Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/24093
2023/9374
16 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20.08.2013 tarihli ve 2013/115703 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca,
B. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2016 tarihli ve 2016/134379 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... ... hakkında mağdur ... Armağan'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle, kamu davaları açılmıştır.
C. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2013/427 Esas, 2017/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mağdur ...'ye yönelik 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile, cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmistir.
D. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/89 Esas, 2018/2017 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mağdur ...'ye yönelik 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi,
-
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
-
Sanığın atılı suçu işlemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, sanığın mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Olay tarihinde Sanık ... ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'nın, Sultangazi Ticaret Meslek Lisesi'nde öğrenci olup okul çıkışı eve gitmekte olan mağdurlar ... ile ... yanlarında tanık M.B. olduğu halde konuşmak için Gazi Şehir Parkına çağırdıkları, tanık M.B'nin olaydan önce yanlarından gönderildiği, park içinde temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...'in birlikte mağdurların her ikisinden de montlarını vermelerini istedikleri, mağdurların montlarını vermek istememeleri üzerine onları dövmekle tehdit ettikleri, akabinde sanık ve suça sürüklenne çocuğun birlikte mağdurların saçlarından çektikleri, suça sürüklenen çocuk ...'nın önce ...'in üstündeki montu zorla çıkartıp, sanık ...'e verdiği, sonra da mağdur ...'nin montunu zorla çıkartıp kendi üzerine giydiği, ayrıca mağdur ...'in 15,00 TL parasını ve mağdur ...'nin montunun cebindeki cep telefonunu da alarak olay yerinden ayrıldıkları, Aynı gün kısa zaman sonra sanık ... ile yanında bulunan suça sürüklenen çocuk ...’nın mağdur ...'ye ait cep telefonu cihazını seyyar satıcılık yapan tanık E. S isimli şahsa 75,00 TL karşılığı sattıkları, seyyar satıcının da 150,00 TL ye başka bir şahsa suça konu cep telefonunu sattığı mahkemecede kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
-
Dosya içerisinde mevcut 20.03.2013 tarihli olay araştırma, yakalama ve CD izleme tutanağında olay yerini gören kamera görüntülerinden sanık ve suça sürüklenen çocuğun tespit edildikleri anlaşılmıştır.
-
Sanık ve suça sürüklenen çocuk tevil yollu ikrarlarda bulunarak mağdurların montlarını bir günlüğüne giymek için aldıklarını beyan edip yer göstermesi yaparak montları teslim etmişler, mağdur ...'ye ait cep telefonunu sattıkları şahsın yerini göstererek cep telefonunun ele geçmesini ve mağdura teslimini sağladıkları anlaşılmıştır.
-
Montlar ve mağdur ...'nin cep telefonun teslim edildiğine dair teslim tesellim tutanağı dosyada mevcuttur.
-
Tanıklar M.B ve seyyar satıcı E. S nin ve telefonu satın alan 3. kişi olan H.K 'nın dosya da beyanları mevcuttur.
-
Mağdurlar şikâyetlerinden vazgeçerek zararlarının giderildiğini beyan etmişlerdir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden yapılan yargılama sonucu sanıkların üzerlerine atılı yağma suçunu işlediklerinin sübutu yönünden ilk derece mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde bulunduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu anlaşılmış ancak sanıkların suça konu eşyaların mağdurlara iadesini soruşturma aşamasında sağladıkları kanaatiyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varılarak Hukuki Süreç bölümünün 3 nolu bendinde açıklanan hüküm tesisine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurların beyanı, sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun savunması, olaya ilişkin tutanaklardan sanığın mağdurlara yönelik eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, sanık müdafiinin yağma suçunun oluşmadığına ve sanığın beraat etmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Mağdur ...'ye yönelik yağma eyleminde; sanık tarafından zorla alınan mağdura ait mont ve cep telefonundan, suça konu montun sanık tarafından mağdura teslim edildiği, cep telefonunun ise sattığı 3. kişilerden alınarak mağdura teslim edildiği olayda, öncelikle mağdura kısmi iade nedeniyle sanık hakkında ceza indirimine ... gösterip göstermediğinin sorulması, ... gösterilmemesi halinde ; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 günlü, 2012/6 1232 Esas ve 2013/106 sayılı kararı ışığında, çalınan malın üçüncü kişiye satılması halinde, failin, bizzat pişmanlık göstererek, mağdurun zararını tazmin etmesi yanında satın alan iyi niyetli ise, satın alanın zararını da gidermesi; kötü niyetli ise, satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiğinden; sanığın çaldığı telefonu satın alan üçüncü kişinin zararının giderilip giderilmediği ve iyi niyetli üçüncü kişi olup olmadığı araştırılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/89 Esas, 2018/2017 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe Bölümünün B paragrafında belirtilen eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:24:44