Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2788
2023/9654
29 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2012 tarihli ve 2012/142 Esas sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuklar hakkında Çocuğa Karşı Eziyet Yapma ve Çocuğun Basit Cinsel İstismarı suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31/3, 37/1, 43/1, 96/2 a ve 103/1 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
Suça sürüklenen çocukların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 148/1. maddesindeki yağma suçunun unsurlarını taşıyabileceği gözetilerek ... Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2014 tarihli ve 2012/133 Esas, 2014/13 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2015 tarihli ve 2014/217 Esas, 2015/263 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası, 96/2 a, 43/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası, 103/1 b, 35, 31/3, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası, 96/2 a, 43/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 27.05.2019 tarihli ve 2016/6235 esas, 2019/3438 karar sayılı bozma ilâmıyla;
''1 Soruşturma evresinde toplanan deliller suç işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenler. Kamu davasını açma veya açmama yetkisi Cumhuriyet Savcısına aittir.
İddianamede şüpheliye yüklenen suç hakkında; suç teşkil eden fiil, zamanı ve işlendiği yer konusunda açıklama gerektiği gibi olay öyküsünde isnat edilen fiilin hangi fiil olduğu açıkça anlatılmalıdır. Fiilin aynı failin diğer fiillerinden ayırt edilebilir nitelikte belirtilmesi gerekir. Failin her biri birbirinden bağımsız biri diğerinin unsuru olmayan ve ayrı ayrı suç teşkil eden filleri yönünden de iddianamede kamu davasının sınırları açıkça gösterilmelidir. Savcı iddianamesine göre mahkemenin suç teşkil eden hangi fiiller konusunda karar vermesi gerektiği belirsiz kalmamalıdır. Eksiklik ve yetersizlik varsa bu, yargılamada giderilmelidir.
İddianamede dava konusu yapılmak istenen suç teşkil eden eylemler ayrı ayrı açıklanıp belirlenmesi gerekir. Yani suç teşkil eden fiiller bakımından kamu davasının sınırı açıkça gösterilmelidir.
Suç teşkil eden fiil yönünden kamu davasının dışına çıkmak demek, dava olmadan karar verilmesi anlamını taşır. Böyle bir uygulamaya CMK kuralları kesin engel oluşturur. Hakim, fiilin niteliğini tayin ve takdirde iddianamedeki hukuki görüş ile bağlı değildir. Ancak bilindiği üzere, iddianamede bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez. İddianamede dava konusu yapılan ve her biri ayrı ayrı bağımsız suç teşkil eden her bir fiilin açıklanması gerekir.
Sanıkların suç oluşturan hangi eylemlerden yargılandığını bilmek hakkıdır. Bu, savunmanın kullanılması açısından güvencedir.
Somut olaya gelince;
... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2012 gün ve 2012/142 91 sayılı iddianamesinde sanıklar ... ve ... katılan ...'a yönelik yağma suçundan 5271 sayılı CMK’nin 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış dava bulunmadığı halde, bu yönde usulüne uygun bir kamu davası açılması sağlanmadan iddianame yerine geçmesi olanaklı bulunmayan görevsizlik kararı ile yetinilerek, sanıklar hakkında bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
2 Ceza yargılamasının amacı, usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda somut gerçeğin her türlü kuşkudan uzak bir biçimde kesin olarak saptanmasıdır. Gerek 1412 sayılı CMUK gerekse 5271 sayılı CMK adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle, maddi gerçeğe ulaşmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle hüküm kesinleşinceye kadar, inceleme olanağı bulunan kanıtların ele alınıp değerlendirilmesi, diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşmesi için, olaya ışık tutabilecek nitelikteki tüm yasal kanıt ve belgelerin araştırılıp tartışılması, doğruluğunun her türlü kuşkudan uzak bir şekilde ispatı zorunludur.
Eziyet suçu serbest hareketli bir suçtur. Bu suçun maddi unsuru eziyet etmektir. Yasada eziyet teşkil edecek davranışlar gösterilmemiştir. Ancak madde gerekçesinde eziyet; bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması olarak tanımlanmıştır. Daha açık bir deyişle, eziyet bedensel acı verse dahi daha çok psikolojik açıdan uygulanan, ruhsal sorunlar doğuran yöntemlerdir. Eziyet teşkil eden bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler.
Eziyeti oluşturan fiilller aslında kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenirlerse eziyet suçu söz konusu olabilir.
Bu açıklamalar ışığında sistematik olma kavramı ele alındığında;
Bir görüşe göre sistematik olmak, az çok bir plan dâhilinde önceden tasarlanmış olarak, birkaç kişi tarafından hiyerarşik yapı içerisinde işbölümü yapılarak belli bir faaliyetin gerçekleştirilmesidir.
Diğer bir görüşe göre, sistematik olarak belli bir süreç içinde uygulanma kriteri, aynı hareketlerin tekrarlanması olarak anlaşılmamalıdır. Farklılık gösterse bile, belli bir süreç içerisinde uygulanan hareketler bütün halinde, "İnsan onuruyla bağdaşmayan" ve "Bedensel veya ruhsal yönden acı çektiren", "Aşağılayan" hareket özelliği kazanmışsa bu suç oluşacaktır. Bu sistematik hareket eziyeti kesintisiz bir suç haline getirir. Bu arada ilk olarak gerçek içtima hükümleri uygulanarak her bir fiil için failin ayrı ayrı cezalandırılabileceği söylenebilir. Ancak gerçek içtima uygulanabilmesi için fikri içtima koşullarının somut olayda gerçekleşmemesi gerekir.
TCK'nin 103. maddesinde ifadesini bulan "Çocukların cinsel istismarı" suçunda cezalandırılmak istenen eylem ise, cinsel saldırı ya da cinsel ilişki değil cinsel istismardır. Cinsel istismar niteliğindeki eylemler arasında cinsel ilişki de mevcut ise bu fiil TCK'nin 103. maddesinin 2. fıkrasında suçun nitelikli hali olarak kabul edilmiştir. İstismarda bir saldırıda bulunmak zorunlu değildir ve bu yönüyle ... mevcut olsa bile (a) ve (b) bentleri çerçevesinde çocuğun yaşı ve durumuna göre eylem istismar niteliği taşıyabilir.
Cinsel istismar, bir çocuğun rızası olmadan veya hileyle yani fesada uğratılmış bir irade ile rızası alınarak yahut fiziksel ya da psikolojik baskıya maruz bırakılarak cinsel uyarı veya tatmin gibi cinsel amaçlar için kullanılmasıdır. Birey adeta cinsel istismarcı tarafından bir cinsel obje haline getirilmektedir. Cinsel arzuların tatmin amacına yönelik olarak suçun işlenmesinde cebir ve şiddetin basit kasden yaralama suçunu aşacak şekilde kullanılması halinde ise o suçtan da mahkum edileceği muhakkaktır.
Somut dosyamızdaki bilgi ve belgelere gelince;
Katılan ...'ın aşamalarda özetle, sanıklar ... ve ... ile ... M Tipi Ceza İnfaz Kurumunda aynı koğuşta kaldıkları sırada bu sanıklar tarafından hergün darp edildiği, uyurken üzerine su döktükleri, sanık ...'ın 5 6 kez vücudunu ellediği, banyo yaparken içeri girmeye çalıştığı şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanıkların suçlamaları kabul etmedikleri,
Sanıklar ve katılanla aynı koğuşta kalan tanıklardan ...'ın kolluk ifadesinde, sanıkların katılanı sık sık darp ettiğini, cinsel istismara ilişkin herhangi bir görgüsünün olmadığını söylediği, kovuşturma aşamasında, herhangi bir kötü muameleye tanık olmadığını ifade ettiği,
Tanık ...'ın kolluk ifadesinde, sanıkların katılanı çekpas sapı ile defalarca dövdüklerini, koğuşta herkese karşı bu hareketleri yaptıklarını, tacize ilişkin bilgisinin olmadığını söylediği, kovuşturma aşamasında dinlenemediği,
Tanık ...'ın aşamalarda özetle, katılanın amcasının oğlu olduğunu, sanıkların katılanı çekpas sapıyla defalarca dövdüklerini, sanık ...'ın birkaç kez katılanın vücudunu ellediğini, banyo yaparken içeri girmeye çalıştığını, içeri girip çıktığını söylediği,
Tamamı sözlü yargılamadan oluşan dosyada,
Sanıklar ve katılan ile aynı koğuşta kalan diğer kişiler belli olduğu halde, bu kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulmadığı, katılan ... tanık ... dışındaki tanıkların kendi içinde ve diğer tanıklar ile beyanları arasındaki aykırılıkların giderilmediği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, öncelikle;
Katılanın sanıklar tarafından sık sık kötü muameleye ve sanık ... tarafından cinsel istismara uğradığı ileri sürülen olayda; katılan ... sanıklarla olay tarihlerinde aynı koğuşta kalan diğer kişilerin tanık olarak beyanları alındıktan, katılan ... tanık beyanları arasında ortaya çıkan mubayenet giderildikten sonra, yukarıdaki teknik anlatımlar ışığında, sanıkların suç teşkil eylemlerinin hukuki nitelendirilmesi yapılıp, buna uygulanacak hukuki normun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yetinilip, yazılı şekilde karar verilmesi,
3 Kabule göre de,
a) Cinsel istismar suçunun tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek sanık ...'ın cezasından 5237 sayılı TCK'nin 35. maddesi ile indirim yapılması,
b)Sistematik hareketin eziyeti kesintisiz bir suç haline getirdiği düşünülmeden; 5237 sayılı TCK'nın 43. maddeleri ile uygulama yapılması;''
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
2019/251 Esas sayılı dosyadan yapılan suç duyurusu üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli ve 2020/478 Esas sayılı birleştirme talepli düzenlenen iddianamesiyle suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.c d, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2019/251 Esas, 2020/221 Karar sayılı kararıyla (Her iki suça sürüklenen çocuk için) 1 Beraat (Nitelikli yağma ve cinsel istismar suçlarından) 2 TCK 96/2, 31/3, 62 md.leri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/11467 Esas, 2021/18999 karar sayılı bozma ilâmıyla;
"...Katılanın hazırlık aşamasındaki ifadesinde, aynı koğuşta kaldıkları suça sürüklenen çocukların kendilerine zorla kantin fişi imzalattırıp aldıklarını, eşyaları kendilerine vermediklerini, her gün kantin fişlerine el koyduklarını, bozma öncesi kovuşturmada alınan beyanında, kantin fişlerinin suça sürüklenen çocuklar tarafından kullanıldığını, kendi ihtiyaçlarını alabilmek için ceplerinden ekstra para harcamak zorunda olduklarını, ailelerinden yüksek miktarda para istemelerini, parayı da onlara vermelerini istediklerini, ailelerinden para alıp onlara vermedikleri zamanlarda kötü muamelede bulunduklarını söylediği, bozma öncesi dinlenen tanık ...’ın beyanında, suça sürüklenen çocukların kantin fişlerine, kıyafetlerine zorla el koyduklarını gördüğünü, tanık ...’ın bozma öncesi alınan beyanında, suça sürüklenen çocukların katılanı kantinden ihtiyaçlarını almaya zorladıklarını, alınan malzemeleri kullandıklarını,ailelerinden yüksek miktarda para istemelerini, parayı da kendilerine vermelerini istediklerini, ailelerinden para alıp onlara vermedikleri zamanda kötü muamelede bulunduklarını söylediği, bozma sonrası dinlenen tanık ...’ın beyanında, katılanın adının kantin fişlerine yazıldığını, zorla imzalattırıldığını ve bunun karşılığında suça sürüklenen çocukların kendi ihtiyaçlarını aldıklarını, alınan malzemeleri kendilerinin kullandığını söylediği, bozma sonrası dinlenen katılanın beyanında, suça sürüklenen çocukların kantin fişlerine rızası olmaksızın ismini yazarak imzalattırdıklarını, kendisine ait kantin fişlerine el koyduklarını, kantinden aldıkları malzemeleri zorla elinden aldıklarını, ailesinden fazla para istemesini talep ettiklerini, kantin fişlerini zorla kendisine doldurtarak hesabına ailesinden gelen paradan düşülmesi şeklinde kendisinden para aldıklarını, olay tarihinde aldıkları paralar ile ilgili maddi zararının bulunduğunu, ancak bu maddi zararının cüz’i miktarda olması sebebiyle bu zararın giderilmesini istemediğini söylediği gözetildiğinde; suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı TCK’nın 149/1 c d bentleri ile TCK’nın 150/2. maddesi uyarınca nitelikli yağma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi,''
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
- ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/02/2022 tarihli ve 2022/7 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararıyla iki suça sürüklenen çocuk için 5237 sayılı Kanun'un 149/1 c d, 150/2, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça sürüklenen çocuk ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Somut delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
Suça sürüklenen çocuk ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Somut delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Katılanın aynı koğuşta kaldıkları suça sürüklenen çocukların kendisine zorla kantin fişi imzalattırıp aldıklarını, eşyaları kendilerine vermediklerini, her gün kantin fişlerine el koyduklarını, kantin fişlerinin suça sürüklenen çocuklar tarafından kullanıldığını, kendi ihtiyaçlarını alabilmek için ceplerinden ekstra para harcamak zorunda olduklarını, suça sürüklenen çocukların ailelerinden yüksek miktarda para istemelerini, parayı da onlara vermelerini istedikleri, ailelerinden para alıp onlara vermedikleri zamanlarda kötü muamelede bulundukları anlaşılmaktadır.
-
Katılan ... sanıklarla olay tarihlerde aynı koğuşta kalan tanık M. V.’nin ve tanık M.A.’nın ve tanık Ç.G.'nin katılanı doğrulayan beyanları dosyada mevcuttur.
-
Katılanın olay tarihinde alınan paralar ile ilgili maddi zararının bulunduğunu, ancak bu maddi zararının cüz’i miktarda olması sebebiyle bu zararın giderilmesini istemediğini söylediği anlaşılmaktadır.
4.Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (4) ve (7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Somut Delil Olmadığına, Beraat Kararı VErilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan beyanı, katılan beyanı ile uyumlu olay tarihlerde aynı koğuşta kalan Tanık M.V.’nin ve tanık M. A.’nın ve tanık Ç.G.'nin katılanı doğrulayan beyanları, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, suça sürüklenen çocukların eyleminin sabit olduğunun anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/02/2022 tarihli ve 2022/7 E. 2022/72 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:00