Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/23871

Karar No

2023/8804

Karar Tarihi

15 Şubat 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜM: İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden verilen mahkûmiyet kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 2015/30464 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 a d h, 106/2a, 54, 63 , 58, 53/1 2. maddeleri uyarına kamu davası açılmıştır.

  2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2016 tarihli ve 2015/253 Esas, 2016/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un149/1 a h, 62. maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, tehdit suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı verilmiştir.

  3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2016 tarihli ve 2015/253 Esas, 2016/283 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Ceza Dairesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2017/251 Esas, 2017/1087 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 149/1 a d h,62. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;

1.Sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri;

  1. Sanık hakkında cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine,

  2. Takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine,

  3. Vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Sanığın mağdurun oğlu olduğu ve mağdura ait ortak aile konutunda birlikte kaldıkları, olay günü saat 02.30 sıralarında mağdurun ikametinde uyuduğu sırada, sanığın kilitli olan yatak odasının kapısını çaldığı, tanık M.B'nin kapıyı açtığı, sanığın annesinden sigara istediği, bu esnada mağdurun uyanarak sigarasının olmadığını söylediği, sanığın mağdura "Pantalonların nerede?" diye bağırdığı, mağdurun söylememesi üzerine mutfaktan aldığı bıçağı mağdurun boğazına bıçağı dayayarak "Pantalonların nerede senin?" diyerek tekrar bağırması üzerine korkan mağdurun yatağın altına sakladığı pantalonunu çıkardığı, sanık mağduru bırakarak pantalonunun cebinde bulunan 200,00 TL'yi alarak alarak, "Beni şikayet etme, benim infazımı yakma yoksa seni öldürürüm." diye tehdit ederek ve bıçağı evde bırakarak evden çıkıp gittiği anlaşılmıştır.

  2. Tanık M.B'nin mağduru destekler nitelikteki beyanı dosya içerisindedir.

  3. Osmangazi ... Polis Merkezi Amirliğinin 03.05.2015 tarihli önleyici tedbir kararı dosyada bulunmaktadır.

  4. Suçta kullanılan bıçağın adli emanete alındığı görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanığın silahtan sayılan bıçak ile gece vakti babası olan mağdura karşı nitelikli yağma suçunu işlediği sabit olmakla sanığın cezalandırılması gerekeceği yönünde ilk derece mahkemesinin kabulü ve sanık hakkında TCK 149/1 a h maddeleri uyarınca sanığın cezalandırılması yönündeki hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

Mahkemesince "iddianamede her ne kadar nitelikli yağma suçundan sanık hakkında TCK'nın 149/1 d fıkrasının da uygulanması istenmiş ise de, olayın geçtiği konutun müşteki ile birlikte yaşanılan bir ev olması, baba oğul müşteki ve sanığın aynı evde yaşamaları karşısında sanık tarafından evde olmanın sağladığı herhangi bir kolaylık olmadığından bu nitelikli hal sanık aleyhine uygulanmamıştır " şeklinde gerekçe gösterilerek sanık hakkında TCK'nın 149/1 d maddesi uygulanmamış ise de; suçun aynı zamanda müştekinin ikâmetinde gerçekleştiği, eylemin aynı evde yaşayan anne baba oğul kardeşler arasında gerçekleşmesi halinde de TCK'nın 149 /1 d maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2016 tarihli ve 2015/253 Esas ve 2016/283 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün kaldırılmasına karar verilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1 a d h, 62 nci maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

  1. Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen tutarlı ve istikrarlı anlatımları ve bunları doğrulayan tanık M.B'nin anlatımları, suçta kullanılan bıçağın adli emanete alındığına ilişkin tutanak karşısında, sanık müdafiinin bu yöndeki vaki temyiz istemleri yerinde görülmeyerek sanığın suçu sabit görülmüş ve kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Cezanın Üst Sınırdan Belirlenmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(d),(h) bentlerini ihlal edecek şekilde nitelikli yağma suçunu işleyen sanık hakkında temel ceza belirlenirken gösterilen teşdit gerekçesinin 5237 sayılı Kanun'un 3 ncü ve 61 inci maddelerine göre ölçülü olduğu saptanmıştır.

  1. Takdiri İndirim Yönünden

Hâkim, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerinin yanında her somut olayda değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri değerlendirerek bu hususta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir şekilde uygulama yapacaktır. Hâkimin takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimi uygulama ve uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bu gerekçe hak, adalet, nesafet kuralları ve dosya ile uyumlu olmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında mahkemece "...Sanığın fiilden sonraki davranışları, duruşmadaki tutumu ve şahsi ve sosyal tutumu ile cezanın sanığın üzerinde göstereceği olası etkileri sanık lehine takdiri hafifletici sebep kabul edilerek verilen cezada 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uygulanmasına..." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdirî indirim sebebi uygulanmasına yönelik kararda hukuka aykırı bulunmamıştır.

  1. Vekalet Ücreti Yönünden

6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf yargılaması sırasında davaya katılması nedeniyle lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesine göre belirlenen 990,00 TL avukatlık ücreti yerine yazılı şekilde 400,00 TL dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş

bu hususun Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe kısmının (4) nolu bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.07.2017 tarihli ve 2017/251 Esas, 2017/1087 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, yargılama giderlerine ilişkin kısımdan ''Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesinin 1.kısım, 1.bölüm 4 numaralı bendi gereğince 400 TL dilekçe yazım ücretinin sanıktan alınarak katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ödenmesine'' cümlesinin çıkarılarak, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; “ Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olmasına göre avukatlık ücret tarifesi dikkate alınarak 990,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne verilmesine''” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden oy birliğiyle,katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden oyçokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

KARŞI OY

Yağma; başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malın zilyedin rızası olmadan cebir ve tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan yağma suçu, amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir veya tehdidin etkisiyle malın alınması veya teslimi sağlanması ile suç tamamlanır. Bu haliyle bir çok hukuki değeri taşır.

Yağma suçundan korunan hukuki değerler; kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyettir.

Yağma suçu cürümlerinde iki ayrı suçtan; cebir ve/veya tehdit ve hırsızlık suçlarının birleşmesiden meydana gelmekte ise de yağma cürümü kendisini meydana getiren suçlardan tamamen bağımsız ayrı bir suçtur.

Yağma cürümleri birleşik suç niteliği gereği kendisini oluşturan normların korumak istedikleri hukuki değerlerin tümünü ortak bir şekilde korumakta bu değerlere zarar veren eylemlere tek ceza öngörmek suretiyle diğer normları korumaktadır.

Yağma suçunun mağduru bu suçun işlenmesi ile ihlal edilen hukuksal değerlerin (irade özgürlüğü, mülkiyet ve zilyetlik) sahibi olan kişi veya kişiler olmaktadır.

Eşya mülkiyeti kişiye değil bir kuruma, örneğin bankanın parasını koruyan görevliye tehdit veya zor kullanılıp alınırsa bu durumda mağdur, üzerinde cebir ve tehdit tatbik edilen kişidir, parası alınan kurum pasif suje değil suçtan zarar görendir.

Bir hakkın sujesi yalnız birey olabilir, devlet ve tüzel kişiler suçun işlenmesinde zarar görseler de suçun pasif sujesi olamazlar ancak görülen davaya müdahil olarak katılabilirler.

Hal böyle olunca;

Cebir ve tehdit ile mal varlığı değeri üzerindeki tasarruf özgürlüğü zorlanan kişi "Mağdur"; mağdur dışında irade özgürlüğü saldırıya uğrayan başka biri varsa oda "Suçtan zarar gören" olarak davada yer alabilecektir.

Kamu davasına katılma 5271 sayılı CMK'nın 237. maddesinde; katılma usulü ise aynı kanunun 238. maddesinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesinde "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

O halde müdahale talebinin kabulünde esas teşkil edecek zarardan maksat, suçtan doğrudan doğruya meydana gelen ve gelmesi umulan zarardır. Dolaylı olarak meydana gelebilecek zarar söz konusu değildir.

Yağma suçunun mağduru "Cebir veya tehditle mal varlığı değeri üzerindeki tasarruf özgürlüğü kısıtlanan kişi" olduğu düşünüldüğünde mağdurun mahkeme huzurunda yasal hakları anlatılarak adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılamanın da bir gereğidir.

Yağma suçunun mağdurunun, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi halinde mağdur adına bir başka kişi ve/veya kurum tarafından kullanılması mümkündür diye düşünüldüğünde hemen belirtelim ki;

6284 sayılı "Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine" dair kanunda, yağma suçuna ilişkin ceza davalarına Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının katılabileceğine dair özel bir düzenlemeye yer vermemiştir.

O halde, anılan Bakanlığın katılma isteminin genel hükümlere göre sonuca bağlanması zorunludur. 5271 sayılı CMK'nin 237. maddesinde suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilerin katılabileceği belirtilmektedir. Öte yandan, Ceza Genel Kurulu'nun 24.12.1965 gün ve 5855 sayılı kararında vurgulandığı üzere katılma talebinin kabulüne esas teşkil edecek zarardan, maksat suçtan doğrudan doğruya meydana gelen ve gelmesi umulan zarardır. Dolaylı olarak meydana gelebilecek zarardan davaya katılmak mümkün değildir. İdarenin toplumun genel yapısının bozulmadan korunmasına yönelik keyfiyeti, yağma suçunda aranan doğrudan zararı içermez.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 tarihli ve 2019/6 7 sayılı kararı ile “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca, bu kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında, kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesinin zorunlu olmadığına” karar verilmiş olup, bu itibarla suçun baba oğul arasında yaşandığı yağma suçundan doğrudan zarar görmeyen ve/veya yağma suçu yönünden herhangi bir takip görevi bulunmayan Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığının anılan suç yönünden davaya katılmaya hak ve yetkisi bulunmadığı, yanılgılı uygulama ile yağma suçu yönünden idarenin katılan olarak kabulünün Bakanlığa hükmü temyiz yetkisi bahşetmeyeceğinden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının temyiz talebinin reddine katılan idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

... ...

(Muhalif Üye) (Muhalif Üye)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.hükmündüzeltilerektemyizistemininkararınniteliklikarşıyağmahukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanincelenenreddibozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:33:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim