Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3053
2023/9306
15 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Aynen İnfaz
Hükümlü hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2001 tarihli ve 2001/118 numaralı iddianamesi ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 495 inci maddesinin birinci fıkrası, 55 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31, 33 ve 40 ıncı maddeleri uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
-
Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2001 tarihli ve 2001/299 Esas, 2001/222 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 765 sayılı Kanun'un 495 inci maddesinin birinci fıkrası, 55 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 59 uncu maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2001 tarihli ve 2001/299 Esas, 2001/222 Karar sayılı kararının hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.03.2002 tarihli ve 2002/1251 Esas, 2002/2568 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
-
Uyarlama yargılaması neticesinde Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2012 tarihli ve 2012/270 Esas, 2012/298 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2012 tarihli ve 2012/270 Esas, 2012/298 Karar sayılı kararının hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/29949 Esas , 2014/19544 Karar sayılı kararı ile;
"... Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay günü sanıkların, 80 yaşlarında olan yakınanın konutuna girerek üzerine battaniye atıp yere düşürerek, bilezik ve yüzüğünü yağmaladıktan sonra ayaklarını bağlayıp,üzerine yatak, yorgan yığarak o halde bırakıp olay yerinden ayrıldıkları, akşam üzeri tesadüfen eve gelen yakınanın torunu tanık Mustafa Sardoğan tarafından yakınanın bulunduğu halden kurtarıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’na göre eylemin yağma suçunun yanı sıra özgürlüğü kısıtlama suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, ..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucu Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/61 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
-
Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/61 Karar sayılı kararının hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.03.2018 tarihli ve 2015/9424 Esas, 2018/2294 Karar sayılı kararı ile;
"... Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi ve 23/02/1938 gün ve 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, lehe yasa saptanması maddi olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalar ile sonradan yürürlüğe giren yasaların hiçbir hükmü karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanmasını ve uygulama sonucunda ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karıştırılmasını zorunlu kıldığından, maddi (somut) olaya uygulanacak yasalar ile sonradan yürürlüğe giren Yasanın bir bütün halinde birbiriyle karşılaştırılarak uygulanıp ayrı ayrı sonuçlar belirlenip bunların karşılaştırılması gerekmektedir.
Hal böyle olunca;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıkların olay tarihinde 80 yaşındaki yakınanın evine giderek üzerine yorgan, battaniye atarak yakınanı yere düşürdükten sonra bilezik ve yüzüğünü alıp ayaklarını bağlayarak evden ayrıldıkları maddi olayda; sanık hakkında uygulanması gereken 765 sayılı TCK'nın 499, 522, 59/2 nci maddeleri 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 149/1 c d, 62, 109/2 3 b, 62 nci maddelerine göre lehe Yasanın saptanması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması , ..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucu Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2018/106 Esas, 2018/125 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
-
Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2018/106 Esas, 2018/125 Karar sayılı kararının hükümlü ve müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.03.2020 tarihli ve 2018/2770 Esas , 2020/1335 Karar sayılı kararı ile;
"... Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay tarihinde 80 yaşındaki yakınanın evine giderek üzerine yorgan, battaniye atarak yakınanı yere düşürdükten sonra bilezik ve yüzüğünü alıp ayaklarını bağlayarak evden ayrıldıkları maddi olayda; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/4. maddesinde öngörülen, "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından ''Dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz" hükmü gözetilmeyerek yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda zamanaşımından düşme kararı verilmesi,
Hal böyle olunca;
5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddesi ve 23/02/1938 gün ve 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, lehe yasa saptanması maddi olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalar ile sonradan yürürlüğe giren yasaların hiçbir hükmü karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanmasını ve uygulama sonucunda ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karıştırılmasını zorunlu kıldığından, hükümlü hakkında uygulanması gereken 765 sayılı TCK'nın 499, 522, 59/2 nci maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nin 149/1 c d, 62, 109/2 3 b, 62 nci maddelerine göre lehe Yasanın saptanması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucu Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ve 2020/132 Esas, 2020/161 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile aynın maddenin 3 üncü fıkranının ( b) benti, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; ancak netice cezanın kazanılmış hak gereği 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına indirilmesine karar verilmiştir.
-
Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ve 2020/132 Esas, 2020/161 Karar sayılı kararının hükümlü ve müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2020/9721 Esas , 2021/11734 Karar sayılı kararı ile;
"...Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1 ) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenebileceği cihetle; somut olayda sanık hakkında 765 sayılı TCK'na göre kurulmuş olup önceden kesinleşmiş bulunan hükmün lehe olduğunun anlaşılması karşısında; uyarlama talebinin reddi ile Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2001 tarihli ve 2001/177 Esas, 2001/122 Karar sayılı kesinleşmiş hükmünün aynen infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2 ) Uyarlama yargılamasında daha önceki kesinleşen hükümdeki yargılama gideri dışında yargılama giderine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, ..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucu Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/279 Esas, 2021/374 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 765 sayılı TCK'ya göre kurulmuş olup önceden kesinleşmiş bulunan hükmün lehe olduğu anlaşıldığından uyarlama talebinin reddi ile 25.01.2001 tarihli ve 2001/177 Esas, 2001/122 Karar sayılı kesinleşmiş hükmün aynen infazına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlü ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın hiç bir hükmü karşılaştırılmadan hüküm kurulduğuna ve vesaire ilişkindir
III. GEREKÇE
Olay günü hükümlünün temyiz dışı hükümlü ... ile birlikte, mağdurun konutuna girdikleri, üzerine battaniye atıp mağduru yere düşürerek, kolunda ve parmağında bulunan bilezik ile yüzüğünü yağmaladıktan sonra ayaklarını bağlayıp, üzerine yatak, yorgan yığarak o halde bırakıp olay yerinden ayrıldıkları, akşam üzeri tesadüfen eve gelen mağdurun torunu tanık M.S. tarafından bulunduğu halden mağdurun kurtarıldığı anlaşılmıştır.
Hüküm fıkrasında aynen infazına karar verilen Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/177 Esas, 2001/122 Karar sayılı kesinleşmiş hükmünün tarihinin 25.10.2011 yerine sehven 25.01.2001 şeklinde gösterilmesi hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri dava konusu olaya ayrı ayrı uygulanıp, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak yerel mahkemece lehe olan Yasanın belirlendiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 495, 55 ve 59 uncu maddeleri uyarınca kurulup Yargıtay 6. Ceza Dairesince onanmak suretiyle kesinleşen hükmünden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu 25.10.2001 tarihli ve 2001/177 Esas, 2001/122 Karar sayılı kesinleşmiş hükmün hükümlünün lehine olduğu belirlenerek verilen aynen infaz kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/279 Esas, 2021/374 Karar sayılı kararında hükümlü ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlü ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:15