Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/115

Karar No

2023/9517

Karar Tarihi

23 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Bürosunun 2020/4928 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 37 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 37 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2021/262 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararıyla

  1. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası,109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,

  2. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası,109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,

  3. Sanık ... ... hakkında nitelikli yağma suçundan 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası,109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,

Karar verilmiştir.

C. ... Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/3057 Esas, 2022/2739 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri;

  1. Eksik ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine,

  2. Sanık ...'in suç işleme kastı bulunmadığından, isnat edilen suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

  3. Şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine,

B. Sanık ... ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri;

  1. Sanık ... hakkında isnat edilen suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

  2. Beraatine karar verilmesi gerektiğine,

  3. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiğine,

  4. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri;

  1. Beraatine karar verilmesi gerektiğine,

  2. İsnat edilen suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

  3. Alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine,

  4. 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin uygulanması gerektiğine,

  5. 5237 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,

  6. İstinaf mahkemesi kararının adil yargılanma hakkı ve hak arama hürriyetine aykırı olarak gerekçesiz olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Sanıkların mağduru birlikte silah zoruyla arabaya bindirdiği, trap atış alanına götürdükleri, sopa ve levye ile vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladıkları ve sanık ...'ın elinde tüfek olduğu, mağdura cebinde ne varsa çıkartmasını söylemeleri üzerine mağdurun cüzdan, telefon ve anahtarı çıkartarak yere attığı sanıkların bu eşyaları aldıkları anlaşılmıştır.

  2. Mağdurun aşamalarda değişmeyen, tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

  3. Sanıkların tevil yoluyla ikrarda bulundukları belirlenmiştir.

  4. Tanıklar A.K., T.U., G.U.'nun beyanları dava dosyasında mevcuttur.

  5. Kolluk tarafından düzenlenen, mağdurun kaçırıldığını iddia ettiği araçların 15.07 de arkalı önlü Kozak Ayvalık istikametinde gözüktüğünün belirtildiği 12.12.2020 tarihli CD çözümleme tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

  6. Sanık ... ...'in yapılan üst aramasında H.G. Adına kayıtlı kredi kartının elde edildiğinin belirlendiği 11.12.2020 tarihli üst arama tutanağının dava dosyasında bulunduğu tespit edilmiştir.

  7. Mağdurun sanıkları fotoğraf üzerinden teşhis ettiği 12.12.2020 tarihli kolluk tarafından düzenlenen fotoğraf teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

  8. Kolluk tarafından düzenlenen, durdurulan araçtan inen mağdurun kafa kısmından kanlar aktığının gözüktüğü, mağdurun yanından inen sanık ...'ın pompalı tüfeği rızasıyla teslim ettiğinin anlatıldığı 11.12.2020 tarihli olay, yakalama, rızaen teslim, muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

  9. Kolluk tarafından düzenlenen, sanık ...'in saat 14.44 sıralarında görevlileri arayarak 35 ... .. plakalı araçta silah olduğunu, yaralama ya da ölümle sonuçlanacak kavga olabileceğini ihbar ettiğinin anlaşıldığı 11.12.2020 tarihli telefon görüşme tutanağı dosyada bulunmaktadır.

  10. Tanık E.U. tarafından saat 14.52 sıralarında, kalabalık kavga olduğunu, husumetlileri ...'ın aracı kullandığını, mağdurun hayatından endişe duyduklarının anlaşıldığı 155 ihbar tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

  11. Kozak yolu giriş ve çıkış PTS lerinde ... ...'in kullandığı 35 ... .. plakalı aracın 14.58.58 sıralarında ...'in kullandığı 35 ... ... plakalı aracın 14.58.59 sıralarında ilçe merkezinden önlü arkalı şekilde çıktıkları, sonrasında 35 ... .. plakalı ... ...'in kullandığı içerisinde mağdur ...'nun ve sanık ...'ün bulunduğu Tofaş marka aracın 16.40.51 sıralarında ...'in kullandığı 35 ... ... plakalı Honda marka aracın 16.40.53 sıralarında önlü arkalı şekilde ilçe merkezine aynı PTS den giriş yaptıkları kolluk tarafından düzenlenen 11.12.2020 tarihli tutanak ile tespit edildiği anlaşılmıştır.

  12. Kolluk tarafından düzenlenen, sanık ...'in kullandığı araçta plastik sopa ve levyeye el konulduğu, sanık ...'in kullandığı araçta Atalay'a ait eşyaların bulunarak el konduğunun tespit edildiği 11.12.2020 tarihli araç arama tutanakları dava dosyasında mevcuttur.

  13. Bergama ... Devlet Hastanesinde uzman doktor tarafından, mağdurun yaralanmasının basit müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun tespit edildiği 04.01.2021 tarihli kati hekim raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

  14. Kolluk tarafından düzenlenen, sanık ...'in kayıtlı muhbir olmadığı ancak uyuşturucu uyarıcı madde ticareti yapan şahısların tespiti amacıyla ismi gizli kalarak bilgiler vermesi nedeniyle iletişim kurulduğu, 20.11.2020 tarihinde hakkında işlem yapılması nedeniyle irtibatın sonlandırıldığı, 11.12.2020 tarihinde 14.44 sıralarında daha önce iletişim kurduğu numaradan arayarak "konunun acil olduğunu 35 ... 32 plakalı araçta silah olduğunu aracın Kozak istikametine gittiğini geç kalınırsa yaralama ya da ölüm ile sonuçlanabilecek bir olayın olabileceğini" söylemesi üzerine kendisinin uzak durması suça karışmaması gerektiği uyarısının yapıldığı, ilçe emniyet müdürlüğüne durumun bildirildiğinin belirtildiği 23.08.2021 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

  1. Sanıklar Müdafilerinin Sanıklara İsnat Edilen Suçların Maddi ve Manevi Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;

5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi, (5), (6), (7), (8), (11) ve (12) paragraflarında açıklanan tutanaklar, (13) paragrafında belirlenen rapor, mağdurun beyanı, sanıkların tevil yoluyla ikrarları karşısında sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Sanık ... Müdafiinin Eksik ve Hatalı Değerlendirme ile Karar Verildiği, Şüpheden Sanığın Yararlanması Gerektiği ve Sanıklar ... ... ve ... Müdafilerinin Sanıkların Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;

Mağdurun beyanı, sanıkların (ikrar içeren) savunmaları, kolluğun düzenlediği Olay ve Olgular başlığı altında (5), (6), (7), (8), (11) ve (12) paragraflarında bilgilerine yer verilen CD çözümleme, teşhis, üst arama, tespit, arama tutanaklar, (13) paragrafta belirtilen mağdura ait rapor ve toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanıklar tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, bu nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Sanık ... ... Müdafinin Etkin Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;

5237 sayılı TCK'nun 168. maddesinde yer alan "etkin pişmanlık" hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı TCK'nun 168. maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.

Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (12) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen tutanak uyarınca sanıkların araçlarının kolluk görevlileri tarafından durdurulduktan sonra mağdura ait eşyaların ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık hükmünün koşullarının bulunmadığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Sanık ... ... Müdafinin Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;

Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.

Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarlarının 12 ve 8 yıllık hapis cezaları olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Sanık ... Müdafinin 5237 sayılı Kanun'un 62 inci Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;

Sanık hakkında kurulan hükümde, Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri İndirimler" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre "Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir....", Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasına göre "...suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre..." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir. " şeklinde düzenlemeye yer verildiği, ” yine Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin alıtnıcı fıkrasının (b) bendinde " Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması," şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Mahkemece "adli sicil kaydına yansıyan geçmişi, bu bağlamda tekerrüre esas sabıkasının bulunması ve dosyaya ve eyleme yansıyan olumsuz kişiliği" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Sanık ... Müdafinin Alt Sınırdan Hüküm Kurulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;

Sanığın kastı, suçu işleme şekli, suçu işlediği yer ve zaman, suç sonrası oluşan zarar göz önüne alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Sanık ... Müdafinin 5237 sayılı Kanun'un 150 inci Maddesinin İkinci Fıkrasının Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;

Sanığın işlediği nitelikli yağma suçuna konu cep telefonu, cüzdan (içindeki kartlarla birlikte) ve anahtar olduğu suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan malların değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Sanık ... Müdafinin İstinaf Mahkemesi Kararının Adil Yargılanma Hakkı ve Hak Arama Hürriyetine Aykırı Olarak Gerekçesiz Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;

Anayasanın 141. 5271 sayılıl Kanun'un 34, 230, 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkemece "dava konusu fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sabit görülen fiillerin doğru olarak vasıflandırıldığı, cezaların kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde bireyselleştirilerek kanuni bağlamda belirlendiği, hükümlerin düzeltilmesini ya da değiştirilmesini gerektiren hukuka aykırılığın bulunmadığı" belirtilerek yeterli gerekçe ile 5271 sayılıl Kanun'un 280/1 a maddesi gereğince sanık hakkındaki yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına ait hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz istemine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 Tarihli ve 2022/3057 Esas, 2022/2739 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanunun 288 nci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararkişiyisüreçv.istemlerinintemyizyoksunkararınnitelikliyağmahürriyetindenhukukîolgularonanmasınagerekçesebeplerihükümlerinesastanreddiincelenenkılma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:22:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim