği, kovuşturma aşamasında ise sanık tarafından şikâyetçiye 2.500,00 TL ödenmek suretiyle batarya ve sim kart dahil zararın tümünün kovuşturma aşamasında tazmin edildiği ve bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yönünde şikâyetçinin ... göstermesine gerek bulunmadığı ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/3 2 maddesine göre indirim yapılması gerektiğinin kabulüne karar verilmiştir. Bu husus dışında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suçun Unsurunun Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığın Suç Kastının Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal düzenleme doğrultusunda iradi olarak aldığı alkol etkisinde suç işleyen sanığın kusur yeteneğinin var olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; şikâyetçinin aşamalarda değişmeyen tutarlı iddiaları ve bunu doğrulayan adli rapor içerikleri, sanığın aşamalarda tevil yollu ikrarını içeren savunmaları ve olaya ilişkin tutanaklar karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/2205 Esas, 2022/2793 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:39