Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5009
2023/9066
6 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli tehdit
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Çine Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/120 soruşturma numaralı ve 06.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesi delaletiyle 106/2 a c ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2014 tarihli ve 2014/51 Esas, 2014/50 Karar sayılı kararı ile, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi delaletiyle 106/2 a c maddesinde düzenlenen suçu oluşturabileceği, bu suçtan yargılama yapma ve delilleri takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
-
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2014 tarihli ve 2014/91 Esas, 2014/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi delaletiyle 106/2 a ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2014 tarihli ve 2014/91 Esas, 2014/194 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2020/528 Esas, 2021/6061 Karar sayılı kararı ile;
"Başka suçtan Çine A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanık ... hakkında mahkemece duruşmadan bağışık tutulması yönünde bir istemi de bulunmayan sanığın, hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Bozma üzerine ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/83 Esas, 2021/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi delaletiyle 106/2 a ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
-
Usul ve yasaya aykırı olan kararın sanık lehine bozulmasına, eksik inceleme yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, somut delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
-
Atılı suç kabul edilmemekle birlikte netice cezada gerekli yasal indirimlerin uygulanmadığına, netice cezanın paraya çevrilmesi, ertelenmesi veya 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine, tahrik hükümlerinin tartışılmadığına,
-
Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Mağdur ...'nın, sanık ... ile aynı evde yaşadığı, olay tarihinden önce mağdurun ...'ta bulunan evinin 250,00 TL olan elektrik faturasını sanığın ödediği, olay günü de sanığın bu parayı almak amacıyla mağduru darp edip bıçakla tehdit ederek alacaklı olduğu 250,00 TL parayı mağdurdan zorla aldığı, anlaşılmıştır.
-
Mağdur beyanı ile uyumlu, mağdurun yüzünün her iki tarafında kızarıklık olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına ilişkin adli muayene raporu, dava dosyasında mevcuttur.
-
Sanık ...'nin savunmasında özetle, "...'ya bir kez vurduğunu, ancak zorla veya tehditle kendisinden para almadığını, rızası ile parayı verdiğini," şeklinde beyanda bulunarak tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.
-
Beraat eden temyiz dışı sanık ... beyanlarında, "...'nin ödediği elektrik parasını mağdurenin vermemesi nedeniyle sanığın mağdureyi dövdüğünü ve eline bıçak alıp mağdurenin üzerine yürüyerek "Parayı vermezsen seni öldürürüm" diyerek tehdit ettiğini, mağdure dışarı kaçtığında dışarıda da mağdureyi döverek parasını aldığını" belirtmiştir.
-
Mahkemece Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
A. Mağdur beyanı, mağdur beyanı ile uyumlu adli muayene raporu, beraat eden temyiz dışı sanık ...'ın beyanları ve sanık ...'nin tevil yollu ifadesi ile Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu, suçun unsurlarının oluştuğu, ilk hareketin sanık tarafından başlatılması nedeniyle olayda tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilen hükümde, sanık müdafiinin temyiz sebeplerine ilişkin bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Takdiri indirim ve seçenek yaptırımlar yönünden ise; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği para cezasına çevrilmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Mahkeme, sanık hakkında takdiri indirim konusunda, "Sanığın geçmişi ve sosyal ilişkileri gözetildiğinde hakkında TCK'nun 62. Maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,"; erteleme konusunda, "Sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecindeki davranışları gözetildiğinde tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememize kanaat hasıl olmadığından cezanın ertelenmesine takdiren yer olmadığına,"; hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda, "Sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki davranışları göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde kanaat hasıl oluşmadığından hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına," gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesini uygulamamıştır. Mahkemenin gerekçesine esas aldığı sanığın geçmişini gösterir adli sicil kaydında yer alan başkaca mahkumiyet ilâmları ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları dosya arasında yer almaktadır. Mahkemenin lehe hükümleri uygulamamasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
- Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/83 Esas, 2021/258 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25