Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4462
2023/9137
8 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanıklar haklarında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde oldukları, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2016 tarihli ve 2015/8955 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/55 Esas ve 2016/132 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/55 Esas ve 2016/132 Karar sayılı kararının sanıklar ... ve sanık ... müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03/11/2020 tarihli ve 2018/3204 Esas, 2020/3706 Karar sayılı kararı ile;
"...1 Mağdur ...’in olayın meydana geldiği kahvehaneye geldiğinde masanın üstüne bıraktığı araba anahtarının, sanık ... tarafından alınıp, mağdurdan 4.000 TL'yi alınca iade edildiği, kovuşturma aşamasında da sanık ... yakınlarınca 4.000 TL'si geri verilen mağdurun, 24/05/2016 celse alınan beyanında “Kendilerini affettim zaten zararımı da giderdiler” şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle mağdurdan sanıkların soruşturma aşamasında gerçekleştirdikleri kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nin 168/4 ve 168/3 1. madde ve fıkrasının uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2 Yağma suçunun birden fazla kişi ile birlikte, işyerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 149/1 (c) ve (d) bentleri ile uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Bozma üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/387 Esas ve 2021/170 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Ortak Temyiz Sebepleri;
-
Suç kastları bulunmayıp suça iştiraklerinin bulunmadığına,
-
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
-
Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Olay günü gündüz saat 09.00 sıralarında şikâyetçinin arkadaşı olan sanık ...'ın şikâyetçiyi arayarak ısrarla buluşmak istediğini söylemesi üzerine birlikte kahvehanede buluşup oturdukları sırada diğer sanık ...'ın yanlarına gelerek masanın üzerinde bulunan şikâyetçinin arabasının anahtarını aldığı, devamında şikâyetçiye “sen benim iki silahımı yakalattın, ellerini, kulaklarını keser dereye atarım, dışarda arkadaşlarım var, onlara teslim edip dağa çıkarttırırım” dediği ve şikâyetçiyi darp etmek suretiyle “seni boğarım, 9.000,00 TL borcun var” dediği, şikâyetçinin itiraz etmesi üzerine “senin gibi kerizler çok” dedikten sonra tehditlerine devam ettiği, bu esnada sanık ...'ın şikâyetçiye üzerinde parası varsa vermesini söylediği, sanıklardan korkan şikâyetçinin üzerinde bulunan 4.000,00 TL'yi sanık ...'ye verdiği, sanık ...'nin de arabasının anahtarını şikâyetçiye geri verdiği akabinde şikâyetçinin kolluk birimine giderek sanıklardan şikâyetçi olduğu anlaşılmıştır.
-
Şikâyetçinin aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
-
Sanıklar şikâyetçinin sanık ...’ye borcu olduğunu ve olay günü tesadüfen karşılaşınca o parayı istediklerini, şikâyetçinin kendilerine rızaen 4.000,00 TL verdiğini savunanarak tevil yoluyla olayı doğrulamışlar, alacak iddiasına ilişkin olarak herhangi bir yazılı belge, tanık, vesaire delil sunamadıkları görülmüştür.
-
Tanıklar M.E. ve Y.S.'nin birbirleriyle uyumlu benzer benzer vermiş oldukları beyanlarında; sanıklar ve şikâyetçinin olay yeri olan kendilerinin işletmekte olduğu kahvehanede birlikte otururken yüksek sesle tartıştıklarına şahit olduklarını beyan ederek şikâyetçi beyanlarını doğruladıkları görülmüştür.
-
Şikâyetçinin dosyaya sunmuş olduğu sanık ... ile aralarında geçen ve ikrar içeren telefon görüşmesi ses kaydına ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
-
Olay günü buluşmaları öncesinde sanık ...'ın şikâyetçiyi bir çok kez aradığına ilişkin HTS Kayıtlarının içerir Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın 21/06/2016 tarihli yazısı dava dosyasında mevcuttur.
-
Şikâyetçiye ait aracın anahtarı soruşturma aşamasında şikâyetçiye iade edilirken kalan 4.000,00 TL paranın da kovuşturma aşamasında 12.04.2016 günü sanık ...'nin oğlu tarafından şikâyetçiye iadesinin sağlandığı ancak; şikâyetçinin kısmi iade sebebiyle sanıklar haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat göstermediği anlaşılmıştır.
-
Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıklar ... Ve ... Müdafiilerinin Ortak Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
- Suç Kastlarının Bulunmadığı Yönünden
Şikâyetçinin aşamalarda değişmeyen tutarlı iddiaları, tanık beyanları, sanık ... ile şikâyetçi arasında geçen ses kaydına ilişkin bilirkişi raporu, HTS kayıtları, olaya ilişkin tutanaklar ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, alacak iddialarına ilişkin olarak herhangi bir yazılı belge, tanık, vesaire delil sunamayan sanıkların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek suçlarının sabit olduğu anlaşılmakla ve bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Suçun Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Yağma suçu, 5237 sayılı Kanun'un 148 ve 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Buna göre sanıkların şikâyetçiyi darp ve tehdit etmek suretiyle aracının anahtarı ile 4.000,00 TL parasını zorla almaları şeklindeki eylemlerinin nitelikli yağma suçunu oluşturduğundan suç vasfı yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Verilen Cezanın Ağır Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri olmak üzere birden fazla yasa bendini ihlal eden sanıklar haklarında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi kastlarının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezaların hukuka uygun olduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Vesaire Yönünden
A. Sanık ...'ın tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/387 Esas ve 2021/170 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden Gerekçe Bölümü 4 Numaralı paragraf (A) bendinde belirtilen eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:30