Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6080
2023/9179
8 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2013 tarihli ve 2013/14243 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 c, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarihli ve 2014/2 Esas, 2014/308 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 62, 52/2, 53/1, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. Karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarihli ve 2015/14350 Esas 2018/7202 Karar sayılı ilâmıyla;
"..Katılanın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde, sanığın kendisine 5.000 TL'yi verdikten sonra kolundaki bileziklerin okutulması gerektiğini söyleyip bilezikleri diğer uzun boylu şahısla birlikte istediğini, sanığın kolundaki iki adet bileziği çıkartmaya çalıştığını, zorlamasına rağmen çıkartamadığını, kendisinin bileziklerin çıkmayacağını söylemesi üzerine sanığın, eline bulaşık deterjanı dökmek suretiyle bilezikleri aldığını ve bu sırada uyandığını beyan etmesi ve söz konusu paranın hayır amacıyla fitre olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere katılana verileceği sanık tarafından söylendikten sonra, bileziklerin mevlütte okutulacağı bahanesiyle katılandan alınmış olması karşısında, sanığın katılana karşı eylemleri sırasında cebir kullandığına dair somut delil bulunmadığı, fakat, sanığın dini inanç ve duyguları istismar ederek, hileli söz ve davranışlarla katılanı bilezikleri kendisine vermesi konusunda ikna edip haksız menfaat temin etmek şeklinde sübut bulan eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1 a maddesinde düzenlenen 'Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle' dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,"
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.12.2018 tarihli ve 6 2014/381109 sayılı yazısı ile;
"...Sanık, 1939 doğumlu suç tarihinde 75 yaşında bulunan mağdureyi kolundaki takılı altı adet bileziği görerek hedef olarak seçmiş ve eyleminin icrasına dolandırıcılık niyetiyle başlamış, hayır parası dağıtma bahanesiyle bir binaya soktuktan sonra önce bilezikleri rızasıyla istemiş, çıkmayacağını söyleyen mağdureye inanmayarak koluna asılmak suretiyle cebir uygulamış yine çıkmayınca bu kez de eline deterjan sürerek kayganlaşmasını sağlayıp iki adet bileziği alıp kaçmıştır. Sanığın niyeti ve kastı her ne suretle olursa olsun mağdurenin kolundaki bilezikleri almaktır ve eylemine önce yaşlı ve savunmasız gördüğü mağdurenin hile ile rızasını elde ettikten sonra bilezikleri alıp kaçmak ise de, para verme bahanesiyle eşinin yanından ayırıp tek başına soktuğu binada mağdurenin kolunda takılı bulunan bileziklere önce fiziki kuvvet uygulayarak asılmıştır. Bu zor kullanma TCK'nın 148. maddesindeki cebir boyutuna ulaşmış olup bileziklerin çıkıp çıkmamasının bir önemi yoktur, önemli olan husus bilezikleri almak için mağdureye karşı fiziki bir kuvvet uygulanmış olmasıdır. Bu hâliyle de eylem yağma suçuna vucüt vermekte olup suç vasfı yönünden hüküm bozulmalıdır.
Bu sebeplerle; sanık aleyhine olarak suç vasfı yönünden kazanılmış hakları saklı tutularak hükmün bozulması gerektiği,"
Nedeniyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi 31.01.2019 tarihli ve 2018/8974 Esas, 2019/214 Karar sayılı ilâmıyla oy çokluğu ile itirazın Reddine ve itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar vermiştir.
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 14.10.2021 tarihli ve 2019/15 115 Esas, 2021/475 Karar sayılı kararıyla, '' 1 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2 Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarihli ve 14350 7202 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
3 ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarihli ve 2 308 sayılı kararının, sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizliğinden, aleyhe yönelen temyiz bulunmaması nedeniyle ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunması kaydıyla BOZULMASINA,'' şeklinde karar vermiştir.
- ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/64 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 62/1, 53, 63 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 2 yıl 1 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Sanığın Beraat etmesi gerektiğine,
2.Sanığın suç tarihinde ...'de olmadığına,
- Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Katılanın eşi ile birlikte olay günü saat 14.00 sıralarında sokakta yaya olarak giderken, sanığın katılanın eşinin eline sarılarak "... abi elini öpeyim." dediği, katılan ve tanık E.G.'nin sanığı önceden tanımadıkları ve eşine böyle söylemesine de hayret ettikleri, sonra sanığın fakir fukaraya yardım ettiklerinden bahsettiği "Anneannem öldü, fitresini dağıtıyoruz, onun için hayır yapacağız, tanıdığınız ihtiyacı olan fakir bir insan varsa onlara para yardımında bulunacağım" dediği ve katılanın eşi tanık E.G.'e 200,00 TL para verdiği, daha sonra ''5.000 TL yardım yapacağım, teyze benimle gelsin, ona vereyim'' diyerek katılanı yanında götürdüğü, yolda giderken bir binaya girdikleri, binanın içinde iken bir başka kimliği belirsiz şahsın yanlarına geldiği ve sanığın yardım amaçlı bir tomar parayı çıkartarak'' burada 5.000 TL var, bunu ihtiyaç sahiplerine dağıtırsınız'' diyerek parayı katılana verdiği ve burada katılana kolundaki bileziklerin okutulması gerektiğini söyleyerek sanığın katılanın kolunu tutarak iki adet bileziği çektiği, katılanın bileziklerinin kolundan çıkmayacağını söylemesine rağmen çıkarmaya çalıştığı bilezikleri çıkartamayınca sanığın ve kimliği belirsiz şahsın katılanı karşıda başka bir binaya götürdüğü sanığın ''Burada mevlit var, yukarı çıkmamız gerekiyor, asansör çalışmıyor, yaya çıkalım'' diyerek katılanı binanın 3.katına çıkardığı ve ''Burada bileziklerini ver, okutup o şekilde para vereyim'' dediği, katılanın ''Mevlüt ile bileziklerimin ne alakası var'' dediği, sanığın katılanın kolunu tutarak bilezikleri çektiği, çıkartamayınca eline bulaşık deterjanı dökerek iki adet bileziği çekip aldığı ve katılanın cebine koyduğu tomar halindeki parayı da alarak uzaklaştığı anlaşılmıştır.
-
Sanığın aşamalarda olay tarihlerinde babasının ayağının kesilmesi nedeni ile ... ili, Bayındır ilçesinde olduğunu, hayatında ...'e gitmediğini, kullandığı her iki hattın da eşi olan tanık P.N. adına kayıtlı olduğunu beyan ettiği savunması dosyada mevcuttur.
-
Katılanın ve tanık E.G.'ün sanığı önce emniyette fotoğraftan teşhis ettiği 02.11.2013 tarihli araştırma ve fotoğraf teşhis tutanağı dosyada mevcuttur.
-
Katılanın ve tanık E.G.'ün sanığı mahkeme huzurunda teşhisine ilişkin duruşmadaki beyanları dosyada mevcuttur.
-
Mahkemece Hukukî Süreç başlığı altında (6) numaralı parağrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2019/15 115 Esas, 2021/475 Karar sayılı kararıyla belirtilen bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
IV.GEREKÇE
A. Sanığın Suç Tarihinde Mersinde Olmadığı ve Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Katılanın aşamalarda tutarlı beyanları, katılanın beyanlarını doğrulayan tanık E.G.'ün beyanları, Katılanın ve tanık E.G.'ün sanığı emniyette fotoğraftan teşhis etmelerine ilişkin araştırma ve fotoğraf teşhis tutanağı ve mahkeme huzurunda teşhisleri karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/64 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:30