Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5714
2023/9165
8 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/14596 soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun)148/1, 31/3, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. ve 7. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2015 tarihli, 2014/264 Esas, 2015/98 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 150/2, 168/2 3, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2015 tarihli ve 2014/264 Esas, 2015/98 sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.05.2018 tarihli, 2016/322 Esas, 2018/4112 sayılı kararı ile;
"1 Suç tarihinde 15 18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması,
2 5237 sayılı Yasının 61. maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır. Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Bu açıklamalar ışığında bir suçtan dolayı TCK’nun 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Yasanın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır.
Hakimin temel cezayı belirlerken değindiği gerekçesi suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi,topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Mağdurun parkta oturduğu sırada sanık ...'ın yanına geldiği ve mağdura hitaben "cebinde kaç para var" dediği, mağdurun parasının olmadığını söylediği, daha sonra sanığın mağdura tokat ve tekme vurup, mağdurun ceplerini aradığı, mağdurun cebinde bulunan 10,00 TL'yi aldığı, 4 TL sini mağdura iade ettiği biçiminde gelişen somut olayda, yerinde olmayan gerekçe ve soyut ifadelerle işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız şekilde, sanık hakkında üst sınıra yakın ceza tayin edilmesi,
3 Sanığın olay günü mağdurdan zorla almış olduğu 10 TL paranın 4 TL sini hemen iade ettiği, mağdurun soruşturma aşamasında zararının giderilmediğini ve sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, mahkeme aşamasında sanık savunmanınca zararının giderilmesi teklif edildiğinde bir paranın ödenmesini de istemediğini açıklaması dikkate alındığında öncelikle soruşturma aşamasındaki kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına onayı bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/4 ve 168/3 1. cümlesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4 5237 sayılı TCK'nın 168/3. maddesinin, 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2018/296 Esas, 2019/562 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 150/2, 31/3, 168/1 3, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2018/296 Esas, 2019/562 sayılı kararının suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli, 2020/2960 Esas, 2021/10240 sayılı kararı ile;
"Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 18 yaşını tamamlamadığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/311 Esas, 2021/496 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 150/2, 31/3, 168/1 3, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2.maddesi uyarınca taktiren 20,00 TL'den paraya çevrilerek 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.06.2022 tarihli ve 2021/145859 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
-
Suçlamanın kanuni unsurlarının oluşmadığına, suça sürüklenen çocuğun beraatına karar verilmesine,
-
Suça sürüklenen çocuk lehine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, cezasının ertelenmesine ve diğer lehine uygulanmasına karar verilmesine,
3.Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Olay günü, saat 15.00 sıralarında mağdur ... ve tanık H.G.'ın parkta birlikte oturdukları sırada suça sürüklenen çocuk ...'ın yanlarına geldiği ve mağdura parasının olup olmadığını sorduğu, mağdurun ''param yok'' demesi üzerine sanığın ''parayı çıkartmazsan seni döverim'' şeklindeki beyanı üzerine bu sözlerden korkan mağdurun cebinde bulunan 10,00 TL parayı suça sürüklenen çocuğa verdiği, suça sürüklenen çocuğun bu para içerisinden 6,00 TL parayı alarak 4,00 TL parayı mağdura geri verdiği ve olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.
-
Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen ifadelerde bulunduğu görülmüştür.
-
Tanık H.G.'ın "...mağdura hitaben saçını niçin boyatıyorsun diyerek tokat vurdu, daha sonra da mağdur ...'dan para istedi, vermediği taktirde üzerini arayacağını, para bulursa kötü olacağını söyledi, mağdur param yok demesine rağmen sanık elini mağdurun cebine soktu, bir miktar para çıkardı, paranın bir kısmını aldı, geri kalanını iade etti, giderken de bu olayı kimseye anlatmayın, yoksa kötü olur..." şeklindeki beyanda bulunduğu, mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanı ve mağdur beyanını destekleyen tanık H.G.'ın beyanı ile anlaşılmıştır.
-
Suça sürüklenen çocuk aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
-
Hukuki süreç başlığı altında (3), (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gerekçelerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Verilmesi Yönünden
Mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanı ve mağdur beyanını destekleyen tanık H.G.'ın beyanı ve Hukukî Süreç başlığı altında (3), (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları karşısında suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümlerin Uygulanması Yönünden
- Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde;
“İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
- Somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice ceza olan 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına çevrildiği, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi kapsamında adli para cezalarının ertelemesi mümkün olmayıp, bu nedenle 51. maddenin uygulanması koşulları oluşmadığından ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; "Sanığın sabıka kaydı nazara alınarak..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
D. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi gereğince hükmedilen sonuç adli para cezalarının taksitlendirilmesi sırasında taksit aralıkları gösterilmeyerek infazda tereddüt meydana getirilmesi)’nin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde D numaralı bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/311 Esas, 2021/496 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “5237 sayılı Kanun'un 52/4 maddesi gereğince hükmedilen sonuç adli para cezalarının aylık taksitler halinde 24 taksit halinde ödenmesine’’ tümcesi eklenmek suretiyle suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
tevdiine,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:30