Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4455
2023/9336
15 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar haklarında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde oldukları, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafi duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2013 tarihli ve 2013/4204 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 inci maddesinin birinci fıkrası,149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
-
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2013/189 Esas ve 2014/189 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2013/189 Esas ve 2014/189 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08/05/2018 tarihli ve 2015/5600 Esas, 2018/3462 Karar sayılı kararı ile;
"...Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıklar ... ve ...'in, sanık ...'in nişanlısı ... ile önceki dönemde arkadaşlık yaşayan ve ... hakkında dedikodu yaptığını düşündükleri katılan ...'ın evine gece vakti saat 19.10 sularında sanık ...'in silah göstermesi ile katılanın rızası hilafına girerek, katılan ile ... arasındaki ilişkinin devam ettiği iddiası ile katılandan "ilk aşamada 5.000 TL sonraki aşamada 2.000 TL yi yarın getir, geri kalanını 1 hafta sonra ödersin "diyerek para istedikleri, katılanı silah zoru ile yatak odasına götürüp çıplak fotoğraflarını çektikleri, daha sonra yakınana "şikayet edersen fotoğrafları ailene göndeririz 2000 TL yi getir fotoğrafları al" diyerek evden ayrıldıkları, sanıklar evden ayrıldıktan sonra cüzdanını kontrol eden yakınanın, cüzdanından 100 TL parasının alındığını farkettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı gözetilmeyip, teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesiyle uygulama yapılması..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26/09/2019 tarihli ve 2018/285 Esas ve 2019/516 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26/09/2019 tarihli ve 2018/285 Esas ve 2019/516 Karar sayılı kararının sanıklar ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/06/2021 tarihli ve 2020/2973 Esas, 2021/12235 Karar sayılı kararı ile;
"...1 ) 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinde düzenlenen nitelikli yağma suçuna ilişkin cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması karşısında, sanıklar ... ve ...’nın sorgusunun mahalli mahkemesince yapılmayarak 5271 sayılı CMK'nun 196/2. maddesine aykırı davranılması,
2 )Sanıklara yüklenen yağma suçu bakımından kanun maddesinde öngörülen cezanın alt sınırına göre, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii bulundurulmadan sanıkların savunmasının alınması suretiyle, anılan Yasanın 188/1. ve 289/1 e maddelerine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Bozma üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30/11/2021 tarihli ve 2021/445 Esas ve 2021/638 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
-
Olayın katılanın kurgusundan ibaret olup sanığın cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
-
Sanığın zorunlu müdafiisi bulundurulmaksızın yapılan usuli işlemler nedeniyle adil yargılama hakkını ihlal ettiğine,
-
Katılanın 100,00 TL parasının sanık tarafından alındığına ilişkin olarak yeterli delil bulunmadığından sanığın üzerine atılı eylemin tamamlanmayıp teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerektiğine,
-
Katılandan yağmalandığı iddia edilen 100,00 TL paranın iki sanık bulunması nedeniyle kişi başı 50,00 TL üzerinden değerlendirme yapılarak sanık hakkında değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
-
Gerekçeli kararda sanık hakkında haksız tahrik indirimi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamış olduğuna,
-
Sanığın üzerine atılı eylemin yağma suçunu değil hırsızlık suçunu oluşturduğuna,
-
Vesaire,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
-
Sanığın cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
-
Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanıklar ... ve ...'in, sanık ...'in nişanlısı ... ile önceki dönemde arkadaşlık yaşayan ve ... hakkında dedikodu yaptığını düşündükleri katılan ...'ın evine gece vakti saat 19.10 sularında sanık ...'in silah göstermesi ile katılanın rızası hilafına girerek, katılan ile ... arasındaki ilişkinin devam ettiği iddiası ile katılandan "ilk aşamada 5.000,00 TL sonraki aşamada 2.00,00 TL yi yarın getir, geri kalanını 1 hafta sonra ödersin " demek suretiyle para istedikleri, katılanı silah zoru ile yatak odasına götürüp çıplak fotoğraflarını çektikleri, daha sonra katılana "şikayet edersen fotoğrafları ailene göndeririz 2.000,00 TL yi getir fotoğrafları al" diyerek evden ayrıldıkları, sanıklar evden ayrıldıktan sonra cüzdanını kontrol eden katılanın, cüzdanından 100,00 TL parasının alındığını farkettiğini anlaşılmıştır.
-
Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
-
Sanık ...'nın Ayvacık Sulh Ceza Mahkemesince zorunlu müdafii eşliğinde alınan 18.02.2013 tarihli savunmasında "... ...la evinde konuşurken kendisine nişanlım ... ile yatıp yatmadığını sordum, o da bana yattığını söyleyince sürekli üzerimde taşıdığım çakıyı çıkardım, ...ın karşısında durarak herhangi bir şekilde çakıyı kendisine değdirmeden ya kendisinin Küçükkuyudan gitmesini ya da benim Küçükkuyudan gitmem gerekeceğini söyledim, o da bana öğretmen olarak görev yaptığını Küçükkuyudan gitmesinin mümkün olmadığını söyledi, ben de bunun üzerine o zaman ben giderim dedim ancak maddi durumum el vermediği için kendisinden taşınma masrafım olarak 1000 TL istedim, ... da bana kendi rızasıyla yarın saat 3'te 1000 TL'yi sana veririm dedi, ben de bunun üzerine ...'ın evini terk ettim..." demek suretiyle tevili yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.
-
Sanık ...'in ... Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu müdafii eşliğinde alınan 22.10.2013 tarihli savunmasında "...olay günü ben ...'in yanına gitmiştim, amacım köpeğimi göstermekti, ... ile otururken bir mesaj geldi, ...ini morali bozuldu, ben gidiyorum dedi, o zaman ben de gideyim dedim, ... beni eve bırak dedi, arabam ile ...'in tarif ettiği evin olduğu yere siteye bıraktım, ... araçtan indi tokalaştık ben Edremit'e gittim, iddia edildiği gibi ben kesinlikle ...'ın evine girmedim, evinin dairesinin kapısına varmadım, sadece aracım ile indirip oradan ayrıldım..." demek suretiyle tevili yollu olay yerine gittiğini doğruladığı görülmüştür.
-
Sanık ...'den ele geçirilen çakı bıçağının "6136 sayılı Kanun kapsamında olmadığı ve nitelik bakımından vahim aletlerden olmadığı" kanaatini bildirir 19.02.2013 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
-
Katılanın sanık ... ile birlikte yağma eylemini gerçekleştiren diğer şahsın sanık ... olduğuna yönelik fotoğraflı teşhise dair 20.02.2013 tarihli ek ifade tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
-
Tanıklar E.D., A.Ç. ve H.Ç.'nin yağma olayına ilişkin doğrudan görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı ancak katılan ...'ın tanıklar haklarında asılsız söylemlerde bulnduğuna ilişkin beyanlarda bulundukları anlaşılmıştır.
-
Sanık ...'den ele geçirilen telefon üzerinde yapılan incelemede olay günü saat 16:00 ve 17:00 saatleri arasında çekilmiş olan üç adet fotoğrafın silinmiş olup hasarlı olmasından dolayı resim dosyasının kurtarılamadığına ilişkin olarak 18.04.2013 tarihli telefon inceleme raporu dava dosyasında mevcuttur.
-
Sanık ...'in nişanlısı tanık H.Ç. ile önceki dönemde arkadaşlık yaşayan katılanın tanık hakkında bazı isnatlarda bulunduğuna dair tanıklar E.D. Ve A.Ç. tarafından yapıldığı kabul edilen facebook sitesi üzerinden yapılan yazışma içerikleri dava dosyasında mevcuttur.
-
Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5)numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği ve gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık ... Müdafii ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
- Beraat Etmeleri Gerektiği Yönünden,
Katılanın tüm aşamalarda birbiriyle uyumlu beyanları ve bu beyanları doğrulayan bilirkişi rapor içerikleri, yazışma içerikleri ile sanıkların tevili yollu ikrar içeren savunmaları ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları karşısında, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Suç Vasfı Yönünden,
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır. Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır. Cebir şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince;sanıkların katılana 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında silah sayılan çakı bıçağı ile zorla para isteminde bulunup cüzdanında bulunan 100,00 TL parasını aldıkları olayda, sanıkların sabit olan eylemlerinin nitelikli yağma suçuna oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık ...'in Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Sanığın hakları hatırlatılarak, isnad edilen suç hakkında müdafii ile birlikte kamuya açık olarak yapılan 30.11.2021 tarihli celsede savunmasını yaptığı ve hakkında karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Yağma Eyleminin Teşebbüs Aşamasında Kaldığı İddiası Yönünden,
Yağma suçu 5237 sayılı Kanun'un 148 ve 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Eylemin elverişli hareketle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamadığı durumda ise yağmaya teşebbüs suçu oluşacaktır. Somut olayımızda; sanıkların katılana 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında silah sayılan çakı bıçağı ile zorla para isteminde bulunup cüzdanında bulunan 100,00 TL parasını aldıkları dikkate alındığında sanıklar haklarında teşebbüs indirimi hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiş ve bu yönüyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Değer Azlığı Yönünden,
Olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden ve müşterek fail olan sanıkların sanık sayısına bölünmek suretiyle değil bir bütün olarak yağmaladıkları toplam değer üzerinden değer azlığı indirimi yapılıp yapılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği ve nitelikli yağma suçuna konu 100,00 TL paranın suç tarihi itibari ile değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan temyiz istemi yerinde görülmemiş, kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Haksız Tahrik Yönünden,
Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında olayın başından beri yağma kastı ile hakeret eden sanıkların katılanı bıçak ile tehdit etmek suretiyle parasını aldıkları somut olayda doğrudan sanıklara yönelen bir saldırının söz konusu olmadığı ve yağma eyleminin niteliği gereği tahrik altında suç işledikleri kabul edilemeyeceği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Vesaire Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarının gereklerinin yerine getirildiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30/11/2021 tarihli ve 2021/445 Esas ve 2021/638 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... müdafii ve ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:15