Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/11507

Karar No

2023/9125

Karar Tarihi

7 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

  1. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm yönünden, katılan ...'in ilk derece mahkemesindeki 17.06.2020 tarihli duruşmada sanık ... hakkında şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

  2. İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2020 tarihli ve 2016/183078 soruşturma sayılı iddianamesi ile, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

  2. ... Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/102 Esas, 2020/426 Karar sayılı kararıyla, sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun' un 223 maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun' un 223 maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

  3. ... Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2021/266 Esas, 2021/1340 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, katılan vekilinin ve sanıklar ..., ..., ... müdafiisinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri

  1. Tanık M.K.'nın aşamalardaki ifadeleri çelişkili olduğu hususuna dayandırıldığı halde 5271 sayılı Kanun'un 212 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca çelişki giderilmeden hüküm kurulduğuna,

  2. Mahkemece iletişim tespit tutanakları, kamera kayıtlarının içeriği, tanık beyanları ve sanıkların savunmalarının doğru yorumlanmayarak, hukuka aykırı şekilde delil değerlendirilmesi yapıldığına,

  3. Sanıkların, katılana, yağma suçuna varan tehditte bulunarak aralarında herhangi bir alacak verecek ilişkisi olmadığı halde zorla senet imzalatıldığını, bu nedenle yağma suçunun unsurlarının oluşması nedeniyle sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Sanıklar ... ve ...'ın, sanık ...'in oğulları olduğu, sanık ... ise katılan ...'in kardeşi olduğu, katılan ...'in 1971 yılından itibaren Almanya ülkesinde çalıştığı, 2009 2010 yıllarında emekli olarak yurda dönüş yaptığı, Almanya'da çalışırken zaman zaman Türkiye'ye gelip ...'da sanık kardeşi ... ile birlikte ortak olarak suça konu Kaynarca'daki iş hanın arsası ve Bağlıca'daki sanık ...'in oturduğu konut da dahil olmak üzere arsa ve daire satın aldıklarını, suça konu iş hanın birlikte tamamladıkları, ancak söz konusu arsa ve konutları tapu kayıtlarını katılanın üzerine yaptıkları, Almanya'daki işlerini katılanın da vekalet vermesi nedeniyle sanık ... tarafından idare edilip yürütüldüğü ancak, katılan, Bağlıca'da sanık ...'in oturduğu daireyi damadına sattığı ve damadının tahliye davası açması üzerine aralarında husumet başladığı, sanık ...'in kendisinin de hakkı olduğunu düşündüğü bu mallardan kendi payını alabilmek için yanında oğulları sanıklar ... ve ... olduğu halde katılan ile konuşmaya karar verdiği, bu arada katılanda tanık emlakçı ortağı tanık M.K. ile Yalova'daki villasının satımı konusunda görüşme talebinin bildirilen şahıslarla buluşmak üzerine olay günü gündüz vakti birlikte temyizin konusu olmayan ...'a ait ... Kıraathanesine gittikleri, burada açık kimlikleri belirlenemeyen ..., ... ve bir kişinin daha olduğu, bu şahıslardan biri tanık M.K.'ya "Abi kardeş arasında bir konu var, konuşacaklar, sen bir dışarı çık, aşağıda bir çay iç" demesi üzerine tanığın kahvehaneden çıktığı, bu sırada olay yerine sanıklar ..., ... ve ...'ın geldiği, sanık ...' in katılanın önüne bir kağıt atıp "oku" dediği, katılanın "Ne okuyacağım" demesi üzerine kimliği belirlenemeyen şahısların sanıkları dışarı çıkardıktan sonra katılanı darp edip "Birazdan kağıtlar senetler gelecek onları imzalayacaksın, yoksa seni öldürürüz" şeklinde tehdit ettikleri, bu konuşma sonrasında sanıkların tekrar içeri geldikleri, katılan ile sanık ...'in birlikte aldıklarını belirtikleri arsa, iş merkezinin bir katı, oturdukları daire ve 250.000,00 TL nakit paraya karşılık katılanın, sanık ...'e dört adet senet verdiğine ilişkin sözleşme yapıp katılan ve sanık ...'in imzaladığı, sözleşmeye göre arsaya 1.500.000,00 TL, iş merkezindeki kata 500.000,00 TL, oturdukları daireye 300.000,00 TL ve nakit alacak olarak da 250.000,00 TL'lik dört adet senede borçlu olarak katılan alacaklı olarak sanık ...'i yazdıkları, sanıkların senetleri ve alacakları alıp olay yerinden ayrıldıkları, orada kimliği belirlenemeyen şahısların ise katılana "Eğer polise gidersen seni yaşatmayız" deyip katılanın fotoğrafını çekip gönderdikleri şekildeki iddialara dayanılarak dava açılmıştır.

  2. İlk derece mahkemesinin gerekçesinde özetle, adli muayene raporuna göre katılanın darp edildiğine ilişkin bir bulgunun olmaması, katılanın beyanlarının ve tanık M.K.'nın beyanları ile tam doğrulanmadığını, katılan ile sanık ... arasındaki mal anlaşmazlığı nedeniyle yağma boyutuna ulaşılacak tehdit boyutuna varmayacak şekilde tartışmalar sonucu söz konusu katılanın, senetleri imzalayıp verdiği fakat sonrasında senetleri ödememek için bu şekilde cebir ve tehdit iddialarının ortaya atıldığı kabul edilerek sanıklar ..., ... ve ...'in beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

  3. Olay akşamı katılanın kolluğa başvurduğu ve Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı bölümünde belirttiği şekilde şikayetçi olduğu ancak tanık kardeşi H.B.'nin karakola gelerek katılandan şikayetçi olmamasını, sanığın aldığı senetleri ondan alıp vereceğini, rezil olmamaları gerektiği şeklinde telkinlerde bulunması üzerine katılanın kardeşi ile arasında bir anlık boşluğa düşüp dalgınlıkla senetleri imzaladığını, imzaları attıktan sonra senet bedelleri yüksek olduğu için pişman olduğunu, senetlerin işleme konulmasını önleyebilmek için zorla senet imzaladığı şeklinde beyanda bulunduğuna ilişkin katılanın imzadan imtina ettiği, ancak tutanakta polis memurları F.Ş. ve A.K. ile tanıklar H.B. ve M.K.'nin imzasının bulunduğu 03.01.2017 tarihli olay, tespit, CD izleme ve Cumhuriyet savcısı görüşme tutanağı dosya da bulunmaktadır.

  4. Katılan ile sanık ...'in kardeşi olan tanık H.B.'nin kovuşturma aşamasında "... sanık ...'in, katılanın Almanya'da kaldığı zamanlarda onun işleri ile ilgilendiğini, yurda geldiği zamanlarda arsa bakıp aldıklarını, aldıkları arsalarda yapılan binaların yapımı ile de sanığın ilgilendiği... " şeklindeki beyanı ile Olay ve Olgular bölümünün 3 numaralı paragrafında belirtildiği üzere "Katılanın şikayetçi olduğunu öğrenmesi üzerine karakola gittiğini, katılanın yorgun ve bittik gördüğünü, senet imzaladığını söylediğini, kendisini de senetleri sanıklardan alıp ona vereceğini, rezil olmamaları için şikayetten vazgeçmesini istediği, bunun üzerine katılanın şikayetten vazgeçtiği" şeklindeki beyanı dosya kapsamında mevcuttur.

  5. Tanık M.K.'nin aşamalarda, "Katılanın villasının satışı konusunda alıcı olduğunu söyleyen kişi ile görüşmek amacıyla katılan ile birlikte olayın meydana gelen yere gittiklerini, burada kimliği belirlenemeyen şahısların kendisinin dışarı çıkmasını söylediklerini, katılanı dışarda beklediğini, katılan dışarı çıktığında kardeşinin kendisini tuzağa düşürüp senet imzalattırdığını söylediği " şeklinde katılanı destekleyen beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.

  6. Alacaklısı sanık ..., borçlusu katılan ..., düzenleme tarihi 23.12.2016, vade tarihi 04.03.2017 olan iki adet 250.000,00 TL bedelli iki adet senet fotokopisi ve bu senetlere dayanarak ... 9. İcra Müdürlüğünün 2019/45888 Esas sayılı dosyası ile 19.12.2019 tarihinde takibe konulduğuna ve alacaklısı sanık ..., borçlusu katılan ..., düzenleme tarihi 23.12.2016, vade tarihi 03.03.2017 olan 1.500.000,00 TL ve 500.000,00 TL bedelli iki adet senet fotokopisi ve bu senetlere dayanarak ... 35. İcra Müdürlüğünün 2017/13026 Esas sayılı dosyası ile 18.04.2017 tarihinde takibe konulduğuna ilişkin icra takip evrakları dosya içerisine alınmıştır.

  7. Dava konusu dört adet senet için 28.12.2016 tarihinde ... Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemenin 25.10.2017 tarihli ve 2016/1483 Esas ve 2017/1092 Karar sayılı kararı ile "Davacı vekilinin 25.20.2017 tarihli duruşmada yine mahkemenin 2017/25 sayılı dava dosyası üzerinden bu davanın konusu senetler üzerinden menfi tespit davası olduğunu, 2017/25 esas sayılı dosya üzerinden davalarını yürüttüklerini beyan edip davalarından feragat etmesi nedeniyle" feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğine ilişkin kararı dosya içeriğine alınmıştır.

  8. Dava konusu dört adet senet için yine 06.01.2017 tarihinde ... Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemenin 17.10.2018 tarihli ve 2017/25 Esas ve 2018/980 Karar sayılı kararı ile "Davanın daha önce açılıp feragat ile sonuçlanan dava nedeniyle aynı davanın daha önce açılıp halen görülmekte olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 114 uncu maddesinin birinci fıkrası ve aynı kanunu 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın usulden reddine karar verildiğine" ilişkin kararı dosya içeriğine alınmıştır.

  9. ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde ... ... ... (katılanın damadı) tarafından sanık ...'e yönelik 12.10.2016 tarihinde dava açıldığı ve anılan Mahkemenin 19.09.2017 tarihli ve 2016/867 Esas ve 2017/1564 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in ... ilçesinde bulunan daireden tahliyesine karar verildiğine ilişkin kararı dosya içeriğine alınmıştır.

  10. Katılanın olay günü olan 23.12.2016 tarihinde Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu ve geçici adli muayene raporu tanzim edildiği, bu rapora dayanılarak ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 13.01.2017 tarihli ve 2017/1568 sayılı "Kişinin vücudunda tıbben yaralanma olarak değerlendirilebilecek harici travmatik lezyon tanımlanmadığı kanaatini bildirir" adli muayene raporu dosyada mevcuttur.

  11. Sanıklar ..., ..., ... aşamalardaki beyanlarında, katılan ile konuşmaya gittiklerini, sanık ... ile katılanın tartıştıklarını, sonra katılanın senet imzalamayı kabul ettiği şeklinde atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri belirlenmiştir.

  12. Temyiz dışı sanık ... ifadesinde, taraflar arasında tartışma olunca onlara kahvehanenin yukarısına gidip konuşmalarını söylediği şeklindeki beyanı da dava dosyasında yer almıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.

5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın kardeşi olan sanık ...'in Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı bölümünde ayrıntılı şekilde anlatıldığı gibi birlikte aldıkları arsalar, konutlar ve arsalar üzerine yapılan binalar nedeniyle ortak iş yaptıkları, aralarında mal anlaşmazlığı bulunduğu, sanık ... bu alacağını tahsil amacı ile yanında oğulları olan diğer sanıklar ... ve ... olduğu halde, katılanı ... Kıraathanesine gelmesini sağladıktan sonra kimliği belirlenemeyen şahıslar ile onu ölümle tehdit ederek katılan ile sanık ...'in birlikte aldıklarını belirtikleri arsa, iş merkezinin bir katı, oturdukları daire ve 250.000,00 TL nakit paraya karşılık katılanın, sanık ...'e dört adet senet verdiğine ilişkin sözleşme yapıp katılan ve sanık ...'in imzaladığı, sözleşmeye göre arsaya 1.500.000,00 TL, iş merkezindeki kata 500.000,00 TL, oturdukları daireye 300.000,00 TL ve nakit alacak olarak da 250.000,00 TL' lik dört adet senet aldıklarının, katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, tanıklar M.K. ve H.B.'nin beyanları, olay, tespit, CD izleme ve Cumhuriyet savcısı görüşme tutanağı, senetler, icra ve dava dosyaları ile anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasının delaleti ile aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hukuki alacağı tahsil amacı ile birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken sanıkların savunmalarını, katılanın beyanına göre öncelik tanınmak suretiyle yağma boyutuna ulaşılacak tehdit boyutuna varmayacak şekilde tartışmalar sonucu katılanın söz konusu senetleri imzalayıp verdiği yönündeki hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde beyanına öncelik tanınması suretiyle kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar ..., ..., ... hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Ön inceleme bölümünün 1 numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebligname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2021/266 Esas, 2021/1340 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Anadolu 6.

Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yağmakararhukukîtemyizincelenenv.kararınsüreçolgulargerekçesebeplerireddinebozulmasınanitelikli

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim